(3) Katliamın nedeni denetimsizlik taşeronlaşma, aşırı kar hırsı

Manisa’nın Soma ilçesindeki Eynez maden ocağında 13 Mayıs tarihinde meydana gelen maden katliamının ardından bölgeye giderek incelemelerde bulunan TMMOB’ye bağlı Maden Mühendisleri Odası, hazırladığı raporu TBMM bünyesinde kurulan Soma Araştırma Komisyonu'na sundu.

Kazalar taşeronla üretimden: TKİ tarafından uygulanan hizmet alımlarının büyük kısmının yasaya aykırı biçimde oluşturulmuş taşeronluk uygulamaları yoluyla olduğuna dikkati çeken Maden Mühendisleri Odası, son 30 yılda meydana gelen ve toplam 956 işçinin yaşamını yitirdiği büyük maden cinayetlerinin ikisi hariç hepsinde üretimin taşeron ve rödevans uygulamalarının egemen olduğu madenlerde gerçekleştiğini vurguladı.

Öngörülenin çok üzerinde üretim: Rapora göre Türkiye Kömür İşletmeleri ile yapılan yıllık 1 buçuk milyon tonluk anlaşmaya karşın madende yılda 3 buçuk milyon ton kömür çıkartılıyordu. Oda raporunda, Mart 2017’de ulaşılması gereken üretim miktarına Mayıs 2014’te ulaşıldığının altını çizdi. Bu miktara ulaşılmasında, yatırım maliyetli mekanize üretim yerine emek yoğun klasik üretim biçimlerinin kullanıldığını belirten raporda, 200’ün üzerindeki ölümün bu üretim şeklinin benimsendiği kısımda meydana geldiği ifade edildi.

Havalandırma yetersiz: Raporda havalandırma sistemindeki aksaklıkların da altı çizildi. Ana havalandırmadaki yetersizliğin yardımcı vantilatörlerle giderilmeye çalışıldığı, panoların birbirinden bağımsız havalandırılması ilkesinden ödün verildiği tespitleri rapora girdi. Raporda, “Yüksek karbonmonoksit değerlerine rağmen ocakta herhangi bir tedbir alınmadan ve karbonmonoksit gazının çıkış nedenleri araştırılmadan çalışılmaya devam edilmesinin facianın oluşmasındaki en önemli nedenlerden olduğu düşünülmektedir” denildi.

Yanlış maske kullanıldı: Raporda uygunsuz karbonmonoksit maskelerine de değinildi. Ölümlerin birçoğunun karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı olduğunun otopsiler sonucunda tespit edildiğini belirten Maden Mühendisleri Odası uzmanları, grizulu ve yangına elverişli kömür damarlarında karbonmonoksit maskeleri yerine “Oksijenli Tip Ferdi Kurtarıcıların” kullanılmasının daha doğru olacağını ifade ettiler.

İlk 12 saat acil durum planına uyulmadı: Maden ve taş ocaklarında işçi sağlığı ve iş güvenliğini düzenleyen yönetmeliklerle acil durum planlarının düzenlendiğini ancak Soma Katliamı'nın ardından prosedüre uygun bir acil durum planı yapılmadığını vurgulayan raporda, “Prosedüre uyulmaması, kurtarma işlemleriyle ilgili olarak ciddi karışıklıklara neden olmuş ve kazadan ancak 12 saat sonra normal uygulamaya geçilebilmiştir” değerlendirmesi yer aldı. Raporda, Soma Katliamıı sonrasında yeterliliği bulunmayan sivil arama-kurtarma ve itfaiye ekiplerinin olay yerine sevk edilmesiyle kaza yerinde karmaşaya ve kaynak kayıplarına yol açtığı belirtildi. Prosedüre göre önce TTK ve TKİ tahlisiye ekiplerinin harekete geçerek kazaya müdahale etmeleri, Bakanlık Temsilcisinin kaza yerinde koordinasyonu sağlaması ve TTK Genel Müdürlüğünün personel görevlendirmesi halinde sorumluluğun bu kişilere devredilmesi öngörülüyor.

Mevzuat yetersiz: Maden ve İş Güvenliği Mevzuatlarının, madenlerdeki işçilerin sağlıklarının korunmasına tek başına yetmediğini belirtilen raporda, “Sektörün, bilimin ve tekniğin önceliklerini dikkate almayan işçi sağlığı ve iş güvenliğini piyasalaştıran mevzuatın sil baştan yenilenerek çökmüş olarak tabir ettiğimiz sistemin yeniden yapılandırılması gerekmektedir” denildi.

Denetim düzeni bozuk: İç denetimin başarı şansının, denetçilerin maden şirketinin maaşlı personeli olması dolayısıyla düşük olduğu belirtilen raporda, TKİ ile Soma A.Ş. arasındaki ilişkiye vurgu yapıldı. İki kurum arasındaki asıl işveren – alt işveren ilişkisi nedeniyle denetimlerin TKİ Kontrol Şube Müdürlüğü tarafından yapıldığı kaydedildi.

Sorumluluklar yerine getirilmedi: Felakette sorumlulukların belirtildiği raporda, “İşletmelerde işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliğini sağlamakla; MİGEM’in işçi sağlığı ve iş güvenliğini takip etmekle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu uygulamaları denetlemekle; Sendikaların bu uygulamaları takip etmekle; Eğitim Sisteminin ise gerekli personele gereken eğitimi en iyi koşulda sağlamakla sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu kurumların sorumluluklarını yeterince yerine getirmediği belirtildi” denildi.

Öneriler: Sunulan raporun sonunda “Özelleştirmeler durdurulmasının, taşeron ve rödevans çalışma sistemi kaldırılmasının, İLO sözleşmeleri imzalanmasının, Teknik Nezaretçi ve İş Güvenliği Uzmanı ücretini işverenden alması engellenmesinin, eğitimlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi gerekildiğinin” altı çizildi.