Açıklamada, "Bir bilim kurumu olan üniversite hastanesi içerisinde yanık ünitesi, çocuk kliniği, laboratuvar gibi birçok bölümle yan yana olan ihale salonu kapısında kapalı alanda gaz kullanılarak hastane ortamlarında savaş koşullarında bile görülmeyen bir biçimde yaratılan şiddet ortamında hastaların sağlığı hiçe sayıldı, hatta bazı hasta yakınları da polis ve özel güvenliğin uyguladığı şiddetten payını alarak darp edildi" denildi.
"Hak arayan işçilere karşı hastane ortamında yapılan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz" diyen emek ve meslek örgütleri, sorumluluğu bulunanlar hakkında yasal işlem başlatacaklarını duyurdu. Açıklamada, "Her türlü baskıya ve hukuksuzluklara rağmen haklarımızın takipçisi olmak konusundaki kararlılığımızı ifade ediyor, gözaltına alınan işçilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" denildi.
Sendikal Güç Birliği, emeğe saldırıları kınadı
Türk-İş'e bağlı muhalif sendikaların oluşturduğu Sendikal Güç Birliği Platformu, son günlerde hakları için mücadele eden işçilere yönelik saldırılara tepki gösterdi.
Sendikal Güç Birliği Platformu adına açıklama yapan Dönem Sözcüsü, Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi, "Emeğe ve Muhalefete Yönelik Baskıları Kınıyoruz" başlıklı bir açıklama yayımladı.
AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan'ın "ileri demokrasi" söylemine rağmen tersi pratikler yaşandığını belirten Servi, Erdoğan'ın "işçiler iki sendikaya dahi üye olabilecek" açıklamasına rağmen sendikaya üye olan işçilerin işten atıldığını, sendika değiştirmeye ve sendikal baskılara karşı çıkan işçilerin ise polis saldırısına uğradığını kaydetti.
Servi, ayrıca hükümete muhalif parti, kurum ve medya organlarının polis baskınına uğradığını; kardeşlik, diyalog denilirken operasyonlara, savaş politikalarına ağırlık verildiğini kaydetti, "Bizler söylemle uygulama arasındaki bu çelişkiyi protesto ediyor ve halkın tüm kesimleri için, işçiler-emekçiler için uluslararası standartlarda demokratik kuralların yaşam bulmasını talep ediyoruz. Herkesin özgürce düşüncelerini ifade edebildiği, halkların kardeşliği şiarının temel ilke olarak kabul edildiği, işçi ve emekçilerin ve her görüşten muhalefetin örgütlenme haklarına saygı gösterildiği bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, Adana Balcalı Hastanesi'nde taşeron çalışmaya karşı direnişte olan sağlık işçilerine yönelik saldırıyı kınadı ve işçilerin yanında olduğunu bildirdi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK9, Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) ile Türk Tabipleri Birliği (TTB), Adana Balcalı Hastanesi'nde taşeron çalıştırmaya ve hukuksuz ihlallere karşı hakları için direnen işçilere yönelik saldırıyı protesto etti. Emek ve meslek örgütlerinin yaptığı yazılı açıklamada, Dev Sağlık-İş Sendikası üyesi Adana Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi işçilerinin, yıllardır taşeronlaşmaya karşı mücadele ettiği hatırlatıldı. Çalışma Bakanlığı ve Adana Bölge Çalışma Müdürlüğü'nün kesinleşmiş kararları ve Üniversite yönetimiyle imzalanan protokole rağmen taşeron şirketlerle hukuksuz bir şekilde ihaleler yapıldığı belirtilen açıklamada, ihaleye karşı çıkan işçilerin dün saldırıya uğradı, 6 işçinin yaralandığı ve 25 işçinin gözaltına alındığı kaydedildi.