'Savaşa karşı ortak mücadeleye'

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, AKP Hükümeti'nin yeniden başlattığı savaş ve baskılara karşı Genel-İş Sendikası Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

"Savaş ve baskı politikalarına inat barışı savunacağız" başlıklı basın açıklamasını DİSK Genel Başkanı Kani Beko yaptı. "Türkiye tehlikeli bir çatışma ve savaş ortamına sürüklenerek, halklarımızın yıllarca unutamayacağı, büyük acılar yaşayacağı bir süreçte ilerlemektedir" diyen Beko, "İstifa etmiş "geçici" bir hükümet eliyle Türkiye yeniden çatışmanın içine itilmiştir. Yeniden kan ve gözyaşı ülkemizin dört bir yanını sarmıştır" dedi.

Çözümün demokraside ve parlamentoda olduğunu belirten Beko, seçmenin 7 Haziran seçimlerinde görevini yaptığını ve büyük bir sağduyuyla antidemokratik seçim kanununu da ezip geçerek AKP'yi devirdiğini kaydetti.

'SAVAŞ ORTAMINDA MECLİS TATİLE GİRMESİN'
Meclis'in savaş ortamında tatile girmesini eleştiren Beko, barıştan, emekten ve demokrasiden yana olan milletvekillerinin parlamentoya dönmesini, olmayanların ise meraklı oldukları tatilleriyle başbaşa bırakılması gerektiğini ifade etti.

Suruç'ta 32 devrimcinin katledilmesinin ardından hükümetin attığı her adım ülkeyi uçurumun eşiğine getirdiğini vurgulayan Beko, "Suriye başta olmak üzere Ortadoğu'ya yönelik savaşı kışkırtan politikaları sorgulanan hükümet, bu politikaları daha da derinleştirmeyi, savaşı ülke içine de taşımayı tercih etmektedir" dedi.

'İŞ GÜVENLİK PAKETİ İLE DEMOKRASİNİN SON KIRINTISI ORTADAN KALKTI'
İç Güvenlik Yasası'nın ülkede demokrasinin son kırıntısını ortadan kaldırdığının altını çizen Beko, yasadan emek örgütleri ve emekçilerin de nasibini aldığını söyledi. İktidarını kaybeden AKP-Cumhurbaşkanının uyguladığı ayrıştırma politikasının bir devamı olarak emek ve meslek örgütlerini "Terörü destekleyen sözde STK'lar" denilerek hedef gösterildiğini belirten Beko, emek örgütlerinin suç örgütü gibi gösterilmeye çalışıldığını söyledi.

Adana, Mersin ve Diyarbakır'da patlatılan bombalar ile çatışma ortamının yaratılmak istendiğini ifade eden Beko, devlet bu saldırılarda istediğini elde edemeyince 7 Haziran'dan sonra bir kez daha düğmeye bastığını belirtti. Suruç katliamı sonrası DAİŞ'e yönelik başlatılan operasyon daha sonra 7 Haziran'da tercihini barış ve demokrasiden yana yapanlara yöneldiğini kaydeden Beko, "Bu gidiş halklarımız için tehlikelidir ve kirli bir oyundur" dedi.

TEHDİTLERE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak bu oyuna, tehditlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Beko, şöyle konuştu: "AKP'nin otoriter rejimini kabul etmedik, etmeyeceğiz. Çocuklarına paralı askerlik yaptırıp halkın çocuklarını çatışma ortamına sürüklemelerine izin vermeyeceğiz. Savaşta en büyük bedeli ödeyen biz emekçilerin daha fazla yoksulluğa, ezilmeye ve güvencesizliğe tahammülü yoktur."

'GİDİŞATTAN KAYGILIYIZ'
"Gidişattan kaygılıyız. Yitip giden geleceğimizdir" diyen Beko, "Biliyorlar ki, bizler istemezsek ve karşı durursak başarılı olamazlar" diye konuştu. Beko, "İktidarlarını sağlama almak için her gün bir ittifak bozup yeni bir ittifak kuran gerici, faşist cepheye ve sömürüye, taşeronlaştırmalara, güvencesizliğe karşı emek ve demokrasi güçleri birlikte ve ortak mücadeleyi geliştireceğiz" diye belirtildi.

'ÇATIŞMALAR DERHAL DURDURULMALIDIR'
Kürt sorununda; ölüm, kan ve gözyaşı dışında bir sonuç üretmeyen savaş/şiddet odaklı politikaların derhal terkedilmesini, barışçıl ve demokratik yollarla çözüm için gerekli adımların derhal atılmasını isteyen Beko, "Çatışmalar derhal durdurulmalıdır" dedi.

DAİŞ başta olmak üzere ulusal/uluslararası cihatçı örgütlere yapılan askeri, ekonomik, siyasi yardımlara son verilmesini isteyen Beko, düşünce ve ifade özgürlüğünün askıya alındığı, olağanüstü hal rejimi uygulamalarına derhal son verilmesini istedi.

'ORTAK MÜCADELEYE'
Beko, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Bizler çatışmanın durması ve demokratik bir ülkeyi el birliğiyle kurmak için buradayız. Savaş çığlığı atanlara ve savaş cephesine karşı ülkemizde ve bölgemizde kalıcı barışın sağlanması ve güçlü bir barış cephesinin oluşturulması için tüm demokrasi ve barış güçlerini ortak mücadeleye çağırıyoruz."