“Ostim'i unutma!”

Ostim-İvedik’te yaşanan iş cinayetiyle ilgili davanın 4. duruşması yapılırken yaşamını yitiren işçilerin yakınları Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

09.30’da bir araya gelen işçi yakınları adına Ferhat Yurttaş basın açıklamasını okudu. “İvedik’i unutma”, “Adalet istiyoruz”, “Sorumlular yargılansın” dövizlerinin taşındığı açıklamada “Ostim’i-İvedik’i unutmadık, unutturmayacağız” pankartı açıldı. Yaklaşık 30 kişinin katıldığı açıklamada Ferhat Yurttaş davanın seyrini özetleyerek şunları söyledi:

“1. duruşmada, herkesin birbirini sorumlu tutmasını, ne gaz şirketlerinde ne patlama yaşanan işyerlerinde denetim görevi olan kurumlar tarafından hiçbir denetim faaliyetinin olmamasını dinledik.

2. duruşmada sanık ve tanık ifadelerinde duyduklarımız öfkemizi daha da arttırdı. Eşlerimizin çocuklarımızın kardeşlerimizin hayatlarının ne kadar kıymetsiz olduğunu dinledik. Suçluların yargılamayı ve soruşturmayı etkileyebilmek için nasıl planlar yaptıklarını gördük.

3. duruşmada, gaz şirketi çalışanlarından sağır ve dilsiz bir işçi kardeşimizin işverenlerce nasıl hiçbir işçi güvenliği önlemlerine bakılmaksızın yıllardır tehlikeli işlerde çalıştırıldığını dinledik. Yetmedi, görevli kimya mühendisinden denetimsizlik itiraflarına tanık olduk.

Bizler Ostim’de ve İvedik’te canlarını ve sevdiklerini kaybetmiş kişiler olarak başka canların yanmamasını ve başka anne babaların ağlamamasını istiyoruz. Bir araya gelerek bu memleketin geleceği için, iş güvenliği için, sağlıklı yaşam koşulları için ve kanun dışı çalışma koşullarını sona erdirmek için davalarımızın takipçisi olmaya devam ediyoruz.”

Açıklamanın sonunda yaşanan diğer iş cinayetlerine değinen Yurttaş eksiksiz bütün sorumluların yargılanması talebi ile açıklamayı sonlandırdı.

Kızıl Bayrak 


 
OSTİM Katliamı davası: Bütün sorumlular yargılansın!

Ostim-İvedik davasının 4. duruşması bugün Ankara Adliyesi 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme öncesinde aileler bir basın açıklaması yaptılar. İşçi Meclisi okurlarının da destek verdiği basın açıklamasını patlamada hayatını kaybeden Ostim işçisi Servet Yurttaş’ın oğlu Ferhat Yurttaş okudu. 

Basın açıklamasında kısaca şunlara değinildi. ’’1.duruşmada herkesin birbirini sorumlu tutmasını, ne gaz şirketlerinde nede patlama yaşanan işyerlerinde “denetim görevi’’ olan kurumlar tarafından hiçbir denetim faaliyetinin olmamasını dinledik. Esef, acı, elem, keder duyduk.
 
Duruşmada sanık ve tanık ifadelerinde duyduklarımız öfkemizi daha da arttırdı. Eşlerimizin çocuklarımızın, kardeşlerimizin hayatlarının ne kadar kıymetsiz görüldüğünü dinledik. Suçluların soruşturmayı ve yargılamayı etkileyebilmek için nasılda planlar yaptıklarını gördük.
 
Duruşmada gaz şirketi çalışanlarından “sağır-dilsiz” bir işçi kardeşimizin, patronlarca nasıl hiçbir iş-işçi güvenliği önlemlerine bakılmaksızın yıllardır tehlikeli işler gördürüldüğünü dinledik. Yetmedi, görevli Kimya Mühendisi’nden denetimsizlik itiraflarına tanık olduk.
 
Geldik 4.Duruşmaya;
 
Bizler Ostim’de-İvedik’te canlarını, sevdiklerini kaybetmiş kişiler olarak, başka canların yanmamasını, başka annelerin ve babaların ağlamamasını istiyoruz. Bir araya gelerek geleceğimiz için iş güvenliği ve işçi sağlığı için kanun dışı çalışmayı sona erdirmek için davalarımızın takipçisi olmaya devam ediyoruz.
 
Bir daha Ostimler ve İvedikler olmasın demiştik. Davamızın geldiği aşama itibarıyla, gaz şirketinin patlamanın yaşandığı iki işyerinin ve denetimle sorumlu olan kurumların ‘hukuki ve cezai sorumluluğu’nun yeterince ortaya çıktığına inanıyoruz. Dosyadaki bilirkişi raporunun yeterli olmadığını düşünmekteyiz. 

Mahkemenin, bütün sorumluların eksiksiz yargılanmasına yarayacak bilirkişi raporu oluşturulması için tefrik edilerek soruşturması devam eden dosyanın neticelendirilmesini ve birleştirilmesini istiyoruz. EKSİKSİZ BÜTÜN SORUMLULAR YARGILANSIN İSTİYORUZ…
 
Buradan,tam bir ihmaller-denetimsizlikler zinciri olan;
 
Aralık-2009 da 19 maden işçisinin kaybettiği Bursa/Kemalpaşa-Bükköy de ki facianın bugün yapılacak karar duruşmasında ,işçi kardeşlerimizin ailelerine,aynı duygularımızı 2008 Şubat’ında 21 işçi kardeşimizin hayatını kaybettiği Davutpaşa patlamasının 28-Aralık’ta yapılacak 7.duruşmaları için ailelerine,2010 da 30 işçi kardeşimizin hayatını kaybettiği Zonguldak/Karadon da ki maden faciasının 13-Ocakta yapılacak 2.duruşmaları için ailelerine, Direnç ve sabır diliyoruz.

Basın metninin okunmasının ardından aileler ve gelen destekçi kitle duruşmanın yapılacağı 10. ağır ceza mahkemesi salonuna geçti. Yapılan duruşmada aile avukatları Sanayi Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Yenimahalle ve Büyükşehir Belediyesi, Ostim ve İvedik Organize Sanayi Müdürlüklerinden patlamaların yaşandığı işyerlerinin son 5 yıllık denetleme raporlarını talep ettiler.Sanık avukatları ise vazgeçilemez bir bedel karşılığında müvekkillerinin serbest bırakılmasını talep etti. Bu talep aileler tarafından tepkiyle karşılandı.Mahkeme tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, davanında 17 Şubat 2012 ertelenmesine karar verdi.
 
Mahkemeden notlar;
 
Davaya katılım zayıftı.
 
Patlamada hayatını kaybeden Ali Yiğitin eşi Saniye Yiğit mahkemenin çok kısa sürdüğünü ve katılımın çok az olduğunu, sanık avukatlarının ise utanmadan tahliye istediğini söyleyerek tepkisini dile getirdi.
 
Patlamada hayatını kaybeden Servet Yurttaşın oğlu Ferhat Yurttaş Ostim’deki patronların bir araya gelerek patlamada hayatını kaybedenlere yardım amaçlı bağış topladığını ve bu bağışların öncelikle patrona verilerek daha sonra patron tarafından işçilere dağıtılarak sanki patron kendi cebinden veriyormuş gibi gösterildiğini vurguladı.
 
Patlamada oğlunu kaybeden Zekeriya Danışman Belediye Başkanının başsağlığı bile dilemeden kendilerine ev teklif ettiğini, teklif edilen evlerin 30 yıllık ev olduğunu içine bile girilmeyecek durumda olduğunu bunun üstüne bir de 25 bin lira para karşılığında kendilerine verileceğini söyleyen belediyeye tepkisini dile getirdi. Daha öncede bir oğlunun askerde hayatını kaybettiğini dile getiren anne o dönemde oğlumuz için tek başımıza mücadele ettik ve hiç bir şey elde edemedik. O dönem komutanlardan birisinin kendilerine ‘’it iti ısırırmı diyerek’’ boşuna uğraşmamalarını gerektiğini söyleyip davadan vaz geçmelerini dayattığını belirtti. “Buradaki mücadelemizi tek başımıza vermiyoruz birlikte olursak ancak bu davayı kazanabiliriz” diyerek bu işin peşini bırakmayacaklarını ve sonuna kadar götüreceklerini söyledi.
 
Mükremin Atmacanın eşi Azize Atmaca o gün eşinin tesadüfen orada olduğunu, malzeme götürdüğü yerde patlamada yaralandığını, hastaneye kaldırıldıktan iki gün sonra hayatını kaybettiğini söyledi.”20 yıllık eşimi kaybettikten sonra bana ev, araba verseler ne olur, benim ciğerim yanmış bu saatten sonra dünyaları verseler ne olur…”
 
Genel anlamda tepkiler;sadece bir firmayı suçlu göstererek asıl sorumluların kendilerini temize çıkarmaya çalıştıklarını Sanık sandalyesine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı oturmadan,Sanayi Bakanı oturmadan denetim yapmayan bütün sorumluları o sandalyede görmeden bu yargılamanın gerçek ve adil bir yargılama olduğuna inanmıyoruz yönündeydi.