Soma’da yapılan mitingten sonra inşaat işçileri olarak Renault’daki büyük direnişi gözlemlemek için yola çıktık. İlk durağımız, Bursa’ya yetmiş kilometre uzaklıktaki Nestle Fabrikası oldu. 320 gündür direnmekte olan işçileri selamladık.
Nestle direnişi
İşçiler bizi direniş çadırında karşıladılar. İnşaat-İş Sendikası’ndan geldiğimizi söyleyip sohbete başladık. İşten çıkarılış nedenleri, nasıl direndikleri ve nasıl örgütlendikleri üzerine sohbet ettik. Tofaş, Renault direnişleri üzerine konuştuk. Kendi direnişlerinin Tofaş’a ışık tuttuğunu, işçi sınıfına bir kazanım olarak yazıldığını söyledim. Nestle işçisi, “Mahkeme kararıyla tazminat hakkımız alındı, fakat işten atılan yirmi bir işçi işe halen alınmadı. Yarın işe alınmamız için bir basın açıklaması yaparak eylem rotamızı belirleyeceğiz” dedi.
Önümüzdeki süreçte de Tek Gıda-İş Sendikası ile hareket edeceklerini, Öz Gıda-İş ile bağlarını kopartacaklarını söyledi. “Çünkü Öz Gıda-İş, bizim hakkımızı savunmadığı gibi patronları koruyor. Mücadelemizi baltalamaya çalışıyorlar. İşten atılan yirmi bir işçi için hiçbir şey yapmadılar. Biz direnişimizi büyüterek gidiyoruz geçen hafta açlık grevine girdik. Açlık grevinden sonra Avrupa’daki çeşitli sendikalarla yaptıkları görüşmede patronların işi çözmek istediklerine dair sinyaller aldık. Patronlar asıl olarak sadece sekiz kişiyi işe almak istediklerini gerisini almak istemediklerini belirttiler. Biz bu şekildeki çözümü istemiyoruz. Yirmi bir işçi işe alınıncaya kadar eylemimizi devam ettireceğiz” diye belirtti. Nestle direnişinden sonra Renault direnişine geçtik.
Renault direnişi
Fabrikanın önüne geldiğimizde, işçilerin aileleri de direnişe desteğe gelmişlerdi. İşçilerle yaptığımız sohbette, Türk Metal’e kesinlikle güvenmediklerini, kendi güçlerine güvendiklerini söylediler. Kendi aralarında komite oluşturarak ve komite kararıyla hareket ettiklerini belirtiler. Bizden yarım saat sonra Coşkunöz işçileri desteğe geldi. Karşılıklı “Ölmek var dönmek yok!”, “Direne direne kazanacağız!” sloganları atıldı.
“Taleplerimiz kabul edilinceye kadar direnişimiz kesinlikle devam edecek. Türk Metal bizi sahiplenmeyip sattı, bu sendikayı fabrikadan tamamen sileceğiz. Böyle bir sendika istemiyoruz, onu devre dışı bıraktık” diyor işçiler. Basına güvenmediklerini onun için röportaj vermediklerini, kendi güçlerine güvendiklerini söylediler.
Tofaş direnişi
Saat 24:00 gibi Tofaş’a geçtik. “Türk Metal Sendikası’na karşıyız ve Bosch’daki sözleşmenin aynısını istediğimiz için direnişe geçtik” diyor işçiler. Renault işçileriyle ortak hareket ettiklerini söylediler. Vardiya’daki işçiler bahçede, diğer işçiler ise dışarda bekliyorlardı. Patron direnişi kırmak için işçileri tek tek çağırarak ikna etmeye çalışmış direnişi kırma girişimine karşı işçiler sert tavırlar alıyorlar.
Saat 01:00’de Mako işçileri direnişe desteğe geldiler. Kendileri de pazartesi günü direnişe geçeceklerini belirttiler. İşçiler aynı zamanda kendilerine destek veren, Valeo Delphi işçilerinin de yakın zamanda aynı taleplerle direnişe geçeceğini açıkladılar.
Direnişteki işçilerle sohbetimizde, şu an varolan sendikaların patronların hakkını koruduklarını ve işçi haklarını hiçbir zaman savunmadıklarına değindim. Sohbetimizde, İnşaat-İş Sendikası’nın nasıl kurulduğunu asıl işlevinin ne olduğunu sendikal bürokrasiye karşı olduğunu karşılıklı anlatmaya çalıştım. Kendilerinin de asıl böyle bir sendika olmasını savunduklarını söylediler. Bu tarz bir sendikanın oluşması için kendilerinin de önümüzdeki süreçte bir girişim yapacaklarını söylediler.