(14) Yatağan'da geleceğimiz için direniyoruz!

Yatağan’da özelleştirmelere karşı direnişlerini sürdüren işçiler, ihaleyi kazanan şirketi içeri sokmayacaklarını, gerekirse bedenlerini ortaya koyacaklarını söylüyor

Muğla Yatağan'da iki yıldır termik santralın ve kömür madeninin özelleştirilmesine karşı direnişlerini sürdüren işçiler, ihaleyi alan Elsan Elektrik A.Ş.'ye meydan okudu. İşçilerden Hikmet Turan ve Şevket Yaka “Ne şirketi madene sokarız ne de Yatağan’a taşeronun yerleşmesine müsaade ederiz. Çocuklarımızın, torunlarımızın ve Yatağan’ın geleceği için canımızı koyduğumuz bu yoldan asla dönmeyiz” dedi.

'HUZUR BOZULUR, GÖÇ BAŞLAR'
Yatağan Termik Santralı ve maden ocakları ile birçok araç ve sosyal tesisin özelleştirilerek Elsan Elektrik A.Ş.’ye verilmesi kararının onaylanmasının ardından, Yatağan'da iş makineleriyle işyerlerinin önünde barikat kurarak direnişlerini sürdüren işçilerle görüştük.

Maden alanında, bizi kamyonunun başında Hikmet Turan karşıladı. 20 yıldır Yatağan linyit madeninde kamyonla kömür taşıdığını söyleyen Turan, üç çocuğunu buradan kazandığı para ile büyüttüğünü, ekmek teknesinin taşerona verilmesine içinin el vermediğini ifade etti.

Turan şunları kaydetti: “Kamuda çalışmamız bizim için büyük bir şanstı. Kaza oranımız o kadar düşük ki, taşeron şirketlerin çalışma koşullarını okuyup dinleyince, taşeronun ne kadar kötü olduğunu görüyoruz. Günde sekiz saat güvenli ve güvenceli bir işte çalışıyorduk, ancak şimdi maden ve santral kamudan özel şirkete geçti. Şirket burayı alırsa daha fazla kömür çıkarmak için daha fazla çalıştırıp daha az ücret verecektir. Sadece şirket gelse belki bir nebze iyi, bizim endişemiz şirketin burayı taşerona vermesi. O zaman Yatağan’da durulmaz. Maaşlar yarı yarıya düşer, huzur bozulur, Yatağan’dan göçler başlar.”

'BURASI BİZİM EVİMİZ'
Bir diğer işçi Şevket Yaka da, 18 yıldır maden sahasında çalıştığını belirtti. Şimdi araç sefer kontrolörlüğü yapan Yaka, taşeronda asla çalışmayacağını söyledi: “Burada şu anki çalışma koşullarımız iyi ancak özel şirket geldiğinde bu çalışma ortamını bir daha asla bulamayacağımızı biliyoruz. Daha çok çalıştırılıp daha az maaş alacağız, iş güvencemiz olmayacak. Bunun için ve bizden sonra çalışacak emekçi arkadaşlarımız için mücadele ediyoruz. Gece gündüz kapıda nöbet tutarak şirketin işyerlerine girmesine engel oluyoruz. Geldikleri an toplanarak girişlerine izin vermeyeceğiz. Burası bizim evimiz, evimize yabancıların, kötü niyetli kişilerin girmesine müsaade etmeyeceğiz.”

Güney Ege Linyit İşletmelerinde dört günlük gelir ile işçilerin tüm giderlerinin karşılandığını, kalan 26 günlük kazancın da devlete gittiğini söyleyen Yaka, bu paranın şimdi özel sektöre gideceğini, buna da içlerinin acıdığını belirterek özelleştirmeye tepkisini dile getirdi.

***

‘Taşeron zaten ölüm demek’

Tes-İş ve Maden-İş üyesi işçiler olarak santral ve maden girişinde kurdukları çadırda özelleştirmelere karşı gece gündüz direndiklerine dikkat çeken Hikmet Turan “Bugüne kadar özelleştirme olmaması için her şeyi yaptık. Gaz yedik, jop yedik, açlık grevleri yaptık. Bundan sonrasında artık sonunda ölüm de varsa öleceğiz. Bu davaya bedenlerimizi koyduk. Şirketi de taşeronu da asla Yatağan’a almayacağız. Çünkü taşeronun kendisi ölüm demek, o bizi öldürmeden bari biz ölelim. Şimdiden madende ve santralda çalışan taşeron işçiler var. Benimle aynı işi yapıyor, ama ben 2 bin TL alıyorsam o 700 TL alıyor. İşçileri bu maaşlarla zaten öldürüyorlar. O yüzden biz burada gece gündüz bekleyip Yatağan’a taşeronun girmesine engel olacağız. Bu direnişimizi zafer ile taşlandıracağımıza inanıyorum” dedi.

***

İşçilerden ‘Bize destek verin’ çağrısı

İşçiler, sendikaları Maden-İş ve Tes-İş’in çok büyük emek sarf ettiğini, ancak Türk-İş Genel Merkezi'nin ve bağlı diğer sendikaların kendilerine hiç destek olmadığını, eylemlerine güç katmadığını söyleyerek sitemde bulundu. Burada yaşanacak bir yenilginin, tüm işçi sınıfının yenilgisi olacağını ifade eden işçiler, eylemlerine tüm sendika ve siyasi partilerden destek istedi.