(10) Bakanın gafı aileyi üzdü!

DİYARBAKIR’DA yaşayan Sınıf Öğretmenliği mezunu M.E, 10 Şubat’ta yapılan son öğretmen alımında da atanan 30 bin kişi arasında yer almayınca, 6. kattan atlayarak intihar etti. İşte bu intiharla birlikte öğretmen adaylarının sayıları 40’ı bulan intiharı ve son TEOG’da sınavı iyi geçmediği için Bursa’da intihar eden 13 yaşındaki Ayşe Berrin Yılmazlar’ın ölümüyle birlikte konu Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gündeme geldi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğretmen- öğrenci intiharları için “Gösterişçi intihar eylemi diye bir sendromdan bahsediliyor” diyerek, tıbbi bir tanımlama yapmak istedi. Bu sözlere muhalefet sıralarından tepki geldi. Bakanın açıklamaları sosyal medyada en çok konuşulan konular arasındaydı.

NE DEMİŞTİ?

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı: “Şimdi, dramatik bir şey, bu atanamayan öğretmen adayı arkadaşlarımızla ilgili sık sık ‘Bu yüzden öğretmen adayı intihar etti” falan gibi ifadeler kullanılıyor. Şimdi tıpta teknik tabiri nedir bilmiyorum ama bunu bile söyleyip söylememekte tereddüt ediyorum, ‘Gösterişçi intihar eylemi’ diye bir sendromdan bahsediliyor. Aslında niyeti olmadığı halde etrafında ilgi uyandırmak veya ilgi çekmek veya isteklerinin yerine gelmesini sağlamak amaçlı bu tür girişimler. Bana tıpçıların söylediklerini söylüyorum. Dolayısıyla bu tür haberlerin özendirici olmaması çok önemli.”

‘Atamalarda her gün 15 aday ölmek istiyor’

Cansel Güven (Anadolu Eğitim-Sen Genel Başkanı):

“BİR kısmı devletin resmi kayıtlarına şüpheli ölüm diye girmekle birlikte 40’ın üzerinde öğretmen adayı intihar etti. Öğretmen intiharları, kesinlikle atanamamalarıyla doğrudan ilgili. İntiharı düşünen çok sayıda öğretmen adayı tanıdım. Atama dönemlerinde en az günde 10-15 öğretmen adayı ölmekten söz ediyor. Konuştuğum pek çok adaydan, ‘Bu dönemde de atanamazsam kimsenin yüzüne bakamam, ölürüm daha iyi’ cümlesini sıklıkla duyuyorum. Adayların çoğu maddi güçlükler içinde okumuş, yoksul ailelerden geliyor. En az atanan ve yüksek KPSS isteyen Sınıf Öğretmenliği, Felsefe Grubu, İngilizce, Beden Eğitimi öğretmenliği branşlarında intihar yoğunluğu var. Çevrelerine, aslında başarısız olmadıklarını bir türlü anlatamıyorlar. Nişanlısı olan öğretmen adayının durumu daha vahim. Çünkü her iki ailenin de, ‘Yine mi atanamadın?’ soruları bunalıma sokuyor. Bakan bey intiharları adeta hükümete darbe gibi algılıyor. Kendilerine yönelik bir saldırı değil intihar psikoloji de en şiddetli ve yıkıcı duygusal tepkidir. Ve bu tepki Bakanlığın kendisinedir. Gösteriş tanımlaması bir Eğitim Bakanı’na yakışmamıştır. Atanamayanlarla empati yapmasını bekliyoruz. İntihar edenlerin aileleri hiç aranıyor mu? Acıları paylaşılıyor mu?”

‘Mustafa umudumuzdu’

MUSTAFA Kaya 26 yaşındaydı. Diyarbakır’daki İncehıdır Köyü’nde yaşıyordu. Dicle Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği’nden 2008’de mezun olmuştu. 4 yıldır atama bekliyordu. Atama beklerken ağabeyi Cuma Kaya ile birlikte inşaatlarda işçi olarak çalıştı. Son atamada da öğretmen olamayınca bunalıma girdiği belirtildi. Ailesinin ders çalışması için hazırladığı köy evindeki odasında 4 yıl önce (10 Nisan 2012) kravatıyla kendisini asarak intihar etti.

‘Ölümün keyfisi olur mu?’

İntiharın yani ölümün keyfisi olur mu? Perişan olduk, ölümünü kabullenemedik. Kardeşim 4 yıl atama bekledi. Gösteriş ve keyfi intiharı nasıl düşünebilir? Ailemizin umuduydu. Burada okudu, başarılıydı. Öğretmen olmak için çok çırpındı. Öğretmen olunca takacağı kravatı, takmak nasip olmadı. O kravatla kendini astı.”

Sorularla birlikte hayatı da çalındı

ELİF İşler 28 yaşındaydı. Gazi Üniversitesi Sosyal Biimler Fakültesi’nden 5 yıl önce mezun olmuştu. Atanma umuduyla 5 yıl boyunca KPSS’ye girdi. 2010 yılı yaz dönemi öğretmen alımında da atanamayınca intihar etti. Cesedi yaşadığı Adana’da sulama kanalında bulundu. Polis kayıtlarrında ölümü intihar olarak geçti. Ailesi, atanamadığı için bunalımda olduğunu söyledi. Soruların çalındığı 2010 yılında atama mağdurlarından olan Elif”in ablası Züleyha İşler, “Atanıp, öğretmen olup annemi hacca götürecekti. Olmadı. Kardeşimin hakkını gaspedenlerden hesap sorulsun” diye isyan etmişti.

‘Bunaldım, artık kaldıramıyorum’

KEMAL Okay 29 yaşındaydı. Marmara Üniversitesi’nden mezun oldu. Sosyal medya hesabından arkadaşlarından helallik isteyerek 11 Aralık 2015 tarihinde Giresun’da intihar girişiminde bulundu. Ağır yaralandı, şu an tedavi görüyor. Okay son mesajında; “Bunaldım artık her şeyden. Bu stresi kaldıracak değilim artık. Allah biliyor, neler yapıp yapamadığımı. Ailem sizlere emanet, onları yalnız bırakmayın. Haklarınızı helal ediniz” dedi. Av tüfeğiyle kendini vurdu, çenesi dağıldı.

Evinin çatısından atlayarak canına kıydı

İNTIHAR eden bazı öğretmen adayları ise şöyle: İngilizce Öğretmeni Selma Koşan 34 yaşındaydı. Balıkesir’in Burhaniye İlçesi’nde yaşıyordu. Atanamadığı için bir süre vekil öğretmenlik yaptı. 5. kattaki evinin çatısından atlayarak intihar etti.

SON INTİHAR 3 GÜN ÖNCEYDİ

DİYARBAKIR’ın Yenişehir İlçesi’nde 30 bin öğretmen atamasının yapıldığı 10 Şubat 2016’da son öğretmen adayı intihar vakası yaşandı. Sınıf öğretmenliği mezunu M.E adlı aday yine atanamayınca, Şehitlik semtindeki apartmanın 6’ıncı katından atlayarak intihar etti.