Soma Katliamı davasında savcı ile avukatların sorularını yanıtlayan Soma A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, “Alev yürümez bantlar bu kazadan sonra gündeme geldi. Mevzuatta da yok, kazadan sonra konulacağı söylendi, konulmadı. Bu bantların kullanıldığı Türkiye’de bir maden var mı bilmiyorum” dedi. Duruşmayı izleyen CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Tüm bakanların imzalarıyla AB’deki alev sızdırmazlık bandının Türkiye’de zorunlu olması 2020 yılına kadar ertelendi” değerlendirmesinde bulundu.
‘Mezar taşına baba diyorlar’
Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden katliamıyla ilgili davanın üçüncü duruşması dün Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. 45 sanıklı davada, sanık Mehmet Erez’in dosyasının birleştirilmesiyle sanık sayısı 46’ya çıktı. Dünkü duruşmada, 8 tutuklu ve 35 tutuksuz sanık hazır bulundu. Tutuklu sanıkların salona girişi sırasında madenci yakınları “Vicdansızlar, katiller! Çocuklarımız mezar taşına baba diyorlar, siz geceleri nasıl uyuyorsunuz!” diye bağırarak tepkilerini dile getirdi.
Görevini mahkemede öğrendi
Duruşma, askerliğini yaptığı için geçen duruşmalarda ifadesi alınamayan tutuksuz sanık Erdem Cambaz ve daimi nezaretçilerin savunmalarıyla başladı. Mahkeme başkanı, tutuksuz sanıklardan birine “Sen de daimi nezaretçisin, biliyorsun değil mi?” diye sordu. Sanık, “Atanmış olabilirim Hakim Bey” yanıtını verdi.
‘Bant mevzuatta yok’
Ardından tutuklu sanıkların doğrudan sorgusuna geçildi. Soma A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a ilk olarak savcı sorularını yöneltti. Gürkan, savcının “Çok yatırım yaptığınızı söylediniz, bu yatırımların ne kadarı iş güvenliği içindi?” şeklindeki sorusuna “Yapılan yatırımların hepsi iş güvenliğine yöneliktir” yanıtını verdi.
Gürkan, savcının alevi yürütmez bantlarla ilgili sorusuna karşılık ise şunları kaydetti: “Alevi yürütmez bantlar konusu bu olayla gündeme geldi. Bu mevzuatta da yoktu. Mevzuata konulacağı söylendi ama konulmadı. Türkiye’de böyle bir bandın kullanıldığı bir maden de bilmiyorum.”
Ocakta ahşap değil çelik tahkimat kullanıldığını, maskelerin de yeni olduğunu da öne süren Gürkan, sinevizyon ile sunum yapmak istedi. Madenci yakınları Gürkan’a tepki gösterdi. Bir madenci yakınının fenalaşması üzerine duruşmaya ara verildi.
‘Denetimlerden eksiksiz geçtik’
Aranın ardından sanık avukatları Gürkan’a sorularını yöneltti. Sanık avukatının sorusu üzerine Gürkan, Enerji Bakanlığı’na bağlı MİGEM’in teftiş raporlarının genellikle kendisinin ve yönetim kurulunun önüne gelmediğini söyledi. Gürkan, “Zaten MİGEM’den ya da Çalışma Bakanlığı müfettişlerinden bugüne kadar bize bildirilen tek bir noksanlık olmadı, tüm denetimlerden eksiksiz geçtik” diye konuştu.
Sendikacıdan öğrenmiş
Ardından ailelerin avukatlarının sorularına geçildi. Gürkan, bir soru üzerine, “Park Teknik ocağı bize devretmeden önce bize hiçbir uyarıda bulunmadı. TKİ’ye ocağın risklerine dair 10 satır bir dilekçe vermişler, bizim bundan haberimiz yoktu” dedi. Kazadan sendikacı bir arkadaşının kendisini aramasıyla haberdar olduğunu söyleyen Gürkan, Ramazan Doğru’yla üç gün sonra görüşebildiğini belirtti.
‘Neden diye sormadık’
Gürkan, Av. Selçuk Kozağaçlı’nın “Park Holding’e neden bırakıyorsunuz burayı diye sordunuz mu hiç?” şeklindeki sorusuna karşılık, “Benim bir görüşmem olmadı. Ramazan Bey görüştü. Mühendislerimiz ocağı incelediler, uygun buldular, aldık” dedi. Katliama karşın banka kredibilitelerinin düşmediğini ve kendilerine hâlâ güvendiğini söyleyen Gürkan’a Av. Kozağaçlı, “Bir buçuk yıldır olayı çözememişsiniz, ama kendinize güveniyorsunuz. Biz nasıl güveneceğiz size?” diye sordu.
‘Bu nasıl kurumsallık?’
Soma A.Ş.’nin Gürkan’ın iddia ettiği gibi kurumsal bir şirket olmadığını söyleyen Av. Kozağaçlı, “Müdürlerime güveniyorum diyorsunuz, ama katliamı onlardan değil sendika temsilcisinden öğrenmişsiniz. Daimi nezaretçiniz daimi nezaretçi olduğunu bu duruşmada mahkeme başkanından öğrendi. Bu nasıl kurumsallık?” dedi. Gürkan’ın avukatları, neredeyse tüm sorulara itiraz etti.
‘Politik soru cevaplamam’
Ocakta üretim zorlaması olduğu iddialarını kabul etmeyen Gürkan, teknolojik yatırımlarla üretimi bu kadar arttırdıklarını öne sürdü. Avukatlar ise Mart 2017’ye kadar 15 milyon ton üretimin planlandığına, bu hedefe katliamdan önce neredeyse ulaşıldığına dikkat çekti.
Gürkan, katliamdan önce herhangi bir kamu görevlisinin madeni ziyaret edip etmediği sorusunu “Ben hayatım boyunca kamu görevlisi görmedim” diye cevapladı. Gürkan, kendisine katliamın ardından Enerji Bakanının ziyareti sorulduğunda ise “Politik sorulara cevap vermiyorum” yanıtını verdi. Gürkan, ocakta taşeron olmadığını da iddia etti.