Davutoğlu çalışma hayatında 4 aşamalı bir eylem planını hayata geçireceklerini açıkladı. Davutoğlu iş güvenliğiyle ilgili önlemleri alan işverene ödül, almayana da ceza sistemi getireceklerini söyledi
Başbakan Ahmet Davutoğlu 12 Eylül’de Başbakanlık’ta düzenlenen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Taraflar Toplantısı’nda konuştu. Davutoğlu, İş kazalarına ilişkin hükümetin iş güvenliği eylem planını açıkladı. Hazırlanan eylem planının dört ana başlık “Süreç yönetimi, insan faktörü ve eğitim, toplumsal duyarlılık bilinçlenme ve kültür, yasal düzenleme” olarak belirlediklerini bu başlıkların detaylandırılacağını belirten Davutoğlu, “İşverenin itibarı esas ise, bu itibara zarar veren harcamalardan çekinilmemesi lazım. Bir ödül mekanizması kuracağız. Ama ölümcül bir kaza olmuşsa şimdiki cezalardan çok daha ağır cezalar gündeme gelecek. Sendikalarımız kaza olduktan sonra seslerini yükseltmemeli. Kaza olmadan o yasal hakların ne olduğu konusunda işçilerimizi bilinçlendirmeliler. ILO sözleşmesinin bütün unsurları uygulanacak” dedi.
Davutoğlu’nun açıkladığı plan 4 aşamadan oluşuyor: ‘Süreç yönetimi’, ‘İnsan faktörü ve eğitim’, ‘Toplumsal duyarlılık-bilinçlenme ve kültür’, ‘Yasal düzenleme’.
Davutoğlu söz konusu “ödül-ceza” sistemi hakkında şöyle konuştu:
Yaptırımları arttıracağız, yasal düzenleme bazında, ödülü de arttıracağız. Bazı alanları ele aldık. İşverenden yapılan kesintilerle ilgili İş yerinde hiç kaza olmamışsa, tedbirler alınmışsa bu kesintiler yapılmayacak. Bir ödül mekanizması kuracağız, ölümcül kaza olmuşsa şimdikinden daha ağır ceza yaptırımlar gündeme gelecek. Bununla işvereni teşvik etmek istiyoruz.
Birinci aşama: ‘Süreç yönetimi’
Davutoğlu’nun açıkladığı eylem planının ilk aşamasını ‘Süreç yönetimi’ oluşturacak. Bu kapsamda bakanlıklar arasındaki koordinasyon yeniden gözden geçirilecek. Davutoğlu, son asansör “kazasında” olduğu gibi asansör ve inşaat denetimiyle iş güvenliği alanlarında farklı bakanlıkların sorumluluğu olduğunu söyleyerek, ‘Yetki paylaşımına ihtiyaç var’ dedi. Davutoğlu işçi ve işveren kesiminden de ‘iş güvenliği’ konusunu ortak bir değer olarak görüp sahip çıkılmasını istedi:
Kendi aralarında bir mekanizma kurmaları gerekli, çıkar çatışması alanı olarak görülmemeli. İş güvenliği dediğimiz de bu bizim ortak değerimiz. Denetim bir süreç yönetimidir, kriz olduğu anda işçi ve işveren sendikalarımızın bir araya gelip konuşması lazım.
İkinci aşama: ‘Eğitilmiş insan faktörü’
Davutoğlu her sektörde eğitimli eleman çalıştırılmasını zorunlu hale getireceklerini açıkladı. Buna göre kazaların engellenmesi için ‘mesleki eğitim belgesi’ 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren zorunlu olacak. Okullarda iş güvenliği dersi verilecek, ancak Davutoğlu bu eğitimlerin ‘paralı’ olup olmayacağı konusunda herhangi bir şey söylemedi:
Son asansör kazasında olduğu gibi 1 Eylül’de işe giriyor, 7 Eylül’de çelik kumanda yetkisine sahip oluyor; şimdi bir sertifika var mı belgelendirme var mı? Bundan sonra işçi emekçi tanımı saygıdeğer bir tanım olarak kalacak ancak işçi yok, inşaat işçisi var. Bunun belgesini alacak. Herkes her işi yapabilir mantığı kalmayacak. Vasıfsız işçi mantığı kalmaması lazım.
Üçüncü aşama: ‘Sosyal duyarlılık/kültür ve bilinçlendirme’
‘Sosyal duyarlılık kaza olmadan önce olur’ diyen Başbakan Davutoğlu herhangi bir kaza anında tarafların birbirini suçlamasını eleştirdi. Davutoğlu işvereni yasal haklar konusunda işçileri bilinçlendirmeye çağırdı. Davutoğlu denetim mekanizmasının daha sağlıklı işletilmesini istedi, denetim elemanlarına da uyarıda bulundu:
Denetim elemanı gittiği yerde çay dahi içemez. Herhangi bir tarafla yakınlık ilişkisi içine giremez. Denetim toplumsal vicdan adına yapılır. Biz de denetimleri sadece iş güvenliği açısından değil, orada barınakları nasıl…Çadırda barınanlar iş kazasında öldü, konteynırdakiler ölmedi diye bir arkadaşımız burada anlattı. Bu şartları denetlememiz gerekiyor. Kamuoyu bilinçlendirmesi anlamında kaza olduğunda hemen bir suçlu aramak yerine kazanın oluş şekliyle ilgili inceleme yapmalıyız.
Davutoğlu ayrıca, “Büyük şehre gelmiş hiçbir eğitimden geçmeden toplanıp bir yerlerde çalıştırılması engellenecek. Eğitim alması sağlanacak. Sosyal duyarlılık, kültür ve bilinçlendirme kısmı da son derece önemli” dedi.
Dördüncü aşama yasal düzenleme
Davutoğlu eylem planının yasal düzenleme ayağıyla ilgili de bilgi verdi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) şartlarının çoğuna 2012 yılında çıkarılan İş Güvenliği Yasası’nda yer verdiklerini söyleyen Davutoğlu, “Ülkemizin geldiği yeri küçümsemeyelim. Evrensel standartlar dışındaymışız gibi göstermek doğru değil” dedi. Bu adım kapsamında ILO sözleşmelerinin gerektirdiği bütün unsurlar yasalarda yer alacak. Kamu İhale Kurumu’nun ihale yönetmelikleri kapsamında iş güvenliğiyle ilgili harcamalar da maliyet hesabı içine dahil edilecek.
‘Sendikalarımız kaza olduktan sonra seslerini yükseltmemeli’
“Sendikalarımız kaza olduktan sonra seslerini yükseltmemeli” diyerek konuşmasına devam eden Davutoğlu, “Kaza olmadan o yasal hakların ne olduğu konusunda işçilerimizi bilinçlendirmeliler. 2012′de çıkan yasaları işçilerimiz biliyor mu? Bu hakları sendikalarımız öğretecek. Kaza olduktan sonra birbirimizi suçlamanın ne faydası var. Suçluyu tespit etsek o insanı geri getirme konusunda bir faydası olur mu?” açıklamasında bulundu.
1 ay içinde yeniden buluşacak
Davutoğlu sözkonusu düzenlemeleri yeniden gözden geçirmek amacıyla 1 ayı geçmeden taraflarla yeniden bir araya gelineceğini açıkladı.