Sözümona iş cinayetlerini önlemek için Meclis'e getirilen son Torba Yasa Tasarısı da kuşa çevriliyor

İş cinayetleriyle dünya rekorları kıran Türkiye'de, kitlesel işçi katliamlarına karşı oluşan toplumsal tepkinin basıncıyla ardı ardına Meclis'e getirilen Torba Yasa'ların başına gelenlerin kendisi bile bu cinayetlerin ekonomi politiğini, sınıfsal özünü tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor: Patron için işçi değil işgücü vardır. O da herhangi bir makineden farkı olmayan hatta makineden bile değersiz bir metadır!
 
Soma Katliamı'ndan hemen sonra maden işçilerine "büyük" vaatlerde bulunarak hazırlanan Torba, yaklaşık 40 günlük Meclis serüveninden sonra adeta kuşa çevrilmiş, hatta patronların güvenlik için altına girecekleri ek maliyetlerin telafisi için çeşitli kıyaklar devreye sokulmuştu. En önemlisi de sürüncemede kalan bu süreçte yaratılan beklenti haliyle, toplumsal tepki törpülenmişti.
 
Sonra nihayet yasalaşan o Torba'ya, maliyeti en fazla 200 bin dolar olan yaşam odaları bile girememiş, gece mesaileri, maden işçisine verilen ücret vaatleriyse unutuluvermişti! Fakat maden patronları yapılan kısmi düzenlemeleri bile üretim araçlarına sahip olma güçlerini devreye sokarak binlerce işçinin kıyımına gittikleri bir çeşit "şantaj" tutumu devreye sokmuşlardı.
 
Bu tutumlarla Ermenek gibi kitlesel bir işçi katliamına duyulan tepkiler iç içe geçerken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik bozuk bir saatin günde iki kereye doğruyu göstermesi misali "madenleri kapatmak istediğimizde hatırlı kişilerden baskı görüyoruz" deyivermişti. Burjuvazinin kendi siyasal temsilcilerine çektiği ayarın çıplak ifadesi olan bu sözler, şimdi Meclis'e getirilen son Torba için de sözkonusu olacak ki ilkinin başına gelen bunun da başına geliyor.
 
Güvenlik önlemleri almayan patronlara çeşitli cezaların uygulanması, alanlarınsa sanki lütfetmişler gibi ödüllendirilmesini içeren,  işçiyi güvenlik önlemlerinin asli sorumlusu kılan son Torba, Meclis'te kalış süresi uzadıkça, sınıfa dönük ek saldırılar ve patronlara dönük ek kıyaklarla giderek şekil değiştiriyor.
 
Hürriyet'ten Hacer Boyacı'nın haberine göre, Torba, Meclis'e getirilirken maden sektöründe yaşanan ölümlü iş kazasında kusuru olduğu yargı kararı ile kesinleşen patronlar için öngörülen 2 yıl ihale yasağı, şimdi yeni önergelerle esnetiliyor. AKP'li milletvekillerinin komisyona sunduğu önergeyle bu, “kusuru oranında iki yıla kadar” olarak değiştirilecek. Böylece 2 yılın altında da ceza verilmesine olanak sağlanacak.
 
Yapılan denetim sonucunda işin durdurulmasını gerektiren bir durum tespit edilirse uygulanması öngörülen idari para cezası da tasarıdan çıkarılacak.
 
Ayrıca maden ve yapı işyerlerinde cezaların yüzde 300 oranında artırılarak uygulanması düzenlemesinden vazgeçilecek.
 
250’den daha fazla çalışanı bulunan işyerlerinde, para cezalarının katlanarak artırılması düzenlemesinin de tasarıdan çıkarılması planlanıyor.

Çalışanlarına standartlara uygun ve CE belgeli kişisel koruyucu donanım temin etmeyen işyerlerine tasarıda, çalışan başına aylık 1000 TL ceza verilmesi düzenlemesi bulunuyordu. Ancak verilecek önergeyle söz konusu ceza çalışan başına 500 TL’ye çekilecek.
 
Kaza olmadığı için teşvik alan işyerlerinde, bu süreçte yaşanan iş kazasını bildirmemenin cezası da yumuşatılacak. Tasarıda böyle bir durumda hem teşvikten men edilme, hem de idari para cezası uygulanması öngörülüyordu. Ancak önergeyle idari para cezasından vazgeçilmesi, sadece teşvikten 5 yıl süreyle yasaklama kararının yasa maddesine dönüştürülmesi hedefleniyor. Bu düzenlemenin gerekçesi de, “İki ayrı yaptırım yerine teşvikten yararlanmama yaptırımı yeterli olacaktır” olarak belirtiliyor.