47. Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde, sağlıklı ve güvenli koşularda çalışmak istedikleri için işten atılan Gemlik Gübre, Arçelik LG, Çan Norm Ortak Girişimi fabrikalarından işçiler konuştu.
Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin her ayın ilk Pazarı Galatasaray Lisesi önünde gerçekleştirdiği Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde bu ay, sağlıklı ve güvenli koşularda çalışmak için mücadele ederken işten atılan işçiler konuştu.
Saat 13.00’te başlayan nöbet İdris Çabuk tarafından okunan basın açıklamasıyla başladı. Çabuk, İSİG Meclisi’nin raporuna göre 1 Ocak-31 Aralık 2015 tarihleri arasında 1730 işçinin iş cinayetine kurban gittiğini belirterek açıklamaya başladı. İş cinayetlerine karşı nöbet eylemlerini sürdürdüklerini belirten Çabuk, bu hafta sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarının yaratılması için çaba gösteren ve işten atılmalarına karşı direniş sergileyen Gemlik Gübre, SeraPool, Çan Norm Ortak Girişimi ve Arçelik LG işçilerinin konuşacağını belirterek sözü bu ayki nöbetin gazetecisi Eylem Can’a bıraktı.
2015 yılında 1730 işçinin katledildiğine dikkat çeken Can, bu rakamın telaffuzunun dile kolay geldiğini ama öyle olmaması gerektiğini ifade etti. Direnen işçilerin bütün işçiler için direndiğini belirten Can, ilk sözü 19 Temmuz 2015’te Gemlik Gübre fabrikasında katledilen Uğur Çavdar’ın kardeşi Abdullah Çavdar’a verdi.
“Zulmettiler, çalıştırdılar, katlettiler”
Çavdar, Gemlik Gübre fabrikasındaki sorunların 2004 yılında gerçekleştirilen özelleştirmenin ardından arttığını ve denetimlerin hemen hiç yapılmadığını belirtti. Fabrikanın ruhsatı olmadan kapasitesinin üzerinde üretim yaptığını ve bu nedenle boruların tıkandığını belirtti. İşçilerin kirli ortamda gaz soluyarak çalıştırıldığını söyledi. Abisinin de 16 saat boyunca böyle bir ortamda çalıştırıldığını belirterek “zulmettiler, çalıştırdılar, katlettiler” dedi. İlk duruşmanın 8 Mart’ta Bursa’da görüleceği bilgisini veren Çavdar, bilirkişi raporunda ve iddianamede asıl sorumlu olarak fabrika yönetim kurulunun bulunmamasını teşhir etti.
Ardından sözü Gemlik Gübre’den işten atılan Mahir Karahan aldı. Yaklaşık 2 yıldır çalıştığı fabrikada sürekli olarak amonyak ve nitrat soluduklarını belirten Karahan, bu durumu sendikaya bildirdiklerini ancak sendikacıların hiçbir şey yapmadıklarını anlattı. Patlamanın ardından tehlikeli olan bölgeyi temizlemelerinin istendiğini ancak can güvenliği olmadığı için çalışmayı reddettiklerini, bunun karşısında ise sendika ve patronun ortak hareket ederek kendilerini işten attıklarını söyledi.
Gemlik Gübre’den Soner Öncü de söz alarak sendika temsilcisinin değişmesini istedikleri ve bunun için imza toplamaları işten atıldıklarını belirtti.
“Sendika 90 günde 9 kez uğradı”
Ardından sözü Çan Norm Ortak Girişimi’nde işten atılan ve 90 günlük direniş sürecini yaşayan Fikriye Akgül aldı. Akgül, sürekli karbon soldukları ve hasta oldukları için kendi örgütlenmelerinin doğrudan işçi sağlığı ve güvenliği ekseninde başladığını belirtti. Havalandırmanın doğru düzgün olmadığı fabrikada örgütlenerek yüzde 80 çoğunluğu sağladıklarını ve bakanlıktan yetki belgesi geldikten sonra işten atıldıklarını anlattı.
Üye oldukları Petrol-İş Sendikası Kartal Şube yönetiminin örgütlenme sürecinde kılını dahi kıpırdatmadığını, işten atılmaları karşısında da yanlarında durmadığını belirtti. 90 günlük direnişleri boyunca sendikacıların en fazla 9 defa direniş alanına uğradığını söyleyen Akgül, direnişleri sayesinde fabrikalarında bir dizi önlemin alındığını söyledi.
“Patron ve sendika işbirliğiyle atıldık”
Ardından ise Arçelik LG direnişçisi Mehmet Akif Küçükbay söz alarak süreçlerini anlattı. Yıllardır düşük zam aldıklarını belirten Küçükbay, bu konuda bir şey yapmayan temsilci ve delegelerini değiştirmek istediklerini belirtti. Buna karşın patron ve sendika işbirliğiyle 173 işçinin işten atıldığını belirterek direniş süreçlerini anlattı. Fabrikadaki işçi alımlarının ve çıkarmalarının Türk Metal tarafından yapıldığını belirten Küçükbay, direniş sürecinde sendikanın aileleri arayarak tehdit ettiğini söyledi. Fabrikadaki iş güvenliği uzmanlarının da patronlardan maaş aldığına dikkat çekerek herhangi bir yaptırımın olmayacağını söyledi.
Arçelik LG işçisi İsmail Karabulut da söz alarak, çalışırken karşılaştıkları yemek, servis problemleri ve bel, boyun fıtığı gibi meslek hastalıklarına dikkat çekti.
Son olarak, Av. Erbay Yucak, iş güvenliği önlemleri alınmayan yerlerde işçilerin çalışmama hakkı üzerine hukuki bilgilendirme yaptı.