AKP’nin hegemonik ideolojisi yaşamın tüm alanlarında hızla kurumsallaştırılıyor. 14 yıllık iktidarları döneminde işçi sendikalarını giderek işlevsizleştiren AKP, İşgücü Politikası Danışma Kurulu adı altında oluşturacağı yeni kurumda emek dünyasının temsilcilerine yer vermiyor, bu örgütlerin sürece ‘gerektiğinde’ katılması öngörülüyor.
TBMM’nin tatile girmeden önce görüşerek yasalaştıracağı Uluslararası İşgücü Yasa Tasarısı, çalışma yaşamını olumsuz etkileyecek çok sayıda düzenlemenin yanı sıra işçi sendikalarını yok sayan hükümleri de içeriyor. Yabancı işçilerin çalışmasına olanak sağlayarak ulusal düzeyde yol açacağı haksız rekabetle neden olacağı sorunlar dolayısıyla kaygı yaratan düzenleme, işçi sendikalarının karar süreçlerine göstermelik de olsa katılma olanağını da elinden alıyor.
‘Gerekirse’ ölçütü
Uluslararası işgücü politikasını oluşturma yetkisinin merkezileştirilmesi adı altında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını tek yetkili kılan tasarı, bu amaçla Uluslararası İşgücü Politikası Danışma Kurulu kurulmasını öngörüyor. Tasarıya göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı başkanlığındaki kurul, Avrupa Birliği, Dışişleri, Ekonomi, İçişleri, Kalkınma ile Kültür ve Turizm Bakanlığının müsteşar düzeyindeki temsilcileri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı lığı Müsteşarı ve Uluslararası İşgücü Genel Müdürü’nden oluşacak. Bu alandaki tek karar makamı olacak kurul yılda bir kez toplanacak. Emek dünyası temsilcilerinin bulunmayacağı kurul “gerektiğinde” ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla sivil toplum kuruluşlarını da bir araya getirecek.
145 kişilik yeni kadro
Bu kurul için birer genel müdür ve genel müdür yardımcısı, üç daire başkanı, ellişer çalışma uzmanı ve çalışma uzman yardımcısı, 5 mütercim, 30 memur ve 5 programcı olmak üzere 145 yeni kadro ihdas edildi.
Kuruldaki genel müdür, genel müdür yardımcıları ve daire başkanları birinci memur statüsünden ücret alacak.
Sadece bürokratlar
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nun CHP’li üyeleri, genel olarak karşı çıktıkları tasarının yeni kurul oluşumuna ilişkin maddesini de çalışma yaşamının temsilcilerinin dışlanması sadece bürokratlardan oluşması nedeniyle eleştirdi. CHP’li üyeler, “ILO sözleşmeleri ve AB müktesebatı çerçevesinde üçlü bir yapıda kurulması gereken kurulun sadece kamu erkinin temsiline olanak sağlayan yapısı, sorunlar yaşanmasına neden olacaktır” dedi.
HDP de danışma kurulunun bileşenlerinin içine meslek örgütleri, hak temelli sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve sendikaların da dahil olması gerektiğini bildirdi.
***
38 bin yabancıya çalışma izni
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre, yılın Ocak - Haziran döneminde Türkiye’de çalışma izni almak için dünyanın dört bir yanından 45 bin 375 kişi başvuruda bulundu. Başvuranlar arasında 6 bin 586 kişiyle Suriyeliler ilk sırada yer alırken, bunu 4 bin 450 kişiyle Gürcistan, 4 bin 100 kişiyle Ukrayna, 2 bin 355 kişiyle Kırgızistan, 2 bin 220 Türkmenistan, 2 bin 101 kişiyle Çin, bin 644 kişiyle Özbekistan, bin 530 kişiyle Endonezya ve bin 455 kişiyle Rusya vatandaşları takip etti. 2010’da 14 bin 201, 2011’de 17 bin 467, 2012’de 32 bin 277, 2013’te 45 bin 834 ve 2014’te 52 bin 304 yabancıya çalışma izni veren Bakanlık, geçen yıl ise 75 bin 525 başvurudan 64 bin 833’ünü onaylamıştı.