(1) Meclisin çözümü sorundan ağır

Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını araştırarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla mecliste kurulan araştırma komisyonu raporu yayımlandı. Riha (Urfa) milletvekili Mahmut Kaçar’ın başkanlık yaptığı 17 üyeli araştırma komisyonu, tarım işçilerine yapılan ırkçı saldırıları görmezden geldi; Kimi sorunların çözümü de imam ve müftülere havale edildi. Bilgi, belge ve doküman açısından ayrıntılı ve içeriği zengin olan raporda, “Yönetsel/Mevzuat sorunlar, Ulaşım sorunları, Barınma sorunları, Sağlık sorunları, İş sağlığı ve güvenliği sorunları, Eğitim sorunları, Sosyal güvenlik sorunları...” başta olmak üzere birçok soruna dikkat çekiliyor. Mevzuata dair yapılan eleştirilerin başında 50 ve altı işçi çalıştıran tarım işletmelerinin 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamı dışında tutulması oldu. Bundan kaynaklı çocuk işçiliğinin göz ardı edildiği, cezai müeyyidelerde bulunulmadığı ve denetimin yapılmadığı vurgulanıyor.
 
Tarla dönüşü din dersi
Komisyon, çok ağır sağlık sorunlarını sıraladığı raporunda çözüm olarak yaptığı öneriler arasında, “İkamet edilen illerde, tarla dönüşü dini eğitim alma davranışları dikkate alınarak ve insan davranışlarında inancın etkisi düşünülerek din görevlilerinin doğrudan işleriyle ilgili konularda Müftülükler ve Halk Sağlığı Müdürlükleri işbirliğiyle eğitim almaları sağlanmalıdır” maddeler var.
 
Çocuk imama teslim
Komisyonun çocuk işçiliğine ilişkin çözüm önerileri arasında ise yine dini bir referansa yönlendirme yapılıyor: “Çocuk işçiliği ve çocuk emeğinin istismarı konusunun camilerde hutbe ve vaaz yoluyla anlatılması, bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan yardım ve destek talep edilmesi...” Komisyon, tarım işçilerinin yarısı 18 yaş ve altında olduğunu da belirtiyor. Tarım alanlarında asgari sağlık ve güvenlik standartlarını belirleyen ILO’nun 184 sayılı “Tarımda İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi” Türkiye tarafından henüz onaylanmamış olması da eleştiri konusu yapıldı.
 
Irkçı saldırılar perdelendi
Meclis Araştırma Komisyonu’nun sorunların tespit ve önerilerinde en büyük perdelemeyi ise Kürt işçilerin her yaz uğradığı ırkçı saldırılar oldu. Komisyon, “Sosyal Çevre ile İlişkilere Yönelik Sorunlar” başlığı altında “Genel olarak mevsimlik gezici tarım işçilerinden kaynaklanan veya işçilerin karıştığı asayiş olayları yok denecek kadar azdır, ancak mevsimlik tarım işçilerine yönelik bazı sosyo-kültürel önyargılar bulunmaktadır.” denilerek şunu öneriyor: “Sivil toplum kuruluşları aracılığıyla dönemsel eğitimler ve seminerler uygulanarak, tarım alanları civarında yaşayan yerel halkın mevsimlik tarım işçilerinin önemini kavramaları ve yaşadıkları sorunlara empati geliştirmeleri sağlanmalı ve sosyal dışlanmaya karşı önlemler artırılmalıdır.”
 
Dili Kürtçe, öğreti Türkçe
Komisyonun en önemli belirlemesi ise tarım işçilerinin yaşamış olduğu iletişim sorunu. Buna göre, mevsimlik tarım işçilerinin Türkçe bilgisinin yetersizliğinin getirdiği iletişim sorunu sağlık hizmetlerinin yeterince alınmasını güçleştirmekte. Tarım işçileri arasında evde konuşulan dil yüzde 60’ında Kürtçe, yüzde 30’unda Arapça ve yaklaşık yüzde 10’unda Türkçe’dir. “Özellikle kadınların büyük bir kesimi Türkçe bilmemekte ve Türkçe bilenler de Türkçe’yi anlayacak düzeyde kavrama yeteneğinden mahrum durumda bulunmaktadır” denilen raporda, İş Sağlığı ve Güvenliği Sorunlarına Yönelik Çözüm Önerileri şaşırtıcı: “Tarım kimyasalları üreticileri ve distribütörleri bütün ürünlerin içine; işçilerin ve işverenlerin anlayacağı nitelikte bu kimyasalların ne gibi etkileri olabileceği, bu etkilerden korunmak için neler yapılabileceği, beklenmedik maruziyetlerde neler yapılması gerektiği vb. hususları görsel ve okunabilir büyüklükte yazılarla Türkçe olarak ifade eden ‘Malzeme Güvenlik Bilgi Formu’ benzeri bilgilendirme formlarını koymalı ve güvenli pestisit uygulamalarını öğretmelidir.” Komisyon üstelik, tarım işçilerinin yüzde 35,3’ünün okuryazar olmadığı, yüzde 9,7’sinin okuryazar, yüzde 26,1’inin ilkokul mezunu ve yüzde 19,8’inin ilköğretim mezunu olduğunu belirtmesine rağmen, anadilde herhangi bir öneride bulunmaması en dikkat çekici eksiklik.