Tayyip Erdoğan’ın okul arkadaşı, 10 işçinin katili, GYODER Başkanı Aziz Torun bugüne kadar söyleyemediklerini GYODER Başkanlığı’nı bırakacağı gün söyledi. Yargıyı, hükümeti eleştirdi. Ama yargı onun arkasında durmaya devam etti, Torunlar Center’daki katliamla ilgili hakkında verilen takipsizlik kararına yapılan itirazları reddetti
Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından düzenlenen 14′üncü Gayrimenkul Zirvesi 5 Aralık’ta GYODER Başkanı Aziz Torun’un açılış konuşmasıyla başladı.
Aziz Torun’un Mecidiyeköy’deki inşaatının şantiyesinde 10 işçi hayatını kaybetmişti. AKP ile geçmişi oldukça eskiye dayanıyordu, Tayyip Erdoğan’ın okul arkadaşıydı. AKP iktidarında şantiyelerine yenisini ekleyen, ihaleleri kazanan Aziz Torun, aynı zamanda GYODER Başkanlığı yapıyor(du).
Torun, Gayrimenkul Zirvesi’ndeki konuşmasında birçok eleştiride bulundu. Oysa bugüne kadar hep susmuştu.
Maliyet artışları, faizlerin yükselmesi, satışların azalması, hükümet üyelerinin, sanayicilerin inşaatçı olmasına yönelik eleştirileri, imar plan notlarıyla yaratılan haksız kazanç hakkındaki suçlamaları, Yeni Tüketici Kanunu ve yargının ‘dur’ dediği dev projeler karşısında diğerleri eleştirilerde bulunurken o suskunluğunu korumuştu. Aziz Torun, inşaat ve gayrimenkul sektörünün en köklü örgütlerinden olan GYODER Başkanlığı’nı bırakacağını açıkladığı gün, konuşmaya da başladı.
“Kazın ayağı öyle değil”
Ali Babacan’ın sanayinin inşaata yöneldiğinin ve bunun önlenmesi gerektiği yönündeki açıklamasına atıfta bulunan Torun, “Babacan sanayinin inşaata yöneldiğini ve bunun önlenmesi gerektiğini söyledi. Buradaki bir yanlış algıyı düzeltmek gerekiyor. Sanayinin inşaata yönelmesi tabi ki doğru değil, komşunun tavuğu komşuya kaz görünüyor fakat kazın ayağı öyle değil. Gayrimenkul sektörü bir koy beş kazan sektörü değil” dedi.
“Eski karlar yok”
Sektörün çok karlı olduğu yönünde bir algı var diyen Torun, “Sektörün çok karlı olduğu yönünde bir anlayış var. Evet 2005’te karlıydı ama artık eski karlar yok. Dolayısıyla geçmişin cazibesine katılıp gelmesinler” diye konuştu.
“Kantarın topuzu kaçtı”
Yeni tüketici haklarıyla birlikte bir takım risklerin doğduğuna dikkat çeken Aziz Torun, “Tüketici haklarının korunması gerektiğini savunduk. Bununla ilgili yasa çıktı ancak araya konan maddelerle kantarın topuzunu kaçırdılar. Örneğin sözleşmeden cayma hakkı. Şuan sektör hareketli olduğu için bunun etkisi belki pek hissedilmeyebilir. Fakat ileride sektör durağanlığa girerse bu ciddi krize sebep olabilir” ifadesinde bulundu.
“Artık herkes itiraz edebiliyor”
Aziz Torun, “Bir projeye başladığımızda ruhsat almak bir yatırımcı için çok büyük bir mutluluktur. Fakat iş ruhsat almakla bitmiyor daha sonra bir bakıyorsunuz ki yürütme kararı ile inşaat duruyor. Bu da bir yatırımcının yıkıldığı andır. Artık herkes her şeye itiraz edebiliyor. Bu yatırımcı için büyük risk demektir. Kamu yararı dikkate alınarak yürütmeyi durdurabiliyorlar, sen sonra git derdini Marko Paşa’ya anlat. Bunun müktesep hak olması gerekiyor” şeklinde sözlerini tamamladı.
O eleştirse de yargı arkasında
Aziz Torun her ne kadar “eleştirilerde” bulunsa da yargı ondan tarafa işlemeye devam ediyor. İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, Torunlar Center’da 10 işçinin hayatını kaybettiği katliamla ilgili patronlar hakkında verilen takipsizlik kararına yapılan itirazları 6 Aralık’ta reddetti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan Torunlar iddianamesinde herhangi bir eksiklik bulmayan Sulh Ceza Hakimliği, Demokrasi İçin Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği gibi kurumlar tarafından yapılan tüm itirazları reddetti.
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında Aziz Torun, Yunus Emre Torun, Mehmet Torun ve diğer üst düzey yetkililer hakkında takipsizlik kararı verilmişti. Aynı iddianamede yaşanan katliamla ilgili TOKİ, Çalışma Bakanlığı ve diğer yetkili kurumlar hakkında da bir suçlamada bulunulmamıştı. İddianame aileler başta olmak üzere birçok kurum tarafından tepkiyle karşılanmıştı.