Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın, 2011 yılındaki yönetmeliği dayanak göstererek kağıt işçilerinden, kağıt alan lisanslı firmalara denetleme memurları göndererek atık toplayıcılardan geri dönüşüm malzemesi alacak olan firmalara yasal çerçevede 140 bin TL ceza uygulayacağını tebliğ etmesi üzerine, binlerce atık geri dönüşüm malzemesi toplayan işçi işsiz bırakmakla yüz yüze kaldı. Bakanlığın uyarısından sonra firmalar geri dönüşüm malzemelerini almayı durdurdu. Özellikle yıllar önce köyleri yakılarak batıya göç ettirilen ve geçimlerini topladıkları atık geri dönüşüm malzemeleri ile sağlayan işçiler, bu duruma ilişkin kimi girişimlerde bulunmaya başladı.
Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Dinçer Mendillioğlu, HDP Milletvekilleri Feleknas Uca, İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve CHP grubuyla görüşerek konuyu Meclis'e taşıdı.
'YASAN VAR AMA BUNUNLA İLGİLİ ALT YAPIN YOK'
Mendillioğlu, AKP hükümetinin girişimini, "bu alanda dönen ranta" bağlayarak, "Özellikle bazı firmalar bu noktada atık kağıt işçisini görmek istemiyor. Çünkü kendi atığının bir yerde çalındığını iddia ediyor. Kanunen teknik olarak haklılar mı evet, ama diğer taraftan düşündüğümüzde binlerce kişi bu işi yapıyor. Hiçbir firmanın teknik donanımı Türkiye'deki atık rezervi, dönüştürebilir atıkları toplamaya yetmiyor ve böyle bir potansiyeli yok. Yasa var ama bununla ilgili söz konusu firmaların alt yapısı yok, teknolojik yapısı yok" dedi.
'11 YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİREN YASA'
Dernek yöneticileri birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Mendillioğlu, yaptıkları ve 3 saat süren görüşmede bakanlık yetkililerine, yasanın 11 yıl önce çıktığını hatırlattıklarını ve "neden bunca zaman geçmiş olmasına rağmen şimdi bu uygulamaya geçiliyor" sorusunu yönelttiklerini söyledi. Mendillioğlu, Bakanlığın uygulamaya, "firmaları denetleme ve uygunsuz çalışan atık kağıt işçilerini" bahane ettiğini dile getirdiği.
'ASIL AMAÇ TAŞERONLUK SİSTEMİ'
Mendillioğlu, yasa ile birlikte nispeten özerk çalışan "atık kağıt işçilerinin" taşeronlaştırılmaya ve bu konuda rant sağlanmaya çalışıldığını belirterek, "Atık kağıt toplayan işçiler nedeniyle kağıt atıklarının büyük ölçüde geri dönüşüme girdiği çeşitli araştırmalarla ortaya konulduğu göz önünde tutulduğunda, bu uygulamanın asıl amacının ise bazı firmalara rant yaratmak ve kağıt toplayan işçileri taşeron sistemiyle çalıştırmak olduğunu görülüyor" diye konuştu.
'BELİRSİZ BİR SİSTEM'
Mendillioğlu, "Yasa Avrupa birliği uyum yasalarına uyuşuyor ama bize uymuyor. Her yerinden belirsizlik akan bir sistem. Ne firmanın toplama gücü beli nede başka bir şey. Yasanın nasıl uygulanabileceği bile belli değil. Sadece yasanın uygulanabilineceğine dair bir baskı var" ifadesinde bulundu.
'BAKANLIK GÜVENCE VERDİ AMA BİR KARŞILIĞI YOK'
Çevre ve Şehircilik Bakanı Öztürk ile görüşen Mendillioğlu, Bakanlığın kendilerine "Örgütlenin ve ciddi bir yapı kurun ben size lisansınızı vereceğim. Bunun garantisini veriyorum. Siz bana proje ile gelin" teklifinde bulunulduğunu söyledi. Mendillioğlu, "Bende projenin hazır olduğunu söyledim. Bunun olabileceğine dair bir şeyler söyledi ama bunun ne derece doğru ne derece yanlış göreceğiz" diye konuştu.
Mendillioğlu, Bakanlığın verdiği sözlere rağmen topladıkları atık geri dönüşüm ürünlerini satamadıklarını dile getirerek, "Demek ki söylediklerinin bir karşılığı yok" sözleriyle tepki gösterdi.
Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte geçimini bu işten sağlayan ve toplum tarafından da yaptıkları işten dolayı birçok açıdan ötekileştirilen 500 bin kişinin işsiz kaldığını hatırlatan Mendillioğlu, "Ankara yerelinde ağırlıkla Kürtler bu işi yapıyor. Yaşadıkları memleketlerinden göçe zorlanarak gelen bu işçiler şimdi de ekmeği elinden alınarak yine göç etmekle karşı karşıya bırakılıyor" dedi. Mendillioğlu şu örneği verdi: "Hakkari ilinin merkez köyü olan Kotranis köyünden yüzlerce insan Ankara'ya gelerek hayatlarını atık kağıt toplayarak geçindiriyor. O süreçte devlet oradaki insanlara 2 gün tanıyarak göç ettiriyor. Ve o süreçte köyün adını da Ördekli olarak değiştiriyorlar. Buraya göç etmek zorunda kalan insanlar tek kelime Türkçe bilmiyor, ne yapacak bu insan eski hurdacılık mantığıyla ilk bu işi yapmak zorunda kalıyor." (DİHA)