Çapa’daki İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde çalışan taşeron sağlık işçileri 25 aydır ödenmeyen yol paraları için eylem gerçekleştirdi.
Taşeron İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (Taş-İş-Der) hastane bahçesinde basın açıklaması gerçekleştirdi. Monoblok önünde toplanan dernek üyesi taşeron sağlık işçileri 25 aydır ödemesi yapılmayan yol ücretlerinin ödenmesi ve yeni ihalede yol ücretlerinin sözleşmeye eklenmesi talebiyle eylemdeydi.
“Kadrolu çalışmak istiyoruz!” pankartı açan işçiler hastane içinde yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüş boyunca eyleme katılım artarken işçiler “Taşeron demek ölüm demektir!”, “İşçiler burada yönetim nerede!”, “Mahkeme kararı uygulansın!” sloganlarını sıklıkla attı. Yürüyüş sırasında bahçelerdeki hasta yakınları, yatılı hastalar camlardan işçileri alkışlarla destekledi.
Taşeron şirketin şefleri eylemi poliklinikler önünden izlerken eyleme katılımı kırmak için gün içinde tutanak tutmakla tehdit ettikleri öğrenildi.
100’ü aşkın işçi baskıya rağmen eyleme katılırken yürüyüş yeniden Monoblok önüne gelindiğinde sona erdi.
“İş kazasına karşı örgütlenelim”
Burada ilk olarak İstanbul Tabip Odası İşyeri Temsilcisi Dr. Coşkun Canıvar söz alarak öngördükleri riskleri bildirmelerine rağmen önlenebilir iş kazalarının yaşandığına dikkat çekti. Canıvar, iş kazalarının tek başına denetimsizlik ya da ihmal ile açıklanamayacağını, bir ayağını da işçilerin örgütsüzlüğünün oluşturduğunu ifade etti. Canıvar, hizmet üretenlerin yönetimde söz sahibi olmadığını, bir işçinin nerede çalışacağının hastane yönetiminin iki dudağı arasında olduğunu vurguladı.
Hastanede işçilerin yaşadığı sorunların AKP'nin neoliberal politikalarından bağımsız olmadığına dikkat çeken Canıvar, bugün acil tedavide gereken ilaçların dahi hastane eczanesinde bulunmadığını, hasta yakınlarının haklı tepkisinin sağlık çalışanlarını hedef aldığını, Çapa'da geçen hafta bir güvenlik çalışanının bıçaklanmasına rağmen suç duyurusunda dahi bulunmadığı ifade edildi.
Amirler baskı, sürgünle yönetiyor
Geçtiğimiz günlerde iş kazası geçiren taşeron işçisi Çiçek Demir de eylemde söz aldı. Eylemciler, “bugün Çiçek için buradayız” diyerek taşeron işçiye destek verirken, Demir maruz kaldığı baskı, sürgün dayatmaları ve amirlerin tutumunu teşhir etti.
Hakkında verilen sürgün kararıyla çevre bölümünde çalışmaya zorlandığını belirten Demir, araç kasasına bindirilip kendisine moloz taşıtıldığını söyledi. Çiçek Demir, böyle bir çalışma sırasında yere düşüp burnu kırılmış, dokularında da ezilme oluşmuştu.
Mücadele etmek zorundayız
Eylemde açıklamayı Taş-İş-Der Başkan Yardımcısı Günay Cengiz yaptı. Cengiz, ödenmeyen yol ücretleri için şu ana kadar 100'ün üzerinde dava açıldığını aktarırken üniversite yönetiminin sorunu çözmek yerine ‘döner sermaye’ eliyle faizsiz ödeme için “pilot dava” örneği yaratmaya çalıştığını ifade etti.
Önümüzdeki yılın ihale şartlarına bu ücretlerin eklenmesi için mücadeleye devam edileceğini ifade eden Cengiz, Çapa'daki “iş kazası” durumuna dikkat çekti. Sırf bu yıl içerisinde 40 iğne batması vakasına karşın “iş kazası raporu” verilmediğine değinerek hastane yönetiminin işçi sağlığı ve işçi güvenliği önlemlerini almadığını vurguladı. Hepatit aşısının tüm öğrencilere yapılırken çalışanlara da yapılması gerektiğini belirtti.
Açıklama, bir sağlık işçisinin mücadeleyi ihaleye kadar yükseltme çağrısıyla bitirildi.