Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde okuyan Çalışma Ekonomisi öğrencileri, dersleri kapsamında Soma'ya giderek saha çalışması yaptılar. Soma bölgesi ve halkın durumunu çeşitli yönleriyle ele alan öğrenciler, hazırladıkları ortak raporun sonuçlarını Mülkiyeliler Birliği'nde düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladılar.
Bölgenin sosyo-ekonomik durumunu ilişkin inceleme yapan Çalışma Ekonımisi öğrencisi Vahit Yılmaz, maden işçilerinin akrabalarının ölümleriyle tanıştırıldıklarına dikkat çekerek “Hangi İsmail diye soruluyor. Verilen cevap; 'Amcası, dayısı madende ölen İsmail' deniyor” dedi.
Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanı Erdal Eren, öğrencilerin Soma'ya giderek ciddi bir saha çalışması yaptıklarını söyledi. Bu raporu açıklamalarıyla birlikte öğrencilerin ilk kez mezunlarla deneyimlerini paylaştıklarını kaydeden Eren, bu rapor aracılığıyla basından öğrenemediği bir çok bilgiyi gençlerden öğrendiğini kaydetti. Eren, Soma katliamı konusunda sadece duygusal olarak değil, akademik çalışmalarla da konunun peşinde olacaklarını ifade etti.
ARAŞTIRMACILAR 'EYLEMCİ' DİYE KARAKOLA GÖRTÜRÜLDÜ
Araştırma Görevlisi Özge Kantaş da yaşanan acıların bireysel alana çekilerek değiştirilemeyeceğini ve bunun için öğrencileriyle birlikte Soma'ya gittiklerini söyledi. Araştırma boyunca yaklaşık 40 farklı kurumla görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Kantaş, Soma'lıların acıların dokundurtmamaların söz konusu olmadığını ve hala “Türkiye bizi unutmadı değil mi” diye sorduklarını aktardı. Soma'da işçilerin ancak 301 kişi öldüklerinde gündeme gelebildiklerini belirten Kantaş, daha öncesinde de madende çeşitli iş cinayetlerinin gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Daha önceki kazalarda sakat kalan, tazminat alamayan ve yeni bir işe de girememiş madencilerle karşılaştıklarını dile getiren Kantaş, araştırma sırasında yaşadıkları sorunlara da değindi. Kimi zaman kendilerinin başkasını ararken, kimi zaman ise kendilerinin görüşmeye davet edildiklerini belirten Kantaş, “Eylem mi yapacaksınız” denilerek karakola bile götürüldüklerini söyledi.
'HANİ AMCASI ÖLEN İSMAİL'
Soma'da ekonomik yapıya ilişkin araştırmalarıyla rapora katkı sunan Vahit Yılmaz, katliamın bir yıl sonrasına ilişkin de çarpıcı bir tablo çizdi. Tütün yasaları ve hayvancılığın gelişmemesiyle son 15 yılda madenin bölgedeki tek çare haline getirildiğine dikkat çeken Yılmaz, bölge halkının ölümü nasıl kaıksadığını anlattı. Balıkesir'de bir köyün adının “Maden mezarlığı” olduğunu söyleyen Yılmaz, halk arasında köyün isminin nereden geldiğinin dahi merak edilmediğini ifade etti. Derslerde insanların birbirlerini meslekleri üzerinden tanımladıklarını ancak orada böyle olmadığını anlatan Yılmaz, “Birini kerestecinin oğlu diye tanıtmıyorlar. İsmail'in oğlunun düğünü var denince, hangi İsmail diye soruluyor. Verilen cevap; 'Amcası, dayısı madende ölen İsmail' deniyor” diye konuştu.
Öğrencilerin hazırladıkları raporda, bölgede emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin de detaylı bilgiler yer aldı. İşçilerin yanında olmamasıyla eleştirilen Maden-İş Sendikası'nınşehirdeki her alanda tahakküm kurduğu, yaşamını itibaren işçilerin eşlerinin çalışarak ailelerine nasıl baktıkları, tarımın nasıl bitirilerek halkın tek geçim kaynağının maden haline getirildiği de öğrencilerin işlediği konular arasında yer aldı.