DİSK'in düzenlediği 1.Uluslararası İSİG Konferansı sona erdi

DİSK "Hayatımızı kazanırken kaybetmemek için" şiarıyla düzenlediği 1. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Konferansı'na DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, Sine-Sen Genel Başkanı Zafer Ayden'in de katımıyla 2. gününde Taksim Elite Word Otel'de devam ediyor.

"İşçi sağlığı ve iş güvenliğinde uluslararası sendikal deneyimler" başlıklı ilk oturumunda Hollanda Sendikalar Konfederasyonu (FNV) Temsilcisi Ton Kitzen sunum yaptı. Soma katliamının ardından bölgeye gittiğini belirten Kitzen, orada madende çalışan işçilerin katliamdan aylar önce baş ağrısı şikayetiyle doktora gittiğini doktorun sadece ağrı kesici ile geçiştirdiğini öğrendiğini söyledi. İşçi sağlığının ve güvenliğinin öneminin altını çizen Kitzen, Hollanda'da bununla ilgili çeşitli yasal düzenlenmeler olduğu söyledi. Türkiye'de de yasal düzenlemeler olduğunu ifade eden Kitzen, "Türkiye'nin yasası daha gelişkin olduğu halde yasalara göre davranılmadığı için işçi güvenliği yok sayılıyor" dedi.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği için çeşitli politikalar izlediklerini ve bunun için katolag hazırladıklarını kaydeden Kitzen, düzenlemelerin 6 aşamalı olduğunu belirtti. İşçilerin iş güvenliği için bilgilere sahip olması gerektiğini vurgulayan Kitzen, kendilerinin de Hollanda'da bunu yaptığını söyledi. Toplu emek sözleşmelerine bu konunun dahil edilmesi gerektiğine dikkat çeken Kitzen, işçilerin de bu hakları için mücadele etmesi gerektiğini kaydetti. Hollanda'da bu konuyu güvenlik, sağlık ve refah olarak tanımladıklarını ifade eden Kitzen, nasıl çalışılması gerekildiğinin, ortamın uygunluk durumunun hesaplanması gerektiğinin altını çizdi. Aşırı iş yükünün, şiddetin, tacizin ve ayrımcılığın engellenmesi için çaba harcamak gerektiğinin altını çizen Kitzen, Hollanda'da işçilerin birçok sorunla karşılaştığını ve yapılması gereken çok şey olduğunu belirtti.

Sorunların kaynağıyla ilgilenilmesini gerektiğine dikkat çeken Kitzen, "Hollanda'da durumla ilgili iş konseyleri var ve konseyler sendikadan seçilmiş kişilerden oluşuyor. Patronlar iş konseyi üyelerini işten kovamıyor, yasalar sendika ve konsey üyelerini koruyor. Her durum için bir kanun yok ama genel durum için cevap verebilecek yasalarımız var. Hazırladığımız katalog 150 sektörü kapsıyor" diye konuştu.

İşçilerin işte herhangi bir tehlike gördüğü anda iş bırakabileceğini, durumu sendikaya bildirebileceğini ifade eden Kitzen, bunun için işi durdursa bile para kaybı yaşamayacağını, patronların bunu yapamayacağını belirtti.

FNV olarak üyelerini bu konuyla ilgili bilgilendirmek için kurslar, bilgilendirme broşürleri verdiklerini kaydeden Kitzen, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sendikamızda bu konu ile ilgili uzmanlarımız var, patronlarla görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Güçlü bir sendikal birliktelik sağlamak gerekiyor. Patronlar bu konuya yatırım yapmak istemiyor fakat; aslında yatırım yaptıkları zaman kar oranı artar."

Akademisyen ve İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyesi Aslı Odman da Türkiye'deki iş cinayetlerinin 'az gelişmişlik' sorunu değil, 'gelişme/kalkınma' sorunu olduğunu belirtti. Avrupa'da da kar hırsından, sermeya yüzünden iş cinayetlerinin ve meslek hastalığının yaşandığını söyleyen Odman, "Bu konu ile ilgili İSİG olarak uluslararası işçi ve mücadelesi haberlerini çeviriyoruz. Teorik veriler toplayarak, bilimsel metodlarla bilgi toplayarak bunun pratiğe zemin hazırlamasını sağlıyoruz. İşyeri insanın insana zulmünün, özel mülkiyet halinesiyle burjuva hukukla hesap sorulmayan yerler oluyor. En büyük iş kaybı ise psikososyal kayıp dediğimiz yani psikolojik olarak iş göremez hale gelmek oluyor" diye konuştu.

Odman, sağlık ve çalışma konusu arası disiplinlerin pratiği Fransa ve Yunanistan'da olduğu söyledi. İngiltere'de de yoğun kampanyalar olduğunu ifade eden Odman, 28 Nisan'ın İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü ilan edilmesi gerektiğini belirtti.

 
DİSK'in 1. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Konferansı "Bir mücadele ve örgütlenme alanı olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği" oturumu ile devam etti.

İş Müfettişi Şeref Özcan'ı moderatörlüğünde yapılan oturumda konuşan DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, sözlerini iş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri anarak başladı. Bu konuyla ilgili bölgelerde işçilerle eğitim çalışmaları yaptıklarını söyleyen Çerkezoğlu, merkezi konferansla bu birikimleri toplamayı amaçladıklarını ifade etti. Bu konunun sendikal bir mücadelede çok önemli olduğunun altını çizen Çerkezoğlu, yakın zamanda Siirt'in Şirvan ilçesinde yaşanan iş cinayetini hatırlattı, "Sermaye zihniyeti güvencesizleştirerek, taşeronla, kiralık işçilikle, üretim zorlanarak, sendikasızlaştırarak daha çok ölüyoruz" dedi.

Ermenek'teki işçi katliamını da hatırlatan Çerkezoğlu, orada hayatını yitiren bir işçinin eşinin 'öleceğini biliyordu' dediğini söyledi. Türkiye'deki iş cinayetleri ile ilgili verileri paylaşan Çerkezoğlu, "Sermayenin kar oranı arttıkça görüldüğü gibi işçiler katlediliyor, öldürülüyor. Madencilik sekretöründe karın en yüksek olması, aynı oradan iş cinayetlerinin en yüksek olduğu sektör" diye konuştu. Türkiye'de çalışma koşullarının esnekliğini vurgulayan Çerkezoğlu, patronların ve devletin işçilere sendikal haklarını kullandırtmadıklarını kaydetti.

İktidarın bu ölümlerin önünü açtığını dile getiren Çerkezoğlu, iş cinayetlerini meşrulaştırmak için devletin dini kullandığını söyledi. Çerkezoğlu, OHAL koşullarında emeğin de baskılandığını ve baskılanacağına belirtti.

İş cinayetlerini önlemek için öncelikle özeleştiriler verilmesi gerektiğini İfade eden Çerkezoğlu, "İşçi sağlığı için politikleşmiş işyeri, kollektif özne ve sınıf iradesi gereklidir. İşçilerin bireysel dikkatinden çok kollektif bir dikkatin olması lazım. Bu konuda sendikalar ve üniversiteler tarafından düzenlenmesi ve denetleyicisi olması gerekir. Taşeron çalıştırma yasaklanma ve tüm güvencesiz çalıştırma sistemine son verilmelidir" diye konuştu.

 
DİSK'in düzenlediği 1. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Konferansı sona erdi.

Konferansın son günü gazeteci İsmail Saymaz'ın iş cinayetlerini işlediği "Fıtrat: İş Kazası Değil Cinayet" kitabının söyleşisi, iş cinayetlerinin anlatıldığı "Babamın Kanatları" filminin gösterimi ve yapımcısının katıldığı söyleşi ile sona erdi.

Geçmişte Tuzla'daki iş cinayetlerinin ana akım medyada dahi yaygın bir şekilde yer aldığını belirten Saymaz, bunun işçilerin mücadelesi sonucu olduğunun altındı çizdi. Saymaz, "Ben bu kitabı yazdım ama asıl yazanlar işçilerdir. Bana sadece temize çekmek kaldı. Fıtrat böyle bir kitap aslında" dedi. Kitabın içeriği hakkında bilgi veren Saymaz, ilk hikayenin kadın işçileri anlattığını söyledi. İşçi cinayetleri davalarının dosyalarına ulaşmakta çok zorlandığını kaydeden Saymaz, işçi avukatlarının bile bazen patron yanlısı davranabildiğine işaret etti.

Türkiye'nin küresel rekabete dahil olmasıyla ucuz işgücü istediğini, bunun da iş cinayetlerinin temel sebebi olduğunu belirten Saymaz, en önemli ayaklarından bir tanesinin de taşeron sistem olduğunu vurguladı. Daha çok kar elde etmek için işçilere sömürünün dayatıldığını kaydeden Saymaz, "Türkiye işçisini 100 yıl önceki çalışma koşullarına mahkum etmiştir. İş cinayetlerinin büyük bir bölümü taşeron işçilerden oluşuyor. 'Fıtrat' tam olarak bunlar anlatılıyor, iş cinayetlerinin tesadüf olmadığı anlatılıyor" diye konuştu.

Saymaz, Torunlar Center ve Esenyurt'ta Marmara Park AVM'de meydana gelen iş cinayetlerinin sürecine ilişkin bilgi verdi, "Yargıda bilirkişi raporlarında da belirsiz, sorumluluğu işverene yüklemeyen, işçileri suçlu çıkarmaya çalışan raporlar çıkıyor. Bu ülkede insan hayatları -özellikle işçilerin- sudan ucuz."

Ardından, iş cinayetlerini anlatan "Babamın Kanatları" filminin gösterimi yapıldı. Filmin yapımcısı Soner Alper, uzun zamandan beri "Gelecek Uzun Sürer", "Sonbahar" da dahil olmak üzere toplumsal duyarlılığı olan birçok film yaptıklarını belirtti, bu filmin konusunun da ülkenin kanayan yarası olduğunu söyledi.

Konferans, DİSK tarafından konuşmacılara teşekkür plaketi verilmesinin ardından sona erdi.

DİSK 1. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Konferansı'nın sonuç bildirgesi önümüzdeki günlerde açıklanacak.