(13) Cinayetlere ve saldırılara karşı örgütlenmeye, mücadeleye - Devrimci Yapı-İş

İnşaat işçileri her gün sessiz sedasız ölmeye devam ediyor. Şantiyelerde ölen işçilerin yanı sıra şantiye dışında da ölüm işçilerin peşini bırakmıyor. Sadece nisan ayının ilk 18 günü en az 25 inşaat işçisi iş cinayetine kurban gitti. En son Niğde’de çalıştığı inşaatın 8. Katından düşen  51 yaşındaki işçi Memduh Demirci yaşamını yitirdi. Şantiyeden sağ çıkmayı başaran Bolu’da ki işçilerden 5’i ağır olmak üzere 19’u ise servislerinin kaza yapması sonucu yaralandı. İstanbul’da 3. Köprü inşaatında çalışan 4 işçi ise şantiyeye giderken trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti.
 
Köprüleri, yolları, havaalanlarını, AVM’leri, koca koca binaları inşa eden işçiler her gün o şantiyelerin temeline gömülüyor. Adeta Mısır Piramitlerini inşa eden işçiler gibi ölümüne çalıştırılıyor inşaat işçileri. Ekipmanların eksik verilmesi, sağlam olmayan iskeleler, kimi zamanda bozuk asansör canımıza mal oluyor. Torunlar, Soma gibi toplu katliamların dışında kalan ve neredeyse her gün rutin şekilde 2-3 arası işçinin can verdiği olaylar görmezden geliniyor. 
 
İnşaatlarda kural dışılığın kural haline geldiği, rant ve karın insan canından daha değerli olduğu günümüz koşullarında Bolu’da yaşanan kazada, Niğde’de yaşanan cinayette olağan şeyler. İşçileri onlarca taşerona bölen, kölece çalışma koşulları dayatan patronlar ve onun iktidarı AKP’ yaşanan bu cinayetlerin bir numaralı sorumlusudur. Yaşanan cinayetlerin hiç birinde patronları yargılamayan, onları korunmaya alan iktidar bu zihniyetle cinayetleri durduramaz.
 
Cinayetlerin sorumlularını gizleyen iktidar, bir yandan da taşeron yasası, kiralık işçi yasası, kıdem tazminatının fona aktarılması gibi yasalarla işlerin kazanılmış bütün haklarına saldırarak, işçilere savaş açmış durumda. İşçileri taşeronla parçalayanlar onları ırkçılıkla da bölmeye çalışıyor ki karşısında bir güç bulmasın, bugün Rönesans Küçükyalı şantiyesinde, daha önce Maslak 1453’de yaşanan ırkçı saldırılar da bunun göstergesi.
 
Bizler tüm bu saldırılara ve iş cinayetlerine karşı gücümüzü örgütlülüğümüzden alıyoruz. Örgütlülüğümüz verdiği güç ile sermaye iktidarının çıkartmaya çalıştığı yasalara da, işçilerin arasına ekmeye çalıştığı ırkçılığa da, iş cinayetlerine de karşı mücadele edeceğiz.
 
Biz Devrimci Yapı, Yol ve İnşaat işçileri Sendikası, inşaat işçilerinin sendikası olarak, inşaatlarda ölümleri durdurmanın tek yolunu örgütlü işçinin gücünde görüyoruz. İnşaat işçilerini sendikalarında örgütlenmeye ve cinayetlere karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.