Manisa Soma’da 301 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamına ilişkin davanın üçüncü blok duruşması dün devam etti. Duruşmanın üçüncü celsesinde savcı ile taraf avukatları, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin üretim müdürü, tutuklu sanık İsmail Adalı’ya doğrudan sorularını yöneltti.
‘Olayın nedenini bilmeden…’
Bazı resmi belgelerde işletme müdür yardımcısı olarak imzası bulunan Adalı, ısrarla bu unvanı reddederek, bu belgelerden haberinin olmadığını, yalnızca üretimden sorumlu olduğunu öne sürdü. İşçileri daha fazla üretim yapmaları için zorladığı, hatta dövdüğü yönündeki iddiaları reddeden Adalı, üzerinden bir buçuk yıl geçmiş olmasına karşın kazanın neden olduğuna dair hiçbir fikrinin olmadığını söyledi. Adalı’nın, diğer tutuklu yöneticiler gibi, avukatların bazı sorularını ‘kazanın hâlâ aydınlatılamamış olduğu’ gerekçesiyle yanıtsız bırakması dikkat çekti.
‘İyi yapmışsın’ demiş
Hiçbir işçiye hakaret edip vurmadığını savunan Adalı’ya aileler tepki gösterdi. Tehlike gördüğü için üretimi durduran genç bir mühendise hakaretler yağdırdığı iddiasını da kabul etmeyen Adalı, “Ben o mühendisle görüştüm, iyi yapmışsın dedim” şeklinde konuştu.
Önlem: Dövmek
Üretimi artırmak için işçilere zaman zaman takdir teşvik primi verilebildiğini, ama bu konuda inisiyatifin kendisinde olmadığını savunan Adalı, ,müşteki avukatlarının “Üretim düştüğünde ne gibi önlemler alıyorsunuz?” sorusuna net bir yanıt vermedi. Bu sırada madenci yakınlarının “Dövüyor” diye bağırması dikkat çekti.
‘Sıcaklık artsa hissederdim’
Ocakta ölçüm yapmadığını, deneyimli bir mühendis olduğu için bir sıcaklık artışının olması durumunda bunu hissedebileceğini söyleyen Adalı, böyle bir artış hissetmediğini belirtti.
İşçi mi zehirlenmiş?
Katliamdan beş gün önce bir işçinin zehirlenerek hastaneye kaldırıldığından haberdar olmadığını iddia eden Adalı, ocaktaki üretim artışına bağlı olarak acil durum planlarının yenilenmesi ya da iş güvenliğiyle ilgili önlemlerin artırılmasına ilişkin herhangi bir talepte bulunmadığını da söyledi. Adalı, olayı duyar duymaz hemen ocağın boşaltılması talimatını verdiğini savundu.
Ailelere söz verilmedi
Müşteki avukatlarından Berrin Demir, mağdur işçi yakınlarının da sanıklara doğrudan soru sorma haklarının olduğunu belirterek mahkemeden buna izin verilmesini talep etti. Mahkeme alebi reddetti. Söz hakkı istediklerini söyleyen aileler “Bize söz verin, tüm yalanlarını bir bir serelim ortaya” diyerek tepki gösterdi.
Onlar arkadaşın değil!
Aileler, Adalı’nın katliamda ölen işçiler için “301 arkadaşımız” ifadesini kullanmasına da sert tepki gösterdi. Katliamda kardeşini kaybeden bir madenci yakını, “Sen kardeşimi tokatladın, arkadaş arkadaşı tokatlamaz” diye bağırdı. Bir diğer madenci yakını da “Onlar senin arkadaşın değil, arkadaşım demesin hakim bey, katlettiler onları” dedi.
HİÇBİR ŞEY YAPMIYORMUŞ!
BirGün’e konuşan ÇHD Genel Sekreteri Nergiz Tuba Aslan, İsmail Adalı’nın ifadesini şu sözlerle değerlendirdi: “Adalı, işçilerin en çok şikâyet ettiği, işçileri üretim artışına zorlamak için tekme tokat döven, iş güvenliği tedbirlerini değil üretimi önceleyen, bu sistemin inşasında elinde sopa olan insan gibi duruyor. İşçilerin bize anlattığı bu. Sorgusunda üretim müdürü olduğunu, işletme müdür yardımcısı olmadığını ısrarla söyledi. İşletme müdürü ve genel müdürünün aksi yöndeki beyanlarına rağmen… ‘Üretimle ilgili sorumluluğunuz nedir?’ sorusuna verdiği cevap ise şöyle özetlenebilir: Adalı aslında hiçbir şey yapmıyor! Üretilen kömürün nereye ne kadar verileceği, fazla kömür çıkarılırsa ne olacağı vb. konularında hiçbir bilgisi yok. Üretimin artması için nasıl bir yöntem uygulandığı sorusuna yanıt yok. Üretim düştüğünde de hiçbir şey yapmıyormuş. Nedeni şu: Sorumluluk tarif ettiğinde suçun üzerine kalacağını düşünüyor, ama bu onu kurtaramayacak.
Bu duruşmanın başından beri şöyle bir hikâyeleri var: Bu kazanın sebebi anlaşılsa biz de rahatlayacağız, biz de bilmiyoruz ki… Öngörülemez bir sebep yaratmaya çalışıyorlar. Üzerlerinden sorumluluğu geçirerek alt tarafa doğru atıyorlar. Bir kartopu var, çığ gibi büyüyerek 2 bin-2 bin 500 liraya çalışan, altı ay önce başlamış maden mühendislerine, teknikerlere doğru gidiyor. Sistem böyledir, her zaman sorumluluk altta kalır. Biz bu sefer böyle olmaması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz, göstereceğiz.