AKP vermek zorunda kaldığını geri almanın yoluna bakıyor, insanca yaşanacak ücret kavgası büyüyecek

Asgari Ücret Tespit Komisyonu 4. toplantısından asgari ücretin net bin 300 TL olacağını açıkladı. Asgari ücretin bin 300 TL olması ise kısa bir süre geçerli olacak, vergi diliminin en alt diliminde yer alan emekçi asgari ücretin artışı ile vergi dilimine girdi. İşçiler 2016’ın son 3 ayından en az 70 TL düşük ücret alacak ve asgari ücret senede 2 kere artış gösterirken son düzenlemede sadece bir kere artış gösterecek. AKP vermek zorunda kaldığını türlü saldırı ile yeniden gasp etmeye çalışsa da işçi sınıfı mücadelesinin yıllardır gündemde tuttuğu ve seçim sürecinde toplumsal bir talep haline gelen insanca yaşanacak ücret talebi meşruiyetini pekiştirdiği gibi yeni mücadele dinamikleri de açığa çıkıyor

Asgari Ücret Tespit Komisyonu 30 Aralık günü yaptığı son toplantıda hükümetten gelen teklifi kabul ederek asgari ücretin bin 300 TL’ye çıkarıldığını açıkladı.

Asgari ücret üzerinde polemikler 7 Haziran ve 1 Kasım seçim süreçleri boyunca sürmüş, muhalefet partilerinin asgari ücretin arttırılması yönündeki vaatlerine AKP önce vaadi itibarsızlaştırmaya çalışarak ancak daha sonra da mecburen bin 300 TL’ye çıkartılacağı söyleyerek dahil olmuştu.

Ancak sermayenin itirazlarını temel alarak kaynak arayışı için kamu kaynaklarına yönelindi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından yapılan açıklamaya göre asgari ücretteki artışın önemli kısmı devlet tarafından sübvanse edilecek. Devlet, mevzuatta konuyla ilgili herhangi bir düzenleme olmamasına rağmen asgari ücrette sermayeye 110 liralık destekte bulunacak. Bu şekilde artışın sermayeye olan maliyeti minimuma indirilmiş oldu.

Vergi dilimi devreye giriyor

Daha önce asgari ücretle çalışan işçi gelir vergisinin en alt diliminde yer aldığı için ücretinde yılsonuna kadar kesinti yaşanmıyordu. Son artış ile gelir vergisi dilimleri aynı oranda arttırılmadığı için asgari ücretle çalışan işçiler 2016’nın son 3 ayında en az 70 TL düşük ücret alacaklar.

Temmuz ayında artış yok

Şimdiye kadar asgari ücret düzenlemesi Ocak ve Temmuz aylarında yılda 2 defa artıyordu. Son düzenleme ile tek bir defa artış yapılmış oldu.

Artışla beraber zamlar da geldi

Yeni yılla beraber elektrik, sigara, alkol, cep telefonu, pasaport, köprü/otoyol geçiş ücretleri gibi onlarca hizmet ve ürüne zam yapıldı. Zamların devamının geleceği sıklıkla ifade ediliyor.

Sermayeye yeni kıyaklara gerekçe

AKP seçim vaadinin diyetini patronlara ödemek için acele ediyor.  Çalışma Bakanı Süleyman Soylu kıdem tazminatının fona devredilmesi konusunun Ocak ayında gündeme alınacağını ve hızlıca yasalaşacağını açıkladı.

Bin 300 liranın sınıfsal sonuçları yaşanacak

Devlet desteğinin sadece asgari ücretle sınırlı kalması nedeniyle asgari ücretin üzerinde çalıştırılan işçi ücretlerinin asgari ücretle eşitlenmesinin gündeme getirilmesi bekleniyor.  Örneğin patron bin 350 lira olan maaş verdiği işçiye devlet desteğinden faydalanabilmek için maaşını bin 300 TL’ye düşürmek isteyecek. Üste kalanın elden verilmesi gibi fiili uygulamalar, hak kayıpları yaygınlaşacak.

Ayrıca başta kamu olmak üzere asgari ücrete endeksli taşeron ihaleleri de süresi dolmadan iptal edilmeye başlandı. Asgari ücretin bin 300 lira olacağı haberleri üzerine süresi dolan ihaleler de asgari ücretin açıklanmasını beklemeye başlamıştı. Daha önce asgari ücretin % 50 fazlası olarak yapılan ihaleler bu sefer % 30-40 fazlası olarak yeniden düzenleniyor. Bu haliyle taşeron işçiler bir kez daha mağdur ediliyor.

Yani asgari ücretin artışı asgari ücretin üzerinde çalışan işçilerin ücretlerine aynı oranda yansımayacak. Bu durum işçiler arasında yeni bir gerilimin de kapısını aralıyor. Özellikle son yıllarda yaygın olan asgari ücretin az miktarda üzerinde imzalanan toplu sözleşmelerin revize edilmesi yönünde basınç önümüzdeki aylarda işçi hareketi içinde yeni bir hareketlik kaynağı oluşturması sürpriz olmamalı.

İşçi sınıfı mücadelesinin yıllardır sürdürdüğü insanca yaşanacak ücret talebi seçim süreciyle birlikte toplumsal bir talep haline gelmişti. Bugün de asgari ücretteki artışla hem toplumsal meşruiyetini pekiştirmiş oldu hem de yeni mücadele dinamikleri ortaya çıkardı.