Türk-İş patronların derdinde düştü!

Asgari ücrete yapılacak zam tartışmaları devam ederken, Türk-İş ve TİSK ortak bir açıklama yaparak “Asgari ücret artışıyla birlikte, mevcut mevzuata göre işçi ve işverenin devlete yapacağı vergi ve prim ödemelerinde ortaya çıkacak ilave artışların çalışma hayatına ve ekonomiye olumsuz yansımasının önüne geçilmelidir” uyarısında bulunuldu.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda sözde işçiyi temsilen bulunan ancak figüranlıktan öte bir rolü olmayan Türk-İş bürokrasisi, bu yılki zam tartışmalarında işçilerin değil patronların karşılaşacağı zararın derdine düştü.

AKP’nin seçim vaadi olarak sunduğu ‘asgari ücretin 1300 TL olması’ konusunda tartışmalar devam ederken, patronlar zammın getireceği ek yükün kendilerine ödetilmemesini, ilave artışların bugüne kadar işçilerden kesilen paralarla oluşturulan fonlardan karşılanmasını dayatıyor. Patronlar, söz konusu artışın kendilerine getireceği ilave maliyetin yaratacağı etkiler konusundaki “endişelerini” dile getirirken, Türk-İş bürokrasisi de “ekonominin olumsuz etkilenmemesi” adı altında patronlarla aynı safta yer aldı.

Türk-İş ve TİSK tarafından yapılan yazılı açıklamada “Asgari ücret artışıyla birlikte, mevcut mevzuata göre işçi ve işverenin devlete yapacağı vergi ve prim ödemelerinde ortaya çıkacak ilave artışların çalışma hayatına ve ekonomiye olumsuz yansımasının önüne geçilmelidir” uyarısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:

"Bu çerçevede, gerek işsizlik sigortası primlerinde, gerek SGK primlerinde indirimler yapılması isabetli olacaktır. Tespit edilecek brüt asgari ücretin işçiye ödenecek net tutarında yılın ilerleyen aylarında gelir vergisi kesintisi nedeniyle azalma olmaması sağlanmalıdır. Bu kapsamda, asgari geçim indiriminin asgari ücret seviyesine getirilmesi ve vergi oranları ile gelir vergisi tarifesinde ücretli çalışanlar için iyileştirmeler yapılması olumlu olacaktır."