Evrensel
30 maden işçisinin iş cinayetine kurban gittiği grizu faciasıyla ilgili davada, ölen işçilerin yakınları, bir kurum yetkilisinin mahkemedeki ifadesine tepki gösterdi.
İlk bilirkişi raporunun yetersiz bulunmasının ardından ikinci bilirkişi raporuyla yeniden başlayan davada, sanıklardan Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) elektrik teknikeri Hasan Karakaş savunmasını verdi. İddiaları kabul etmeyen Karakaş, sabah saatlerinde bozulan metan gazı ölçen sensörlerin, olay yerine gönderilen 2 uzmanın çalışması sonucu onarıldığını iddia etti. Karakaş, “Biz sabah sensörleri onardık. Bizim görevimiz yalnızca sensörlerin elektriksel çalışmasını ve arızaların giderilmesini sağlamaktır. Bilirkişi raporunda sensörlerin çalışmadığı yazılmıştır, bu cihaz son dakikaya kadar aşağıdaki verileri yukarıya vermiştir” şeklinde savunma yaptı.
Daha sonra avukatların yeniden sanık seçimini yapması için duruşmanın ertelenmesi talebini görüşen mahkeme heyeti, bazı avukatların birden fazla sanığın vekilliğini üstlenmesinin menfaat çatışması doğuracağı gerekçesiyle duruşma 12 Ocak 2012 tarihine ertelendi.
Grizuda oğullarını kaybeden anne-babalar ve eşler, Karakaş’ın savunmasına tepki gösterdi. Sanıkların rahat tavırlarına öfkelenen aileler gözyaşları döktü.
17 Mayıs'ta ne oldu?
Zonguldak'ın Gelik Beldesi'ndeki, TTK Karadon Müessese Müdürlüğü'ne ait maden ocağında 17 Mayıs 2010 günü yaşanan grizu patlamasında 30 madenci yaşamını yitirdi. Yetkililerin, “gerekli denetimler yapılıyor, önlemler alınıyor” yönündeki açıklamalarını ise yeni işçi katliamları izlemişti. 19 Mayıs günü bölgeye giden Tayyip Erdoğan ise aileler tarafından protestolarla karşılanmış, Erdoğan’ın korumaları ve polisler, bir emekçiyi yaka paça gözaltına almışlardı. Grizu patlaması sonucunda göçük altında can veren 30 madenciden Engin Düzcük ve Dursun Kartal isimli maden işçilerinin cesetleri aradan aylar geçtikten sonra çıkarılmışlardı.
" />