DİSK’e bağlı Cam Keramik-İş’te örgütlenen SeraPool işçileri direnişin 20. gününde polis ablukası altına alındı. 20 gündür üretimin durduğu ve direnişin sürdüğü Pendik’teki SeraPool fabrikası önüne bu sabah çok sayıda çevik kuvvet polisi, sivil polis ve TOMA getirildi.
Polis, kendisiyle görüşen sendika avukatlarına savcılığın emri ve Pendik Kaymakamlığı’nın kararının olduğunu, fabrikayı boşaltacaklarını söyledi.
İşçiler ise fabrika bahçesinde “Direne direne kazanacağız” ve “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” sloganlarıyla fabrikanın önünde oturma eylemine geçti.
DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ve DİSK uzmanları fabrikaya gittiler. Arzu Çerkezoğlu burada yaptığı açıklamada “Buraya yapılacak her müdahale suçtur biz de karşı çıkacağız!” dedi. İşçiler direnişlerini fabrika önünde sürdürüyor.
Ne olmuştu
İstanbul Pendik Kavakpınar Mahallesi’nde kurulu SeraPool fabrikasında kötü çalışma koşullarına karşı Cam Keramik-İş Sendikasında örgütlenme sürecinde bir işçinin işten atılması üzerine işçiler üretimi durdurmuş, ücret ve çalışma koşullarına dair sendikalarıyla protokol yapılmasını kabul etmeyen patron 58 işçiyi işten çıkarmıştı. Bunun üzerine 123’ü kadın 200 işçi çalışma koşullarının iyileştirilmesi, eşit işe eşit ücret ve patronun sendikayı kabul etmesi talebiyle direniş başlatmıştı. Patron direnişi bastırmak için her yolu denedi, fabrikanın tuvaletlerini kapattırmaktan direnişteki işçiler hakkında; üretim ve sevkiyat yapılmasını engelledikleri, çalışan işçileri tehdit ettikleri iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmaya kadar süren bu baskılara karşı işçiler direnişlerini sürdürdü.
Serapool’de çok ağır iş koşullarında az işçiyle çok üretim yapmaya zorlanan işçiler, sıcak fırın ortamında çalışanların su içmeye bile vakitleri olmadığını, aynı koşullarda çalışan işçilere farklı ücret verildiğini, 18 yıllık bir işçiye 1100 lira, çoğunluğuna ise 970 lira ücret verildiğini belirtiyorlar. Çoğunluğu kadın olan işçilere 40 kiloluk kasaların taşıtıldığı, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri olmadığı, elleri kesilse saracak yara bandı dahi bulunmadığı, yemekhane ve tuvaletlerde hijyen koşullarına uyulmadığını aktarıyordu.