İstanbul Tabipler Odası tarafından, “Sağlık Çalışanlarında İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarına Yaklaşım Sempozyumu” 18-19 Ekim tarihlerinde Sağlık çalışanlarının Sağlık Çalışma Grubu tarafından İstanbul Tabipler Odasında düzenlendi.Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına bağlı yaşadıkları is kazaları ve meslek hastalıklarını belirlemek, tanımlamak, işçi sağlığı ve güvenliği çerçevesinde degerlendirmek ve de bunlarla ilgili yapılması gerekenleri saptayarak hayata geçmesi için çalışmalar yapılmasını amaçlayan sempozyumda ilgi çekici oturumlar vardı.
Sempozyumun ilk gününde;
-Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları Açısından İş Kazaları Ve Meslek Hastalıkları
-Radyolojik Risklere Bağlı İş Kazaları Ve Meslek Hastalıkları
-Enfeksiyon Hastalıkları Açısından İş Kazaları Ve Meslek Hastalıkları
-Travma ve Sağlık Çalışanlarının Ruh Sağlığı konuları çalışma grupları tarafından değerlendirildi.
19 Ekim Pazar günkü program İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof.Dr. Selçuk Erez’in açılış konuşmasıyla başladı. Çalışma grubunun bileşenleri ve değerli konuşmacıların katılımlarıyla;
-Türkiye’de Sağlık Çalışanlarının Çalışma Koşulları Ve Geleceği
-Dünyada ve Türkiye’de İş Kazası ve Meslek Hastalıkları
-Dünyada Ve Türkiye’de Sağlık Çalışanlarında İş Kazaları Ve Meslek Hastalıklarına Yaklaşım
-İş Hukuku Ve Sağlık Çalışanları
-Sağlık Çalışanlarının İş kazası, Meslek Hastalıklarındaki Uygulamalar, Yasal Sorunlar başlıklı konulara yönelik konferans ve paneller gerçekleştirildi. Sempozyum içeriği kitaplaştırılarak tüm sağlık çalışanlarına sunulacak ve sempozyumun ikincisi Ekim – 2015 tarihinde Ankara’da yapılacak olan Sağlık Çalışanlarının Sağlığı 5. Ulusal Kongresi’ni takiben Ekim – 2016’da İstanbul’da tekrarlanacağını belirttiler.
İstanbul Tabipler Odasının düzenlediği “Sağlık Çalışanlarında İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarına Yaklaşım Sempozyumunda”, Samsun’un eski Eczacılar Odası başkanı ve şimdiki TEB (Türk Eczacıları Birliği) II. Başkanı Ecz. Arman Üney’de, bir sunum yaptı. TEB 2. Başkanı Ecz.Arman Üney, “Dünya’da ve Türkiye’de iş kazası ve meslek hastalıkları oturumda” şunları söyledi. “İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi verilerine göre sadece Eylül ayında ülkemizde en az 143 işçi yaşamını yitirdi. Mayıs ayında son on yılların en büyük maden kazasını yaşadık, 301 canımızı Soma’da kaybettik, üstelik maden kazalarında ölen, iş cinayetlerine kurban gidenlerin sayısı da bununla sınırlı kalmadı maalesef. Arkasından İstanbul’un orta yerinde, en modern denilen inşaatlardan birinde işçiler görünen o ki en basit önlemler bile alınmadığı için asansörle yere çakılarak feci şekilde can verdiler. Bizler inşaat, maden sektörlerinde, tekstil atölyelerinde, bir katkı sağlıyor. Sonuçta ölen öldüğü ile kalıyor, hükümetler yollarda olan iş kazalarını neredeyse kanıksamış hale geldik, ölen kişi sayısına bakarak tepki verir duruma geldik, ancak bu tepkiyi de çok hızlı bir biçimde unutuyoruz. Ülke gündemi de hızlı unutuşumuza çok ciddi ancak mevzuat uyumu baskısı altında önlemleri geliştiriyorlar” dedi.
TEB II. Başkanı Ecz. Arman Üney konuşmasına şöyle devam etti. “Biz sağlık çalışanları da sürekli olarak iş kazası ve meslek hastalığına maruz kalan, onun yanında da sürekli şiddet uygulanan bir grubuz. İlaç gibi bağımlılık yapma özelliğine sahip ve aşırı dozda alındığı takdirde zehir olan bir ürünün uzmanı olan biz eczacılar da, kimyasal soluyor, hastalara kimyasal ulaştırıyoruz. Uyuşturucu özelliği taşıyan ilaçlara reçetesiz olarak ulaşmak için uyuşturucu bağımlılarınca özellikle nöbetlerde darp edilen hatta öldürülen meslektaşlarımız oldu malesef.Ayrıca kendi görevi olmamasına rağmen üzerine yüklenmiş olan Muayene ücreti tahsilatı, reçete katkı payı, İlaç fiyat farkı tahsilatı gibi konularla hasta ve hasta yakınlarıyla sürekli bir tartışma ortamında bırakılan eczacılar, dönem dönem bu gibi durumlarda şiddete ve ruhsal travmaya maruz kalıyorlar.Piyasada bulunmayan ilaçları hastasına yok demek zorunda kalan eczacının yaşadığı mutsuzluk, huzursuzluk ve ruhsal çöküntü hali mutlaka uzmanlarca araştırılmalıdır. Ne yazık ki bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama artık örnekleri azalttığımız, bunun için gerekli önlemlerin alındığı bir noktaya taşımamız gerekiyor sistemi” diye konuştu.
Yani, Artık yeter! Dediğimiz bir noktadayız:
Türk Eczacıları Birliği 2. Başkanı Ecz.Arman Üney: “Türkiye’de tüm çalışanların, İnsan onuruna yakışır bir biçimde, Tüm güvenlik önlemleri işverenler tarafından alınmış olarak, Uluslar arası sözleşmelere uygun olarak; insanların çalışabileceği kadar saatlerde; Yaşanabilir bir ücret alarak çalışması gerekiyor. İnsanı köle yapan taşeron, güvencesiz, sigortasız çalışma biçimlerine derhal son vermek için ne gerekiyorsa yapılmalı. Bütün bunları bir bütün olarak ele almadan işçi sağlığı ve güvenliğinden bahsetmek, İş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek mümkün olmayacak. İş kazası ve meslek hastalığının derecesi bir toplumun çalışanına verdiği önemin en açık göstergesidir” diye sözlerini bitirdi.