Kadıköy Bağdat Caddesi’nde 11 Temmuz 2015 günü Murathan Öztürk’ün, kullandığı lüks arabası ile sürat yaparken, çiçek satan Mehmet Emin Kaya’yı tezgahı başındayken aracıyla çarpıp öldürmesinin üzerinden 49 gün geçti. Olaydan sonra kayıplara karışan zanlı Öztürk hâlâ ortada yok, Kaya’nın ailesinin ve sevenlerinin acısı ise dün gibi taze. Kaya için tezgâhının başında dün bir anma töreni düzenlendi, yoldan geçenlere çiçek ve lokum dağıtıldı.
BirGün’den Yüncüler’in haberine göre, Kardeşinin failinin yakalanması için olay gününden bu yana mücadele veren Cengiz Kaya bir an önce zanlı Öztürk’ün yakalanmasını veya derhal teslim olması gerektiğini belirtti. Kardeş Kaya şöyle devam etti: “Her şey ortada, mobese kayıtları, görgü tanıkları, kardeşimi kimin öldürdüğü… Anlamıyorum, anlam veremiyorum, neden ortaya çıkmıyor, yakalanmıyor, merak ediyoruz. Polisler arama kararını reddediyor, avukatları desen hep çelişkili ifade veriyor. Kardeşimin katilini birileri koruyor, kaçırıyor.”
ÇİÇEKLERİ GİBİ IŞILDARDI
Anma yerinden gözleri yaşlı, hızlıca geçen bir kadın ise söyledikleriyle dikkat çekti. Kadın “Çok kötüyüm, ne o lokumu yiyeyebilirim ne de artık buradan çiçek alabilirim. Çiçekleri çok severim, neredeyse her gün Mehmet’ten çiçek alırdım, iki çift laf da ederdik. Pırıl pırıl bir insandı, çiçekleri ile beraber o da ışıldardı karşıdan, artık acımdan bu kaldırımdan bile zor geçiyorum” diyerek, ne uzatılan çiçeği alabildi ne de lokumu…
HERKESE CV'SİNİ VERDİM
Kaya için anma töreninde lokum ve çiçek dağıtanlardan biri de, Cadde’nin 35 yıllık çiçekçisi Sevim Budak’tı. Birkaç yıl Kaya ile beraber çalıştıklarını söyleyen Budak, konuşmasına şöyle devam etti: “Mehmet benim çocuğum gibiydi. Bir süre beraber çalıştık. Ben hayatımda onun gibi iyi yürekli, çalışkan, vicdanlı, zeki bir insan görmedim, hep mücadele verdi. Üniversite yıllarını hatırlarım, derslerinden sonra akşam gelir çiçek satardı, parasını kazanırdı. İktisat’ı bitirdi, o gün gurur duymuştum, sarıldık uzunca… Aylar geçti, yıllar geçti iş bulamadı, bulamadık… Ben her gün tezgâhıma gelen müşterilerime Mehmet’in cv’sini verdim, hani belki çıkar da, biri işe alır, diye. Çok iş aradı, çok… Çiçeklerini satmaya devam etti, işte o gün, o kara gün kurban gitti Mehmet’im… Onun şimdi cennette olduğunu biliyorum.”
CADDE HIZ PİSTİ OLDU
Kaya’nın tezgâhının hemen arkasındaki apartmanda oturan, olayın ilk görgü tanığı ve polisi ilk arayan kişi olduğunu söyleyen Ayşe Tuğsuz da elinde çiçeklerle ve tezgâhın başına astığı “Güçlü’babalar, suçlu çocuklar” pankartı ile anma törenindeydi. Cadde’nin her akşam neredeyse lüks araçlar için adeta hız pistine dönüştüğünü belirten, Tuğsuz şöyle devam etti: “Burada akşamları sürekli araba yarışları oluyor. Ben Mehmet öldürülmeden hemen birkaç gün önce yarışlardan ötürü polisi aramıştım, bakın biri canından olacak diye. Ancak, maalesef bu durum ciddiye alınmadı. 11 Temmuz günü Mehmet o hız düşkünlerinin kurbanı oldu. Olaya bire bir tanıklık ettim. Mutfakta yemek yapıyordum, yine o arabaların hız seslerini duydum, çıktım balkona. Benim balkondan Mehmet’in tezgâhı görünüyor, görmez olaydım, feci bir manzara ile karşılaştım. Tezgâh yerle bir olmuş, Mehmet de can çekişiyordu. İndim hemen aşağıya, arabayı kullanan olay yerinden hemen uzaklaştı. Mehmet’i hastaneye götürdüler. Orada canından oldu, canım çocuk. Namusuyla kitap okumanın, alın teriyle kazanmanın bedeli bu olmamalı.”