Soma Katliamı’nın üzerinden 20 ay geçti ve dava devam ediyor. Geçen 20 ayda davanın ucu katliamın asıl sorumluları olan bakanlara değmezken sanıkların 2’si son duruşmada tahliye edildi. 6 sanık da halen tutuklu. Ailelerin endişeleri diğer sanıkların da tahliye edilmeleri. Eşini Soma Katliamı’nda, abisini ise başka bir madende kaybeden Naciye Kaya, 2 sanığın tahliye edildiği duruşmayı anlatırken “Katliam gününü tekrar yaşattılar bize” diyor ve ekliyor: “Bu davaya sahip çıkmazsak kimse cezasını çekemeyecek. Ölen öldüğüyle kalacak. Peki ya geriye kalanlar?”
Naciye Kaya, 13 Mayıs 2014’te meydana gelen katliamda eşini kaybetti. 2 çocuğu olan Kaya, Soma’nın unutulmasından korktuğunu ifade etti. “Önce bizi madene mecbur ettiler, sonra da öldürdüler. Ne yapalım? Kimimiz döndü memleketine. Unutuluyor işte. Bak Ermenek’e. Adını bile anmıyor kimse” diyen Kaya, davaya sahip çıkılması gerektiğini her fırsatta vurguladı. Katliamın ardından Soma’da yaşamaya devam edenlerin işsiz kalmaktan korktuğunu anlatırken insanlara “Ya yer altında öl ya da yukarıda aç kal” dendiğini söyledi. 2 kardeşi İmbat’ta madenci olan Kaya, abisi madende can verdiğinde adalete inancını yitirdiğini ancak ne olursa olsun Soma Davası’nın takipçisi olacağını ifade etti. “Gerçek suçlular, Enerji Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yargılansın istiyorsak mücadele edeceğiz. Tüm kamuoyunu 16 Şubat’taki davaya davet ediyoruz. Biz orada olacağız” diyen Kaya, 14 Şubat’ta madenci mezarlığındaki etkinliğe de katılım çağrısı yaptı.
“Yılan bugün bana değdi yarın herkese değecek”
Katliamda oğlunu kaybeden Durmuş Sidal, ilk olarak vahşi kapitalizmin insanların önce ekmeğini sonra canını aldığını söyledi. “Acıyı ben çektim ama bu toplumsal bir sorun. Ben diyorum ki bana değmeyen yılan bin yaşasın demesinler. Yılan bugün bana değdi yarın herkese değecek. İnşaatta, madende her gün insanlar ölüyor” diyen Sidal, 2 sanığın halkın tepkisini ölçmek için tahliye edildiğini düşünüyor. Sidal, diğer tutuklu sanıkların da tahliye edilmesini önlemek için 16 Şubat’ta davaya herkesin duyarlı olmasını istiyor.
Ailelerin avukatlarından Av. Sercan Aran da Tüm aileleri duruşmalarda görmek istediklerinin altını çizerek dava sürecini şöyle anlattı:
"Bu süreçte 5 Şubat’ta katliamın meydana geldiği Eynez işletmesinde keşif yapıldı. Biz de oradaydık. Yer altındaki keşfe katıldık. Daha önce de söylediğimiz gibi keşiften bir beklentimiz yoktu ve faydalı olacağını düşünmüyorduk. Çünkü ocak 20 aydır katliama sebep olan şirketin elindeydi. Bu süreçte yer altında her türlü delili yok etme, değiştirme imkan ve zamanları vardı. Bunu da en iyi şekilde kullandıklarını düşündük. Bu sebeple de keşiften herhangi bir menfaat beklemiyorduk. Nitekim düşündüğümüz gibi oldu. Yer altına indiğimizde olayın olduğu bölge ve ölümlerin en çok meydana geldiği S panoları külle kapatılmıştı. 70 metrelik sınırlı bir alanı görebildik. Bu alanda da taban ve tavan kül kaplı olduğu için dosyanın esasını etkileyecek herhangi bir bulgu elde edemedik. Burada önemli olan 2010’dan beri devam eden üretim zorlaması, dayıbaşılık sistemi ve havalandırma sorunlarıdır. Araştırılması gereken konular bunlardır. Nitekim duruşmalardaki uzun çabalarımız ve yazılı beyanlarımız neticesinde sonuç aldık ve mahkeme bilirkişilerden özellikle bizim taleplerimizin araştırılması yönünde ara karar verdi. Şimdi bilirkişilerin raporunu bekliyoruz."
Madenci aileleri 14 Şubat günü saat 13.00’da Soma’daki Gürmin Düğün Salonu’nda bir araya gelecek. Buradaki etkinliğin öncesinde ise saat 11.00’da madenci mezarlığına karanfil bırakılacak. Mühendislerini psikologların ve milletvekillerinin de katılacağı etkinliğin programı şöyle:
Somalı ailelerin davaya çağrı için kaleme aldıkları mektup da şöyle:
"Merhaba.
Bizler, 13 Mayıs 201 4 Soma’da işçi katliamında yaşamını yitiren madencilerin anneleri babaları, çocukları ve eşleriyiz.
Bizler hala acılı, hala öfkeliyiz. Katliam olalı neredeyse iki sene oldu. Katliamdan sonra Soma’ya ve biz madenci ailelerine, sanki burada doğal afet olmuş gibi davrandılar. Her yerden ailelere yardımlar geldi. Bizleri dilenci yerine koyarak, işçileri ve ölen madencilerinin ailelerini böldüler davalarına sahip çıkmalarını engellemek için paralar teklif ettiler. Bunda da kısmen de olsa başarılı oldular. Bazı aileler davalara hiç gelmedi. Sustular. Susturuldular…
Ama biz susmayan, adalet arayan aileler olarak, gerçek suçlular yani sanık sandalyesine asıl oturmaları gerekenler, başta şirketin patronu Alp Gürkan olmak üzere, eski Enerji bakanı Taner Yıldız, eski Çalışma Bakanı Faruk Çelik, TKİ Genel Müdürü, Ege Linyit İşletmeleri Müdürü’nü hakim karşısına çıkana ve bizlerin gözlerine bakana dek adalet arayışımıza devam edeceğiz.
Dava başlayalı neredeyse bir yıl oldu. Davada tutuklu yargılanan sekiz kişiden ikisi son duruşmada serbest bırakıldı. Biz şehit madenci aileleri şimdi çok tedirginiz çünkü geriye kalan altı kişinin de serbest kalmasından korkuyoruz.
Soma’da 13 Mayıs 2014’ten sonra hiçbir şey değişmedi. 301 kişiyi öldürmeleri yetmezmiş gibi ocakta sağ kalan 2831 işçiyi işsiz bıraktılar ve hala işten çıkardıkları madencilerin tazminatlarını ödemediler. Yüzlerce maden işçisi hala işsiz. Bizlerin evlerine acı acılar doldururken, işsizlerin evlerine sefalet doldurdular. Biz şehit madenci aileleri için bu dava çok önemli, bu yüzden, bu işçi katliamının sorumlularının adalet önüne çıkarılmalarını ve hak ettikleri cezaları almalarını istiyoruz. Ceza almamaları durumunda ise bundan sonra bu tür iş cinayetlerinin sorumluları, nasıl olsa ‘bir şey olmaz’ diyecek.
Başka işçiler ölmesin, başka çocuklar babasız kalmasın, başka anne ve babalar evlat acısı yaşamasın diyorsanız, 16 Şubat Salı günü tüm dostlarımızı Akhisar da görülecek davaya bekliyoruz."