Soma'da 301 madencinin hayatına mal olan katliamın ardından madenlerde çatışma koşulları ve iş güvenliği önlemleri çok tartışıldı. Ama hiçbir önlem alınmadı, iş cinayetlerinin ardı kesilmedi. Ermenek'te 18 işçi, su baskını nedeniyle madende mahsur kaldı. Günler ilerledikçe işçilerin sağ kurtulma şansı azaldı, umutlar tükendi.
Ermenek'te yaşananlara ilişkin ETHA'ya konuşan sendikacı Kamil Kartal, faciaya ilişkin söyleyecek çok bir şey olmadığını, akıl tutulması yaşandığını söyledi. İşçilerin göz göre göre ölümü gönderildiğini belirten Kartal, “Hiçbir güvenlik önlemi alınmıyor. Daha fazla kar, daha fazla üretim zorlaması yapılıyor. Alınan önlemlerin hepsi göstermelik” diye konuştu.
Patronların ne iç hukuktaki güvenlik önlemlerine ne de uluslararası normlara uyduğunu vurgulayan Kartal, özelleştirmeler ve tarımın tasfiye edilmesi ile insanların yoksullaştırıldığını ve madenlerde güvencesiz koşullarda çalışmaya mahkum edildiğini söyledi. İşçilerin madenlerde 18. yüzyıl koşullarında çalıştırıldığına dikkat çeken Kartal, uygulanmayan yönetmenlikler, tüzükler, uluslararası normların kesinlikle uygulanması gerektiğini kaydetti.
'İŞ GÜVENLİĞİ KURULLARI'
Yönetmeliklerin uygulanması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Kartal, "Maden Mühendisleri Odası, sendikalar, işyerlerindeki temsilcilik kadroları, işçilerin kendi içinden seçecekleri güvenlik mevzuatından anlayan, yani bütün işyerlerinde güvenlikçiler vardır. Bunlarında içinde yer alacağı, işletmeyi iyi tanıyan unsurlarında içinde yer alabilecekleri bir işçi sağlığı ve iş güvenliği kurulları acilen kurulmalıdır. Bunlar yetkilendirilmelidir" dedi.
Büyük maden havzalarında maden sahalarına ilişkin bölgesel havza planlarının mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan sendikacı Kamil Kartal, bunun dışında sendikal örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.