(12) Başbakanlık grev ertelemenin gerekçesini açıkladı: Milli güvenlik dedikleri patronların çıkarıymış

Başbakanlık, Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçinin grev hakkını “milli güvenlik” gerekçesiyle gasp etmesini 'ekonomik' gerekçelerle savundu. Birleşik Metal-İş’in grev erteleme kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay 10. Daire Başkanlığı’na açtığı davada savunmasını sunan Başbakanlık, “ekonomik menfaatlerin korunmasının da milli güvenliği ilgilendirdiğini, söz konusu grevin ‘milli ekonomiyi’ zarara uğratacağını, dolayısıyla milli güvenliğin doğrudan bozulmasına yol açacağını” iddia etti.

Başbakanlığın savunma yazısında kullanılan ifadeler, ‘milli ekonomi’ ile kast edilenin ‘patronların ve şirketlerin ekonomisi’ olduğunu ortaya koyarken, yazıda grevdeki işçilerle dayanışmak için yurt çapında düzenlenen eylemler de suç olarak gösterildi. Yazıda, grevin hem savunma sanayiini ve TSK’yi zor duruma düşüreceği, hem de düzenlenen destek eylemleri nedeniyle ‘iç güvenliği’ tehdit edeceği öne sürüldü.

Başbakanlığın gönderdiği yazıda özetle şöyle denildi: “Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenen grevin, doğrudan ve dolaylı etkilenecek işletmelere vereceği maddi zararların yanı sıra, özellikle ‘milli ekonomiye zarar vermesi’; Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, Emniyet Genel Müdürlüğü’nü, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nı ve çeşitli firmaları olumsuz etkilemesi, ayrıca ‘olası provokasyonlar nedeniyle iç güvenlik bakımından tehdit ve risklerin ortaya çıkmasına neden olabileceği’ gerekçeleriyle milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu tartışmasızdır.”

‘MİLLİ EKONOMİ ZARARA UĞRAR'
Başbakanlığın savunmasında; İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, Milli Savunma Bakanlığı’nın, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nin ve Ekonomi Bakanlığı’nın görüş yazılarına da yer verildi.

Milli Güvenlik Kurulu’nun görüş yazısında, “ertelenen grevin yapıldığı işyerlerinde üretilen malzemelerden kayda değer bir kısmının başta TSK olmak üzere güvenlik, istihbarat ve savunma sanayi kuruluşlarımızın ihtiyacının olduğunun bilindiği, bu ürünlerin üretiminde ortaya çıkacak bir aksamanın “savunma ve güvenlik alanlarında ciddi zaafiyete yol açabileceği” öne sürüldü. Yazıda, metal sektörünün ülke ekonomisinin bütününü etkileyecek ana sektörlerden biri olduğu belirtilerek “ülkenin ve bölgenin içinde bulunduğu konjonktürel durum da dikkate alındığında grevin milli ekonomiyi zarara uğratacağı, dolayısıyla milli güvenliğin doğrudan bozulmasına yol açacak nitelik taşıdığı” savunuldu.

‘TOPLUMSAL HAREKETLİLİK ARTAR’
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nden gönderilen görüş yazısında ise, grevin öncesinde ve grev erteleme kararının ardından pek çok ilde işçilerle dayanışmak amacıyla düzenlenen eylem ve etkinlikler ‘suç’muş gibi gösterildi. Bu süreçte toplam 107 eylem ve etkinliğin düzenlendiğine, 21 kişinin gözaltına alındığına dikkat çekilen yazıda, “Bu eylem ve etkinliklerden de anlaşılabileceği gibi, grevin konuyla doğrudan ilgisi olmayan bazı sivil toplum örgütlerince provoke amaçlı eylemlere kaynak teşkil edecek şekilde suiistimal edilebildiği, yaklaşan seçimlerin güvenliğini sekteye uğratarak kaotik ortam oluşturmak isteyen bazı kişi ya da gruplarca toplumsal hareketliliği artırmak için kullanılabileceği” belirtildi.