OSTİM ve İvedik patlamaları davasının ikinci duruşmasında patlayan tüplerin üretiminin yapıldığı Asgazsan Firması’nda teknik sorumlu bulunmadığı anlaşıldı. Teknik anlamda sorumlu olan kimya mühendislerinin ise satış pazarlamada çalıştığı ve şirkette pazarlama eğitimi aldıkları söylendi. Mahkemede dinlenen tanıklar ise Özkanlar’da patlayan tüplerin mavi oksijen tüpleri olduğunu, fakat tüpün içinde oksijen olmadığını kaydetti. Dava, ifadesi alınmayan tanıkların dinlenmesi için 22 Kasım 2011 tarihine ertelendi.
OSTİM ve İvedik OSB’de 3 Şubat 2011 tarihinde meydana gelen ve 20 kişinin öldüğü patlamalarla ilgili 9 kişinin yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, tutuklu sanıklar Ersoylar Firması’nın sahibi Kasım Ersoy, Asgazsan şirketinin genel müdürü Bahadır Esenlik ile sorumlu müdür Burhan Koç hazır bulundu. Patlamalarda ölen kişilerin aileleri ve yakınları da davayı izledi.
‘Tüp firmasının denetimi yok’
Duruşmada, ilk duruşmada dinlenmeyen Asgazsan şirketinin genel müdürü Bahadır Esenlik’in ifadesi alındı. Esenlik ifadesinde, kendisinin idari işlerden sorumlu olduğunu, kimya mühendisi olduğu halde işyerinde teknik eğitim almadığını belirtti. Firmada kendileri dışında kimya mühendisinin ve teknik sorumlunun olmadığını kaydeden Esenlik, Ersoylar firmasına asetilen dolum üretimi yaptıklarını belirtti. Esenlik, patlamadan sonra 12’lik tüplerden oluşan 13 grup tüpün firmadan götürülerek boşaltıldığını kaydetti. Boşaltılan 12’si mavi, bir tanesi yeşil renkteki tüplerin daha sonra dıştan kırmızıya boyandığına dikkat çeken Esenlik, kendisinin ise bu sırada izinli olduğunu belirtti.
Oksijen yerine doğalgaz
Esenlik ayrıca, işyerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından herhangi bir kontrol yapılmadığını da itiraf etti. Esenlik, “teknik yönden sorumlu ben değildim” diyerek, suçsuz olduğunu iddia etti. Esenlik’in ardından tanıklar dinlendi. Özkanlar şirketinde çalışan tanıklar, satın alınan tüplere oksijen yerine doğalgaz konulduğunu beyan ettiler. Tanıklardan Fimak Optik’te çalışan Selami Seyfali kendilerinin de tüpleri Ersoylar Firması’nda aldıklarını ve patlamadan sonraki Pazar günü tüpleri kullanmak istediklerinde bir tehlike hissettiklerini anlattı. Oksijen tüpü diye alınan ve takılan tüplerin içinde oksijen olmadığını ve firmanın tüpleri değiştirdiğini belirten Seyfali, tüplerin kullanımı konusunda bir kendilerine eğitim verilmediğine de dikkat çekti.
Dava, ifadesi alınmayan tanıkların dinlenmesi için 22 Kasım 2011 tarihine ertelendi.
‘Tüm sorumlular yargılansın’
Mahkeme öncesinde patlamada çocuğunu, kardeşini, ablasını, abisini, babasını kaybeden yakınlar, davanın takipçisi olacaklarını bir kez daha Adliye önünde ifade ettiler. Patlamada ölen Dursan Kavak’ın ablası Sibel Kavak, “adalet istiyoruz” diyen aileler adına konuştu. Türkiye’nin dört bir köşesinden iş kazaları haberlerinin gelmeye devam ettiğine dikkat çeken Kavak, aynı acıların bir daha yaşanmaması için olayın tüm sorumlularının yargılanmasını istedi.
İlk duruşmada itiraf gelmişti
İlk duruşmada patlama yaşanan işyerlerine tüpleri dağıtan şirket çalışanlarından itiraf gibi açıklamalar gelmiş, 3 kişinin tutukluluk haline devam kararı verilmişti. Duruşmada bilirkişi raporunda suçlu bulunan tüp firması Ersoylar ve patlamanın olduğu Metsan şirketi yöneticilerinin de ifadesi alınmıştı. Duruşmada, patlayan oksijen tüplerine doğalgaz doldurulduğu ve patlama sonrasında da doğalgaz dolu olan tüplerin boşaltıldığı itiraf edilmişti.