Nazilli’de üretim yapan Uğur Derin Dondurucu fabrikasında yaşanan iş kazasında yaralanan Muhsin Toğuç adlı işçinin yakını, hastanenin, olayı zoraki olarak kayıtlara iş kazası şeklinde geçtiğini, ayrıca fabrika yetkililerinin, şikayetçi olmamaları yönünde kendilerini tehdit ettiği belirtti.
Aydın Nazilli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) bulunan Uğur derin dondurucu Fabrikası’nda 12 yıldır çalışan 43 yaşındaki Muhsin Toğaç geçtiğimiz günlerde 12 metre yükseklikten bir derin dondurucunun üzerine düştü. Toğaç, vücudunda bulunan kırıklar ve beyin travması şüphesi nedeniyle Nazilli Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede gazetemize konuşan Toğaç’ın bir yakını, “Kaza sonrası Nazilli Devlet Hastanesine kaldırıldı. Biz hastanenin yetersiz olduğunu düşünerek doktordan Denizli’de bulunan bir hastaneye sevk etmesini istedik. Fakat ‘Sevk için patronları bekliyoruz’ cevabını aldık. Israrımız sonucu Denizli’ye götürüldü. Hastaneye yatış gerçekleştirdiğimiz sırada gördük ki hastane yönetimi tuttuğu tutanakta olayı iş kazası olarak değerlendirmemişti. Uzun uğraşlarımız sonucu olay iş kazası olarak kaydedildi” dedi.
Şirket yetkililerinin, olayın duyulmaması için her şeyi yaptığını anlatan Toğaç’ın yakını şunları anlattı: “Şirket yetkilileri ‘Muhsin şikayetçi olmasın, kendisi kaybeder. Elimizde baretsiz çalıştığına dair imzaladığı belge var’ şeklinde tehdit etti.”
‘TUVALETE GİDEN İŞÇİ İÇİN DAKİKA TUTULUYOR’
Kazanın ardından gazetemize konuşan Uğur derin dondurucudan bir işçi, “Ben 10 yılı aşkındır bu fabrikada çalışıyorum. Aldığımız asgari ücretin yetmemesi sonucu, mesailer ile birlikte yaklaşık 10-11 saat çalışıyoruz. Uğur’da çok büyük bir baskı var. Patron ve yöneticiler sürekli bizim aramızda ve genellikle işçilere bağırıp çağrılıyor. Tuvalete giden işçi için dakika tutuyorlar. Geçen gün bu kazanın yaşandığı aynı yerde bir işçi daha kaza geçirmiş ve daha sonra hastanede hayatını kaybetti diye konuşuluyordu ama bizim net bir bilgimiz yok” dedi.
Uğur derin dondurucu yönetiminin sendikasız ve güvencesiz bir çalışma için ellerinden gelen her şeyi yaptığına dikkat çeken işçi, “Bir ara işçiler bu baskılardan bunaldığını belirterek bir şey yapılması gerektiğini tartışıyorlardı. 2 arkadaşımızı sendikal faaliyet yürüttüğü gerekçesi ile işten attılar. Herkese de ‘Sendika lafını ağzına alan işten atılır’ dendi. Uğur servetine servet katarken bizler ayın sonunu nasıl getireceğimizi düşünüyoruz” dedi.