HDP, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik hakkında gensoru önergesi verdi. Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken tarafından verilen gensoru önergesinde, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda politika üretmesi gereken Çalışma Bakanlığı’nın ‘vurdumduymaz bir tavır sergilediği’ belirtilerek “Soma ve Ermenek’te işçi sağlığı ve can güvenliğinin tamamen gözardı edildiği gözler önüne serilmiştir. Emekçisine ölümü reva gören bu siyasal ve etik anlayışın, toplumsal adalet açısından ne denli sakıncalı olduğu gerçeği yaşadığımız bu facialarla bir kez daha ortaya çıkmıştır” denildi.
Yapılması gerekenleri yapmış (!)
Gensoru önergesinin meclis gündemine alınması AKP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Kendisi ile ilgili eleştirilere yanıt veren Çalışma Bakanı Faruk Çelik ise ‘vurdumduymazlık’ olmadığını, konu ile ilgili gereken herşeyi yaptıklarını iddia etti. Çelik şöyle konuştu:
“Mevzuat açısında vurdumduymazlık oldu mu, yoksa yapılması gerekenleri yaptık mı? Mevzuat açısında ILO 150, 161, 187, 176 sözleşmeleri bizim hükümetlerimiz döneminde onaylandı. 91 yıllık cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez iş sağlığı yasasını yaptık. Yasa çıkarmakla kalmadık 36 yönetmelik yayınladık. Türkiye’de olmayan 83 bin iş güvenliği uzmanı sertifikalandırıldı. Farkındalık için 33 ilde iş sağlığı güvenliği eğitimleri yapıldı. İş sağlığı güvenliği mevzuatımızı yürürlüğe koyduk. İş sağlığı düzenlemesi AB mevzuatı çerçevesinde yapıldı. AB ilerleme raporlarında, mevzuat açısından en ufak tenkit yapılmamıştır. AB direktifi üst normlardır. Çok detaylıdır. İLO ise genel normlardır. AB ile ilgili yapılan düzenleme İLO’yu da kapsama aldığı için diğer düzenlemelerin bir anlamı da kalmamaktadır. Demek ki mevzuat açısından bir sıkıntı yok. Bu konuda ilgili köklü çalışmaları bizim dönemimizde yaptık. Yaşam odasına ilişkin AB ve İLO normlarında düzenleme yok. ‘Denetimler yapılmıyor’ haksız bir değerlendirme. 2010’dan beri yer altında her kömür ocağı en az iki defa teftiş ediliyor. 12 yıl içerisinde 252 bin teftiş yapıldı. 130 trilyon lira ceza uygulanmıştır. 12 yılda 4 bin 26 durdurma kararı verildi. 2014’te toplam 968 teftiş yapıldı. 493’üne idari cezası, 202 maden ocağına durdurma cezası uygulandı. 106’sı kömür madenleri. 2014 yılında 3 bin 123 inşaat teftişi yapıldı, 2 bin 230 iş yerine ceza yazıldı, 1803 inşaat durduruldu.
Suçu yine işçiye attı
Sözlerinin devamında, iş güvenliği sorununun ‘çok kazanma hırsı ve üretim zorlaması’ nedeniyle yaşandığını itiraf eden Bakan Çelik, “işçinin duyarlı olması lazım” diyerek sorumluluğu işçinin omuzlarına yükledi. Kaçak ocakta katledilen işçi için “madenci diyemeyiz” ifadelerini kullanan Çelik, madenlerde taşeron uygulamasını kaldıracaklarını iddia etti. Çelik şunları ifade etti.
“Temel sorun iş güvenliği ile ilgili farkındalık sorunu var, güvenlik tüzüğünün uygulanmasının eksikliği, mevzuatının içselleştirilememesi, ‘cezamı öderim yoluma giderim’ anlayışı, çok kazanma hırsı ve üretim zorlamasıdır. Eğer kazanma hırsını öne alıyorsunuz, üretim zorlamasını yapıyorsanız, tabi ki iş sağlığı güvenliği ikinci üçüncü sırada kalacaktır. İşverenlerimizin pozisyonu çok sıkıntılı. Tabi ki işçimizin de duyarlı olması lazım. Can güvenliğini hiçe sayan, ‘Bana bir şey olmaz’ anlayışında çalışma olmaz. Edirne’de ocak kapalı, işçi baba oğul ocağa giriyorlar ve üretim yapıyorlar. Müfettişlerimiz bir avuç dolusu da sigara buluyorlar. Metan parlaması meydana geliyor. Bu yaklaşım, sağlıklı bir yaklaşım değil. Biz yasada işçiye çalışmama hakkını verdik; ama işçi çalışmaması gereken ocakta çalışıyorsa düşünmemiz gerekiyor. Kapalı mühürlü ocak. Ekmek parası eyvallah; ama mühürlü ocak. Pazar günü Zonguldak’ta işçimiz hayatını kaybetti, yine kaçak bir ocakta. Biz buna madenci diyemeyiz. Bu madencilik falan değil. Taşeronla ilgili düzenlemeyi çıkarttık. Söz verdiğimizi yaptık. Bundan sonra taşeronda keyfilik yok. Nerede asıl iş, hizmet alımı var o netleşti. Madenlerde taşeron uygulamasını kaldırıyoruz.”