DİSK'e bağlı Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk İşçileri Sendikası (Limter-İş), 12 Temmuz'da kurultay düzenleyecek. Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetlerine karşı yürüttüğü mücadeleyle öne çıkan Limter-İş'in Genel Sekreteri Hakkı Demiral, kurultayda örgütlenme sorunları başta olmak üzere bir çok konuda tartışmalar yürüteceklerini, bir araç olarak işçi meclislerini kuracaklarını söyledi.
Limter-İş Genel Sekreteri Hakkı Demiral, tersanelerde yaşanan sorunlar ve düzenleyecekleri kurultaya ilişkin sorularımızı yanıtladı.
Kurultay çalışmalarına nasıl hazırlanıyorsunuz?
Son süreçte çalışmalarımız kurultay üzerinden yürütüyoruz. Bu kurultay çalışmasıyla birlikte yeniden tersane işçilerinin gündeminde olmak, hem onların eksikliklerini tespit etmek aynı zamanda da diğer iş kollarındaki işçileri çalışmaya katmayı hedefledik. Bu çalışmayı daha geniş işçi kitlelerine ulaştırmak için tersanelerde, işyeri kapılarında, kahvehanelerde, işçilerin oturduğu semtlerde yoğunlaştırılmış bir çalışma yürüttük. Bununla aynı zamanda Limter-İş'i yeniden örgütlüyoruz.
'TERSANELERDE İŞ CİNAYETLERİ AZALDI AMA TÜRKİYE TUZLA OLDU'
Tuzla, hep iş cinayetleri ile gündeme geldi. Tersanelerde çalışma koşulları nasıl? İşçiler emeğinin karşılığını alabiliyor mu?
Tuzla tersaneler bölgesinde çok sayıda eylem düzenledik. Bu eylemlerle birlikte tersanelerde çok ciddi değişimler oldu. İş cinayetlerinde ciddi azalma yaşandı. Bu azalmadaki en büyük etken 2008'de 27-28 Şubat'ta, 16 Haziran'da yaptığımız iki günlük iki grevlerdir. Bu grevler sonrası işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmaya başlandı. Bu önlemler, iskelelerin korunaklı yapılması, yüksekte çalışma için emniyet kemerlerinin verilmesi, baret, ayakkabı vb. koruyucu donanım verilmesi oldu. Tersanelerde iş cinayetleri azaldı ama Türkiye Tuzlalaştı. Yani Tuzla tersanelerinde işçi sağlığı iş güvenliği çok iyi gitmese de kısmen işçi sağlığı iş güvenliği önlemleri alınıyor. Düşük ücret tersanelerde diz boyu. Ben kaynakçı olarak 2006 yılında 80 TL yevmiye alıyordum ama bugün işçiler halen 2015 yılının sonunda 80 TL yevmiye alıyor. Yani 7-8 senedir ücret artışı olmadı. Ve tersanelerde 2008'deki krizden kaynaklı birçok işçi çıkarılması, tersanede çalışan nitelikli öncü işçiler Zonguldak'a Çanakkale'ye kaydırılarak dağıldı. Bir kısmı da metal işkoluna kaydı. Tersanelerde yeni bir işçi profili oluşmaya başladı 2008'den sonra. Bu da örgütlenmeyi zayıflatan, ücret düşüklüğü yaratan bir durum. Tersanelerde yıpranma payı denilen itibari hizmet süresi uygulanmıyor. işçilerin Asgari Geçim İndirimi (AGİ) ödenmiyor. İşçilerin sigortaları, aldıkları ücret üzerinden ödenmiyor. İşçiler, tersanelerde uygulanan ağır ve tehlikeli iş yönetmeliği gereği 5 yıl erken emekli olması gerekiyor, ama bu uygulanmıyor. Yıpranma payı dediğimiz yasa uygulanmıyor. Aslında bizim bu süreçteki belli başlı taleplerimiz bunlar. Bu talepler çerçevesinde yeniden işçiler ile buluşacağız, yeniden bu işçileri biraraya getireceğiz.
TAŞERONLAŞTIRMA VE DOK GEMİ-İŞ ÖRGÜTLENME ÖNÜNDE ENGEL
Tuzla tersaneler bölgesinde örgütlenme önünde iki temel sorun var. Birinci sorun taşeronlaştırma. Bu taşeron çalışma sistemi olduğu müddetçe patronlar bunlardan yararlanarak, işçileri birarada tutmama, işçileri bölerek, parçalayarak, aslında işçi statüsünden çıkararak, işçileri karşı karşıya getiriyorlar. İkincisi; tersanelerde kangren olan, adına sendika denen, patronların kucağında büyüyen Dok Gemi-İş var. İşçiler adına toplu sözleşme yapıyor ama hiçbir zaman uygulamıyor. Bu, tersane patronlarının elini güçlendiren, işçilerin elini zayıflatan bir durum. Buradan işçilerin sendikaya bakış açısını körleştirdiğini görebiliyoruz. Yani aidat ödediği bir sendika var ama bu sendika işçilerin haklarını savunmuyor. Yaptığı toplu sözleşmeye sahip çıkmıyor. Yaptığı toplu sözleşmede hak ihlallerinin kralı yaşanıyor. Yaşanan hak ihlallerinin hiçbirine müdahale etmiyor. Ücretler yarım ödeniyor, müdahale etmiyor. İkramiye zamanında ödenmiyor. İşçi haksız yere işten çıkarılıyor, müdahale etmiyor. İşçi böyle bir sendikal profil görünce sizin kendisi için mücadele ettiğine inanmıyor.
Kurultay'ı hangi amaçla düzenliyorsunuz? Ne tür tartışmalar yapılacak?
Kurultay'da işçilerle yeniden, birlikte nasıl bir proje çizeceğimizi tartışacağız. Yani bir işçi meclisi oluşturmayı, bu meclis ile birlikte bölgede nasıl bir çalışma yürüteceğimizi, bize dahil olan işkollarıyla nasıl buluşacağımızı, nasıl müdahale edeceğimizin bir planını oluşturacağız. Bu kurultay buna hizmet edecek. Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği'ni nasıl uygulatacağımız tartışacağız, mücadele yöntemlerimizi belirleyeceğiz.
'ÖRGÜTLENMEYİ İŞÇİ MECLİSLERİ İLE YAPACAĞIZ'
Kurultay sonrasına ilişkin Limter-İş'in ne tür mücadele ve örgütlenme planları var?
Kurultay sonrasında bir meclis kurmayı düşünüyoruz. İşçileri çalışmalara katarak, belli işyerlerinde komiteler kurarak, yani depo, antrepo, tersane, liman işkollarında komiteler kurarak, örgütlenmeyi hedefliyoruz. Bu komiteleri de dönem dönem toplayarak kararlar alan ve bu kararları o işkollarında uygulamayı hedef alan bir çalışma yürüteceğiz. Her işkolunda bir tane komite kurmak, bu komiteleri biraraya getirmek, ardından meclis oluşturmak ve alana müdahale etmek... Buradan gelişecek sorunlara müdahale etme, örgütlenme çalışmasını yürütme, işçilerin haklarının korunması için müdahale etme, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınması için müdahale etme gibi konuları tartışacağız. Yaptığımız tartışma üzerinden yürüteceğimiz mücadelenin hattını belirleyeceğiz.