Halkın Mühendis Mimarları ve Devrimci İşçi Hareketi, Torunlar GYO’ ya peşkeş çekilen Ali Sami Yen Stadı’nın arazisi üzerinde yapılan rezidans inşaatında, 6 Eylül 2014 tarihinde işçileri taşıyan asansörün 33. kattan yere çakılarak, 10 işçinin katledilmesini. Aziz TORUN’UN Kandilli’deki yalısının önünde basın açıklaması yaparak protesto etti.
7 Aralık saat 13.00’de yapılan basın açıklamasında “TORUNLAR’DA YAŞANAN KAZA DEĞİL KATLİAM! KAN PARASI DEĞİL ADALET İSTİYORUZ, TORUNLAR’DAN HESAP SORACAĞIZ! MÜHENDİSİZ MİMARIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ! İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!” sloganları atıldı. 14 kişinin katıldığı açıklama yalının giriş duvarına kan şişelerinin atılmasıyla iradi olarak bitirildi.
Basın Açıklamasının Tam Metni;
6 Eylül 2014’te Mecidiyeköy’deki Torunlar Holding’e ait rezidans inşaatında yaşanan katliamın üzerinden 3 ayı aşkın zaman geçti. Hiçbir güvenlik önleminin alınmadığı, 10 işçinin hayatını kaybettiği katliamdan hemen sonra holding sahibi Aziz Torun; suçluların araştırılıp bulunmasının takipçisi olacaklarını söylemiş, iş güvenlik tedbirlerinin eksiksiz alındığını, denetimlerinin yapıldığını belirtmiş ve hatta katliamın gerçekleştiği asansörü 10 gün önce kendisinin bile kullandığını, bu katliamın bir sabotaj olabileceğini söylemişti. İlerleyen günlerde de aracı kişilerle katledilen işçilerin ailesine kan parası teklif etti.
Aziz Torun gibi katillere bu kadar pervasızca açıklamalar yapma, katledilenlerle alay etme, elini kolunu sallayarak gezme gücünü veren, AKP iktidarıdır. Bu gücü veren; kan parası için “vicdanlar dile geliyor” diyen AKP’nin çalışma ve sosyal güvenlik bakanıdır. Bu gücü veren; şantiyenin 24 saat çalışabilmesi için projeye “kamu yararınadır” onayı veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’dır, TOKİ’dir. Bu gücü veren; imar planına aykırı olarak başlayan, 9 Nisan’da Erdoğan Polat isimli işçinin asansörden düşerek katledilmesinden sonra hakkında durdurma kararı verilen inşaata sesini çıkarmayan ve yakın zamanda katliamın tüm sorumluları hakkında takipsizlik kararı veren faşist AKP’nin yargısıdır.
AKP’nin dün zengin ettiği, bugün de koruduğu Aziz Torun, Tayyip Erdoğan'ın İmam Hatip Lisesi'nden arkadaşıdır. Tayyip Erdoğan, eski okul arkadaşını gıda alanındaki yatırımlarla, TMSF ihaleleriyle ve özelleştirmelerle ihya etmiştir. AKP; seçim döneminde “yardım” adı altında dağıttığı makarna, un, şeker gibi temel gıda maddelerini Torunlar Gıda’dan almaktadır. Yakın zamanda inşaat, kağıt, konut ve avm yatırımlarına yönelen Torunlar Grubu’nun 2004’te 100 milyon dolar olan cirosu, 2014’te 270 milyon dolara fırlamıştır. Torunlar GYO, 2014’ün ilk 6 ayında, önceki yılın aynı dönemine göre %965 kar açıklamıştır.
Son 9 ayda 1414 işçinin iş cinayetlerinde katledildiği,
AKP’nin iktidar olduğu son 12 yılda 14712 işçinin iş cinayetlerinde katledildiği,
2014 yılında 300’e yakın inşaat işçisinin iş cinayetlerinde katledildiği,
Her gün 20 işçinin, her saat 1 işçinin iş cinayetlerinde katledildiği,
Her 100 iş kazasının 1’inde ölümün gerçekleştiği ülkemizde patronların daha çok sömürü ve kar hırsı işçilerin canını almaya devam ediyor. Biz bu sahneye daha önce de tanık olduk. Önceki katliamlarda olduğu gibi Torunlar’daki katliamda da emekçilerin katili; ceplerini daha fazla doldurmak, karlarını daha fazla büyütmek için emekçilerin canlarını hiçe sayıp önlem almayan; kanımızı döken, alın terimizi, evimizi, işimizi, sağlığımızı, hayatımızı, hayata dair her şeyimizi çalan Aziz Torun ve onun gibi kan emici patronlardır.
9 Nisan’da yine Torunlar’ın Mecidiyeköy’deki şantiyesinde 15. kattaki asansörden zemine çakılarak katledilen Erdoğan Polat’ın annesi Hazel Polat, oğlunun katili için şöyle demiştir:
“Aziz Torun Allahsız bir adammış. Hala parasını, şirketini savundu. Benim oğlum sepetle birlikte 15 kat aşağı düştü. Savcı olay yerine bile gitmedi. Oğlumun cenazesini bile kimin kaldırdığı belli değil. Bütün delilleri ortadan kaldırdılar, düştüğü anın görüntüsünü yok ettiler.”
Aziz Torun ve tüm kan emici patronların lüks içinde yaşadığı yalılar, onlarca kattan aşağı yere çakılan ve paramparça olan işçilerin cesetlerin üzerinde yükselirken; bizler ise analarımızın öfkesiyle, halkın adalet talebiyle günü geldiğinde teklif ettiğiniz o kan paralarını size yedirecek, yalılarınızı, rezidanslarınızı başınıza yıkacağız!