İHD: 12 Eylül’den bugüne emekçilerin hakları gasp ediliyor!

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Çalışma Yaşamı Komisyonu, İnsan Hakları Haftası vesilesiyle gerçekleştirdiği basın toplantısında çalışma yaşamındaki hak ihlallerine dikkat çekti.

Taksim’deki dernek binasında saat 12.00’de gerçekleştirilen basın toplantısında komisyon üyeleri Osman Özkan ve Zafer Cengiz hazır bulundu. Komisyon adına hazırlanan açıklamayı şube yöneticisi de olan Osman Özkan sundu.

Özkan, 10 Aralık 1948’de Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nin kabul edilmesiyle 10 Aralık’ın İnsan Hakları Günü, 10-17 Aralık’ın ise İnsan Hakları Haftası ilan edildiğini hatırlatarak açıklamaya başladı.

Özkan, Türkiye ve dünya emekçilerinin 150 yılı aşkın bir süredir büyük bedeller ödeyerek kazandığı 8 saatlik çalışma, sendikal örgütlenme, sigorta, iş güvencesi, iş güvenliği ve insanca yaşamaya yetecek ücret haklarının giderek gasp edildiğini ifade etti.

Türkiye’de de bu sürecin 121 Eylül askeri faşist darbenin arkasından hız kazandığını ifade eden Özkan, siyasi iktidarların ve sermaye sahiplerinin işbirliği ile bu hakların adım adım gasp edildiğini söyledi. Özkan, Anayasa’da bir hak olarak yer alan sendikalaşma hakkını kullanan işçilerin işten atıldığına, 8 saatlik çalışma hakkının ortadan kaldırılarak başta tekstil olmak üzere kimi işkollarında çalışma saatlerinin 07.00-22.00 arasında olduğuna dikkat çekti.

Dora Otel, Grand Hyatt Otel, Divan işletmeleri, Odeo Bank, Trakya Cam, Munzur Su işçilerinin yanı sıra Metal Fırtına sürecinde yer alan fabrikalarda da 1500 işçinin işten atıldığını hatırlattı.

İşçiler için cehennem, patronlar için ucuz emek cenneti
Göçmen işçilerin kayıt dışı, kuralsız ve kölelik koşullarında çalıştırıldıklarına da değinen Özkan, AKP hükümetleri dönemine ilişkin şunları ifade etti: “Özelleştirmeyi, taşeronlaştırmayı, sendikasızlaşmayı esnek çalışmayı yaygınlaştıran, iş güvencesini ortadan kaldıran işten atmaları kolaylaştıran, iş cinayetlerinin önünü açan, 4857 sayılı yasa dâhil, kölelik yasalarını torba yasalar adıyla meclisten geçiren 14 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidar, çalışma hayatını işçiler için cehenneme, işverenler için ucuz emek cennetine dönüştürmüştür.”

Yoğun emek sömürüsünün yanı sıra işçilerin alınmayan önlemler nedeniyle iş cinayetlerine kurban gittiğini ifade eden Özkan, 2015 Kasım ayında 131 işçinin, 2015’in ilk 11 ayında 1593 işçinin “iş kazası” adı altında katledildiğini belirtti. Bu sayının Soma’da katledilen işçilerin beş katına tekabül ettiğini söyleyen Özkan, AKP’nin hükümette olduğu Aralık 2002-Mart 2015 döneminde 14 bin 555 işçinin iş cinayetlerinde katledildiğini söyledi.

Meslek hastalıklarından kaynaklı binlerce işçinin iş cinayetine kurban gittiğini belirten Özkan, ancak bunların iş cinayeti olarak kayıtlara geçmediğini ve tedavisi mümkün olan bu hastalıklara karşı gerekli tıbbi adımların atılması gerektiğini ifade etti.

Soma; Ermenek, Torun Center’da katledilen işçilerle ilgili davaların birkaç istisna dışında göstermelik olarak sürdüğünü söyleyen Özkan şu ifadelerle açıklamayı sonlandırdı: “Biz insan hakları savunucuları olarak çalışma barışının sağlanması kapsamında, insanca olmayan çalışma ortamlarının düzeltilmesi, demokratikleştirilmesi, iş cinayetlerinin durdurulması ortadan kaldırılması, meslek hastalıkları için tanı ve tedavi merkezi oluşturulması için siyasi iktidarı, sorumlu davranmaya çağırıyor, konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.”