2017 yılından itibaren 2900 işçiyi işten çıkaracağını açıklayan Air France'ın Pazartesi günü yaptığı planlama toplantısı 100 kadar işçi tarafından basıldı. Emeğin yumruğunu konuşturan öfkeli işçiler şirket yetkililerine korku salmakla kalmayıp şık takım elbiselerini yırtarak rezil de ettiler. İşçilerin darmadağın ettiği iki güvenlikçi ise saatlerce kendine gelemedi.
İşçilerin yaptığı baskın, şirketin "B Planı" adını verdiği bir işten çıkarma operasyonuna yoğunlaşıldığı sırada meydana geldi. "B Planı"; çünkü Air France bu yıl işten çıkarmaları şekere bulamaya çalıştığı "A Planı"na pilotları ikna edememişti.
Reuters haber ajansı, baskını "Fransa'da şiddet uygulanan protestolar alışılmadık bir şey değil, halkın yasayı kendi elleriyle yapma konusunda uzun bir geleneği var," sözleriyle haberleştiriyor. Bu bahiste çiftçilerin, taksi şoförlerinin, feribot işçilerinin vb yer yer polisle çatışmaların da yaşandığı gösterilerine değiniyor. İşin gelenek kısmı bir gerçeği ifade etse de, sınıf mücadelesinin kendi başına bir belirleyeni olamayacağı açık. Nitekim, Fransa'da işçi hareketi Ekonomi Bakanı'nın adıyla anılan ve Pazar çalışması dahil pek çok mevzi kaybını getiren Macron yasası karşısında etkin bir varoluş gösteremiyor. Gitgide prestij ve inanılırlık kaybına uğrayan Sosyalist Parti hükümetinin tutmadığı vaadler, işçilerin hayal kırıklığı, faşist partilerin artan etkisi, ekonomideki küçülme, işsizlik oranındaki artış, sönük 1 Mayıs'lar, toplumsallaşamayan grev ve gösteriler, göçmen akınının işsizlik korkusuyla yeni bir ürküntü dalgası yaratması, işçi hareketini daha fazla tanımlayan özellikler...
İşte Air France da bu fırsattan yararlanarak içinde bulunduğu krizin faturasını işçilere yıkmak, bu bahiste 300'ü pilot olmak üzere 2900 havayolu işçisini işten çıkarmak istedi. Hazır Le Parisien gazetesi tarafından yapılan ankete göre -ve Türkiye'de de hiç yabancısı olmadığımız tarzda- nüfusun yüzde 71'i pilotları ayrıcalıklı bir grup olarak görür, yüzde 64'ü de çok fazla şikayet ettiklerine inanırken!
Havayolunda işçiler meslek ve vasıflarına göre farklı sendikalarda örgütlü. Bunlardan yer hizmetleri işçileri sendikası Air France'ın ilk planını kabul etmiş; pilotlar ise geçen yıl şirketi 500 milyon euro zarara uğradığını açıkladığı bir grev gerçekleştirmişlerdi. Air France 2012 yılından bu yana "low cost" şirketlerin rekabeti karşısında duramadığı gerekçesiyle 8.000 işçiyi işten çıkardı -ve kendisi de bir "low cost" şirket kurdu!
Pazartesi günü binlerce işçinin daha kaderini çizecek toplantıya oturan patronlar ve müdürler, bir saat geçmedi ki karşılarında yüz kadar işçiyi buldular. Üstü başı yırtılan insan kaynakları müdürü Xavier Broseta toplantı odasından yarı çıplak fırlarken, iki numara Pierre Plissonnier de ondan farksız durumdaydı. Air France-KLM'in alt şirketi olan Air France olayın hemen ardından şiddetin kabul edilemez olduğunu açıkladı.
Air France'da ağırlıklı üyesi bulunan CFE-CGC ile CFDT sendikaları ise işçilerin yaptığı baskını kınadı -bunlardan CFDT Sosyalist Parti'nin yancısı durumunda- ve Air France'da örgütlü sendikaların ortaklaşa yaptığı greve ilişkin toplantıya CGT ile birlikte katılmama kararı aldı!