(15) Soluksuzdum. Şimdi ölüyüm!

THY Teknik Hangarı’nda çalışırken, bakımını yaptığı THY’nin Boeing B777’nin flapları arasında sıkışan, kaldırıldığı hastanede ölen, teknisyen işçi kardeşimiz Tugrul Tuna Beken’i yitirdik. Bugün de uğurladık. İşçi kardeşimiz Tuğrul’u yitirmemizin hemen ardından, yine Atatürk Havalimanı’nda Turkish Ground Services (TGS) işçisi Nihat Çelik, bagaj yüklemesi sırasında çekici traktör ve bagaj konteyneri (AKH) arasında sıkıştı. Hastaneye kaldırılan işçi kardeşimiz Nihat’ın durumu iyi; herhangi bir kırığı bulunmuyor...
 
Biz ürettik, biz onardık: Bizim kellemizi aldı!
 
Tuğrul’un çalıştığı THY’nin Boeing 777 tipi uçağının bir an önce sefere verilmesi gerekiyordu. Çünkü peşine bir başka uçak gelecekti, o gidecek bir başkası. Bir solukluk zaman dahi yoktu! Aynı yerde tıpkı olun gibi soluksuz sınıf kardeşleri, Tuğrul’umuzun gelişkin iş disiplinini, özenini anlatıyorlar. Ancak o gün, tümden soluksuzdu: O eğitimden koşarak çalışmaya gelirken, sermayenin Boeinglerinin ihtiyacı olan emek yoğunluğu, emek şiddeti, emek zaman terörünü bırakalım sınıf kardeşimiz Tuğrul’u, kimse karşılayamazdı. Ha bugün ha yarın… Sermayenin flapları, asla Tuğrulumuzu bekleyemezdi; beklemedi de: Tuğrul’un başını aldı.
İnsan yiyerek sermaye biriktiren toplum
Birer birer, onar onar, yüzer yüzer, biner biner öldüğümüz canavarlaşan bir toplum içinde yaşıyoruz. İnşaatlardan sapır sapır dökülüyoruz, gemi inşaatları içinde patlamalarla yanıyoruz, madenlerin dipsiz kuyularında yüzlercemiz birden kömürleşiyoruz
 
Soma’yı unutmadık!
 
Önceki gün Soma’daydık on binlerle. Soma’da katledilen canlarımızı omuzlayıp eylemdeydik. İş kazası değil, iş cinayeti demek için oradaydık. Tugrul Tuna Beken’in haberini aldık. Soma’daydık omuzlarımızda maden işçileri, demiryolu işçileri, inşaat işçileri, tersane işçileri, havaalanı işçileri…
Çünkü Soma’yı unutmamak demek, iş cinayetlerini durdurmak demektir! Her gün yeni bir ölüm haberiyle içimiz yansa da, yasımızı isyana, yasımızı ölümleri durdurmaya dönüştürmek demektir. Yetmez! Dahası: Omuzlarımızda binlerce ölümüz; MESS’i, Renault’u, Tofaş’ı vb. dünya çapında bilimum emperyalist kapitalist metal tekellerini, Türk Metal’i, Türk İş’i, valisi, polisi, jandarması, Anayasa’sı, meclisi, hükümeti vb, hepsini karşısında safa dizip hepsiyle bir bütün olarak savaşan metal işçilerinin yanındayız: Omuz omuza, yumruk yumruğa!

Özgürleşmek istiyoruz
 
İşçi kardeşimiz Tuğrul Tuna Beken’i de bağrımıza basıyoruz.
Çalışmanın geçimlik yaşam zorunluluğu ile ölmek arasında sallandırıldığı bu korkunç yaşantımızdan, birlikte mücadele ederek özgürleşmek istiyoruz.