Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin iş cinayetlerinin son bulması ve sorumluların cezalandırılması talebiyle her ayın ilk Pazar günü gerçekleştirdiği Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin 44.’sünde Somalı madenci aileleri duruşmaya katılım çağrısı yaptı.
Galatasaray Lisesi önünde saat 13.00’te başlayan nöbette Adalet Arayan İşçi Aileleri adına basın açıklamasını Ostim-İvedik patlamasında hayatını kaybeden Dilek Gürer’in abisi Nihat Gürer yaptı. Bu ayki nöbette 13 Ekim’de 3. etap duruşması görülecek olan Soma davasını konuşacaklarını belirten Gürer, Soma’da katledilen madenci ailelerinin de bugünkü nöbete geldiklerini belirtti. İş cinayetlerinin son bulması ve sorumluların yargılanması için mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Gürer, sözü bu nöbetin gazetecisi Gözde Kazaz’a bıraktı.
2014 yılında en az 1886 işçinin iş cinayetlerinde katledildiğini belirten Kazaz, 2015 yılında da iş cinayetlerinin sürdüğünü belirterek sözlerine başladı. 13 Ekim’de Soma davasının devam edeceğini hatırlatan Kazaz, Soma davasında kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmediğini belirterek diğer iş cinayeti davalarında da benzer şekilde sorumluların korunduğunu ifade etti.
Kazaz sonrasında Somalı ailelere söz vererek yaşadıklarını ve duygularını anlatmasını istedi.
Sermaye daha fazla üretim ve kar için katlediyor!
İlk olarak Soma Katliamı’nda yaşamını yitiren Uğur Çolak’ın babası İsmail Çolak söz aldı. “Önlem alınmadığı için çocuklarımızı kaybettik” diyen Çolak, gerekli soruşturmanın yapılmadığını ifade ederek, “Sermaye daha fazla kar, daha fazla sömürü, daha fazla üretim için iş güvenliği önlemlerini almadığı için insanlar iş kazaları adı altında katlediliyor” diye konuştu.
İş cinayetlerinin son bulması için mücadele ettiklerini belirten Çolak, “Sermaye ve gerekli denetimleri yapmayan siyasi iktidar sorunun kaynağıdır” diyerek mücadelelerinin süreceğini ifade etti.
Ardından Soma’da katledilen İsmail Coşkun’un annesi Sevim Coşkun söz alarak, beş gün boyunca oğlunu beklediğini, ancak DNA testi sonucu kimliğinin tespit edildiğini ve oğlunun yüzünü göremediğini anlattı. “Sorumlular cezasını bulunca bizim vicdanımız rahat edecek” diyen Coşkun, davalarını sonuna kadar takip edeceklerini ifade etti.
“301 çok 301’di”
İsmet Yılmaz’ın kızı Nagihan Yılmaz ise Soma’da resmi rakamlara göre 301 madencinin katledildiğinin söylenmesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek “301 çok 301’di” dedi. Katliamdan önce de her gün Soma’da madencilerin teker teker iş cinayetinde yaşamını yitirdiğini belirten Yılmaz, katliama kadar Soma’da yaşananların bilinmediğini ifade etti.
Madencilere değer verilmediğini söyleyen Yılmaz, “Değersiz görüyorlar; öyle olmasaydı 301’ler olmazdı” dedi.
“Babamızla birlikte o gün bizi de gömdüler” diyen Yılmaz, sadece 8 kişinin yargılanmasına tepki göstererek onların da hiçbir sorumluluğu, suçu kabul etmemelerini belirtti. “Bunlar merdivenin ortasındakiler, tepedekiler korunuyor” diyen Yılmaz, asıl sorumluların korunmasına tepki gösterdi. Katliamın ardından verilen hiçbir sözün yerine getirilmediğini belirten Yılmaz kendileriyle, madencilerle, işçilerle dayanışma çağrısı yaptı.
İsmail Duman’ın annesi Seher ve babası İbrahim Duman da söz alarak sanıkların suçlarını kabul etmemelerine ve ölen madencileri suçlamalarına tepki göstererek sorumluların cezalandırılmalarını istedi.
“Bizi susturmaya çalışıyorlar, susmayacağız!”
Hakan Uçkun’un kardeşi Uğur Uçkun ise yaşananın iş cinayeti olduğunu ve bunu konuştukları için Somalıların, madencilerin tehdit edildiğini belirtti. Kendisinin de gerçekleri anlattığı için işten atıldığını belirten Uçkun, “Bizi susturmaya çalışıyorlar, susmayacağız!” dedi. “Sizin desteğiniz olmazsa bizim sesimizi kısarlar, iş cinayetleri devam eder” diyen Uçkun, patronların cebinden daha fazla para çıkmasın diye iş cinayetlerinin yaşandığına dikkat çekti.
Uçkun, ocaktan sağ kurtulan ve gerçekleri anlatan işçilerin şirket tarafından tehdit edildiğini, kendilerine “sizi işten çıkartacağız, pişman edeceğiz, size iş verdirtmeyeceğiz” denildiğini; bu nedenle madencilerin ifadelerini değiştirmek zorunda kaldıklarını anlattı.
Soma’da katledilen Ramazan Doğan ve İdris Duran’ın da yakınları söz alarak yaşanan katliamın üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen hiçbir şeyin değişmediğini ve sorumluların cezalandırılmadığını belirttiler.
Av. Erbay Yucak ise Soma ve diğer iş cinayetleri davalarıyla ilgili bilgi vererek 13 Ekim’deki Soma davasını sahiplenmeye çağırdı.
Nöbet “Soma’yı unutma unutturma!” ve “İş kazası değil cinayet!” sloganlarıyla sona erdi.