OSTİM-Batıkent İşçi Birliği'nden söyleşi

OSTİM-Batıkent İşçi Birliği 28 Mart günü “İşçi ölümlerine 'Dur' de!” başlığıyla bir söyleşi gerçekleştirdi. Etkinlik ve çalışmaları işçi sağlığı ve güvenliği önemlerinin alınması, denetimlerin patronun maaşlı çalışanları tarafından değil, bağımsız kuruluşlarca yapılması, taşeron ve güvencesiz çalışmanın kaldırılması, denetleme mekanizmalarında işçilerin yeralması talepleri çerçevesinde örgütlendi. OSTİM Metro çıkışında sabah ve akşam işçilerin giriş-çıkış saatlerinde gerçekleştirilen bildiri dağıtımlarıyla ve atölye atölye gezilerek işçiler söyleşiye çağırıldı. Ayrıca OSTİM sokaklarına ve metro çıkışına yapılan afişlerle söylesinin duyurusu yapıldı.

Cumartesi günü Soder Kafe'de gerçekleştirilen söylesi giriş konuşmasıyla açılmış oldu. Konuşmada Soma'da, Ermenek'te, Torunlar İnşaat'ta yaşanan toplu ölümlerle işçi katliamları gündeme gelirken aslında dünyada ve Türkiye'de bu sorunun uzun yıllardan beri devam ettiği ifade edildi. Türkiye'nin geçmiş yıllarda Tuzla tersanelerinde yaşanan işçi ölümleriyle gündemde olduğu, madenlerden fabrikalara, inşaatlardan mevsimlik tarım işçilerine kadar her sektörde işçi ölümlerinin yaşandığı vurgulandı. OSTİM ve İvedik'te son 4 yılda 4 ayrı patlamanın gerçekleştiği belirtilerek, yaşanan bu cinayetlerde sorumluların cezalandırılmak yerine ödüllendirildiği ifade edildi ve durumun işçi ölümlerine davetiye çıkarttığının altı çizildi.

Fazla maliyet gerekçesiyle önlemlerin alınmamasının, denetimlerin göstermelik olarak yapılmasının, fazla çalışma sürelerinin, taşeron ve güvencesiz çalışmanın işçi ölümlerini arttırdığı belirtildi.

İş cinayetlerine karşı bir takım eylemler gerçekleştirilse de bunların sorunu ortadan kaldırmak için yeterli olmadığı ve işçi ölümlerinin yaşanmaya devam ettiği belirtildi. Bu eylemli süreçlerin anlamlı olmakla beraber, sorunun asıl kaynağı olan kapitalist sistem ortadan kalkmadıkça işçi ölümlerinin yaşanmaya devam edeceği belirtildi.

Sömürü üzerine kurulu kapitalist sistemde işçi sağlığı ve güvenliği yerine “iş güvenliği” söyleminin kullanılmasının sermaye için asıl önemli olanın ne olduğunu anlatmaya yettiği belirtildi. Bu söylemin ardında üretim süreci içerisinde yer alan işçinin değil yapılan işin güvenliğinin alınmasının ön planda olduğu ifade edildi.

Kamuoyunda yankı bulan her toplu işçi ölümünün ardından sermaye sözcüsü başbakan ya da bakanların çıkıp “bu işin fıtratında ölüm var”, “iş kazası” ya da “kader” gibi söylemleri kullanmalarının işçi cinayetlerini meşrulaştırma ve olağanlaştırma çabası olduğu, yaşanan ölümlerin göz göre göre ve alınmayan basit önlemler sonucunda olmasından dolayı bunların açıkça işlenen bir cinayet olduğu belirtildi.

Sorunun ortadan kaldırılması için işçi sınıfının örgütlenmesi ve buna karşı kararlı bir mücadelenin yürütülmesi gerektiği belirtilerek, bu sistem içerisinde kazanımlar elde edilse de bunların bir güvencesinin olmadığı, asıl olanın kapitalizmin ortadan kaldırılması olduğu ortaya konuldu.

Sunumun ardından söyleşiye katılan OSTİM ve belediye işçileri söz alarak düşüncelerini ifade etti.