(3) 'Ermenek'ten sorumlu bakanlar istifa etsin'

Ermenek'te yaşanan maden faciasını Galatasaray Lisesi önünde protesto eden emekçiler, faciada sorumluluğu bulunan Enerji Bakanı ve Çalışma Bakanı'nın istifa etmesini istedi.

KESK, DİSK, TTB, TMMOB, HDP ve ESP başta olmak üzere siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri, dün Ermenek'te yaşanan maden faciasını Galatasaray Lisesi önünde protesto etti.

ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun'un da katıldığı eylemde Maden Mühendisleri Odası "Ölüm madencilerin kaderi değildir" pankartını açarken, DİSK, KESK, TTB, TMMOB ise "Madencinin ölüm nedeni neoliberal AKP düzeni" pankartını taşıdı.

Eylemde m açıklama yapan TMMOB İKK Sözcüsü Süleyman Solmaz, "Bu ülkede yaşayanlar, bu ülkede yaşananlardan kendini sorumlu hissetmiyor" diyerek yaşanan faciaya karşı duyarsızlığı eleştirdi. "Yaşananların önlemi alınamaz mıydı?" diye soran Solmaz, "Alınabilirdi. Gerekli önlemler alınması durumunda bu iş kazası yaşanmazdı" dedi.

Ardından konuşan DİSK İstanbul Temsilcisi Önder Atalay, Ermenek'te yaşanan faciadan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in sorumlu olduğunu belirtti, istifalarını istedi.

KESK Genel Sekreteri Hasan Toprak da "AKP hedef 2023 yılı diyor. Ama 1823 koşullarında işçiler çalışıyor" dedi. Toprak, "Artık yerin altında işçileri görmek istemiyoruz. Artık sermayeyi yerin altında görmek istiyoruz" diye konuştu.

Ardından basın açıklamasını Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hürriyet Demirhan yaptı.

Ermenek'te yaşanan faciadan Çalışma ve Sosyol Güvenlik Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu belirten Demirhan, iş cinayetlerinin ve iş kazalarının olmaması için şu önerilerde bulundu:
"Rodövans ve taşeronlaşma uygulamaları acilen iptal edilmelidir.

Madenlerimiz; kamu yararı öncelikli olarak, mühendislik bilim ve tekniğine, ölçek ekonomisine ve havza madenciliğine uygun olarak planlanmalı ve işletilmelidir.

Ucuz iş gücüne dayalı ve örgütlenmeyi engelleyen çalışma anlayışı terk edilmelidir.

İSG'ye ilişkin kararların alınmasında, üniversiteler, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının (TTB, TMMOB) görüşlerini alınmalı, ulusal düzeyde karar alma mekanizmasında çoğunluğu emek örgütlerinin oluşturduğu bir yapı oluşturulmalıdır.

Bundan önce olduğu gibi 'gerekenler yapılacaktır' gerekçesinin arkasına sığınılmadan gerçek sorumlular belirlenmeli, maden mühendisleri, teknik nezaretçi ve diğer çalışanlar günah keçisi olarak seçilmemelidir."

Eylem "Kaza değil bu bir cinayet sorumlusu hükümet", "Taşeron çalışma yasaklansın", "AKP'den hesabı emekçiler soracak" sloganlarıyla sona erdi.