(17) Sağlık emekçileri şiddete karşı isyanda: “Katil kim, biliyoruz”

Op. Dr. Kamil Furtun’un Samsun’da görev yaptığı Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi’nde silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirmesinin ardından sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin vardığı noktanın kabul edilemez olduğunu söyleyen sağlık meslek örgütleri, sadece katilin değil, azmettiricilerin de bulunmasını isteyerek iş bıraktı.

İş bırakma eylemi kapsamında tüm sağlık çalışanları sabah 09.00’dan itibaren hastane ve sağlık merkezlerinin önünde bir araya gelmeye başladı. İş bırakma eylemleri Ankara’da Sağlık Bakanlığı’na, pek çok kentte ise il sağlık müdürlüklerine yapılan yürüyüşlerle sürdü.

Sağlıkta şiddetin kurbanı olan Dr. Ersin Arslan ve Melike Erdem’den sonra Dr. Kamil Furtun’un da görevi başında öldürülmesi üzerine sağlık emekçileri “sağlıkta dönüşüm ölüm demektir” sloganları ile yürüdü.
 
 
 
Ankara

İbn-i Sina Hastanesi Başhekimliği önünde ‘Sağlıkta Şiddet’ konulu bir forum gerçekleştiren sağlık emekçileri, daha sonra Numune Hastanesi önünde toplanarak Sağlık Bakanlığı önüne yürüdü.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Ankara Tabip Odası (ATO), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Dev Sağlık-İş, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Türk Dişhekimleri Birliği, Türkiye Psikiyatri Derneği, Türk Sağlık-Sen gibi birçok sağlık meslek örgütü ve sendikanın katıldığı eylemde emekçiler siyah kıyafetler ve siyah önlükler giyerek yürüdü. Acil servis görevlisi sağlık emekçileri de ambulanslarla siren çalarak eyleme destek verdi. “Sağlıkta dönüşüm ölüm demektir”, “AKP sağlığa zararlıdır”, “Kamil’in katili AKP’nin düzeni” sloganlarının atıldığı yürüyüşte sağlık çalışanlarına yönelik şiddet sonucu katledilen emekçilerin resimleri taşındı.

‘Azmettirenler ve önlem almayanlar da sorumludur’

Sağlık Bakanlığı önüne gelinmesinin ardından kurumlar adına ortak açıklamayı Ankara Tabip Odası Başkanı Çetin Atasoy okudu. Sağlık Bakanlığı’nı defalarca uyardıklarını söyleyen Atasoy şöyle konuştu:

Öfkeliyiz. Sadece katiller değil, azmettirenler ve önlem almayanlar da bu cinayetten sorumludur. Sağlıktaki şiddetten bu cinayetten sorumlu olanlar, ‘Doktor efendi dönemi bitti’ diyenlerdir. ‘Doktorların eli hastaların cebinde’, ‘Doktor efendi mani peşinde’ deyip miting meydanlarında vatandaşa sağlıkçıları yuhalatanlardır. Daha fazla kar hırsıyla sağlıkçıları zorla, tehditle ölesiye çalıştıran, sermaye sahiplerine sağlık alanını çekici kılabilmek için insanları hasta etme garantisi veren, sağlığı öncelemek yetine hastalığı önceleyen bir yandan da hekimleri sağlıkçıları her fırsatta kötüleyen, ‘paragöz, tembel’ diyenler, SABİM’le terör estirenlerdir. Sadece katilin değil, azmettiricilerin de bulunmasını istiyoruz.

Müezzinoğlu’ndan hekimlere: ‘Görüşmek istiyorsanız Bursa’ya gelin’

TTB Merkez Konsey Başkanı Dr. Bayazıt İlhan da Sağlık Bakanlığı yetkililerine ve Bakan Mehmet Müezzinoğlu’ya seslenerek “Kamil ağabeyimize ne oldu? Kalp krizi mi geçirdi, eceliyle mi öldü? Sabah hastane önlerinde 15 dakika anma yaparak bu şiddetin son bulacağını mı zannediyorsunuz?” dedi. TTB olarak Sağlık Bakanı ile görüşme talebinde bulunduklarını anlatan İlhan, Bakan Müezzinoğlu’nın “Şu anda seçim bölgemdeyim, Bursa’dayım. Gelirseniz Bursa’da görüşebiliriz” dediğini aktardı. İlhan sağlık çalışanlarının can güvenliği istediğini ifade etti.

‘Cinayetin sorumlularına oy vermeyeceğiz’

SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden de cinayetteki AKP sorumluluğuna dikkat çekti. Müezzinoğlu’nun TTB’ye yanıtına da değinen Erden, “Seçim alanlarında, öldürülen sağlık emekçilerinden, alınan katkı paylarından bahsediyor musunuz? Bizi öldürdüğünüz için, sağlık hakkımızı elimizden aldığınız için, biz bu seçimlerde size oy vermeyeceğiz” dedi.

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci de kendilerine, eş ve çocuklarına güvenlik ordusu ve zırhlı makam araçları tahsisine tüm imkanları kullanan devletlu büyüklerin, söz konusu sağlık çalışanlarının can güvenliği olunca alınacak tedbirleri görmezden gelmesine tepki gösterdi.

Eylem bakanlık önüne siyah çelenk bırakılarak son buldu.

Kocaeli: Valiliğe siyah çelenk

Kocaeli’nde de sağlık emekçileri sağlıkta şiddeti protesto etti. Yürüyüş yapan Kocaeli Tabip Odası üyeleri, Dr. Kamil Furtun için valilik binası önüne siyah çelenk bıraktı. Burada bir açıklama yapan Tabipler Odası Genel Sekreteri Burhan Çağlar Usta mevcut sağlık sistemi karşısında sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi.
 
 
 
Kamil Furtun’un katledildiği Samsun’da da sağlık emekçileri kitlesel bir eylem yaptı. Samsun halkı eyleme destek verdi.
 
 
İstanbul’da binler yürüdü

Sağlık emekçilerine yönelik şiddete dikkat çekmek için Türk Tabipleri Birliği, İstanbul Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Sendikası’nın çağrısı ile binlerce kişi Çapa Tıp Fakültesi’nden Beyazıt’ta bulunan İl Sağlık Müdürlüğü’ne yürüdü. Yürüyüş esnasında “Hırsız katil Erdoğan”, “Bakan istifa”, “Şiddete hayır”, “saraya değil sağlığa bütçe”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Sağlıkçılar bakandan hesap soruyor” sloganları atıldı.
 
 
 
İstanbul Tabip Odası 2. Başkanı Raşit Tükel eylemde yaptığı konuşmada “Acımız büyük 29 Mayıs’ta Dr. Kamil Furtun’u kaybettik, katledildi. Sağlık bakanlığının istatistiklerine göre 2012 – 2015 yılları arasında, 31 bin sağlık çalışanı şiddete uğradı. Günde 30 ayda bin sağlık çalışanı şiddete uğruyor. Bunun sorumlusu kimdir? Sağlık politikalarıyla, bütün olumsuzlukları sağlık çalışanına yıkan, sağlık çalışanlarını halkla karşı karşıya bırakan, ülkede toplumsal barışı bozan, şiddeti körüklemen her kademede şiddeti uygulayıcısı konumuna gelen sağlık politikalarını uygulayandır.” diye konuştu.
 
 
 
Mafyanın sağlık merkezlerine girdiğini ve cinayetlerin işlenmeye başlandığını söyleyen Tükel, “Bakanlığa çağrımız bu sağlık politikalarından vazgeçilmesi yönünde. Çünkü bu sağlık politikalarının bütün olumsuzlukları doğrudan halka yansıyor ve hükümette maalesef bütün aksayan taraflar için sağlık çalışanlarını hedef gösteriyor. Mitinglerde sağlık çalışanları yuhalatılabiliyor. Doktor efendi dönemi itildi gibi doktorlar sağlık çalışanlarını itibarsızlaştırmaya yönelik söylemlerde bulunuyor. Bu nedenle biz diyoruz ki sadece katilin yakalanmasını değil bu ortamın hazırlanmasına katkısı olanların açıklanmasını istiyoruz. Bu sağlık politikalarının, şiddet söylemlerinin terk edilmesini istiyoruz. Çünkü toplumdaki artan şiddet sağlık çalışanlarına da yansıyor. Örneğin Samsun’daki olayda biliyorsunuz bir kantin çalışanı tarafından işlendi. Bu taşeron çalışma biçimi eskiden sağlık çalışanları bütün çalışan herkes birlikte hareket ederken şimdi politikalarla ticarethaneye dönüştü. Mafya sağlık merkezlerine girdi cinayetler işlenmeye başlandı. Şiddet arttı. Bütün bunlara karşı etkin bir politika geliştirilmesini istiyoruz.”

Yürüyüşün sonun da İl Sağlık Müdürlüğü önünde sağlık emekçileri adına okunan açıklamada da “AKP iktidarının ve Sağlık Bakanını sağlığı piyasalaştıran, sağlık çalışanlarını köleleştiren ve itibarsızlaştıran uygulama ve söylemlerinden vazgeçsinler diye açıklamalar, eylemler, toplantılar yaptık. Sağlık bakanlığının önünü aşındırdık. Meclis komisyonunda sunumlar yaptık, dikkate almadılar” ifadeleri kullanıldı.