Soma‬'nın Hikayesi-3: Gülten Kavas

Eşim Ali Kavas öldü. Öldüğünde 36 yaşındaydı. Ben şimdi 38’im. Yaşıttık aslında ama iki sene oldu ya…
 
Üç gündür o madende çalışıyordu. Daha önce 5 sene İmbat vardı. Sonra Darkale’de çalıştı beş sene. Darkale kapanınca işsiz kaldı. Bir sene işsiz kaldı. O arada marangozluk yaptı.
 
Kolay bir şey değil. Bir gün sabah kalkıyorsun. Kahvaltısını yaptırıyorsun, çantasını hazırlıyorsun. Sana bir haber geliyor. İki gün sonra gidiyorsun. Poşet içinde eline cenazesini veriyorlar. Kolay bir şey değil. Ben iki gün sonra buldum eşimi. Kendim buldum. Kırkağaç bostan deposunda buldum. Ölümünde bile bostan deposuna attılar. Orada gördüm, boşluğa düştüm.
 
19 ay oldu. İki çocuğum var. Ancak kendimi topladım. Ne eşimin tarafından ne kendi tarafımdan kimse destek olmadı. Hala da yok. İki çocuğumu bırakıp mahkemeye geliyorum. Bir şeyin peşinde değilim. Sadece bunu bize yapanların ceza almasını istiyorum. Bizim yaşadığımız acıyı yaşamalarını istiyorum.
 
Kolay değil. İki çocuk babasız, ben eşimsiz kaldım. O benim herşeyimdi. Her şeyim. Her şeyimi onunla paylaşırdım.
 
Çocuklarım kim baba dese, babalarını hatırlıyorlar. Babadan sonra bir de beni kaybedecekler diye korkuyorlar. Kızım 13 yaşında, oğlum daha yeni 9’a girdi.
 
Bu ülkede adalet varsa, eğer bu 301 kişinin canı değerliyse, bunların ceza almasını istiyorum. Bu zamana kadar devlet arkamızda durmadı. Adaletli bir ceza almalarını istiyorum. Acımız bitmez ama birazcık hafifler.