(3) Yozgat'ta işten atılan madenci: Madem iş vermiyorlar, sağlığımı geri versinler

Sorgun'da yeraltı faaliyeti durdurulan madende işten atılan işçilerin direnişi bir haftadır sürüyor. Kendilerine söz verildiği gibi şirketin diğer madenlerinde istihdam edilmezlerse iş bulamayacaklarını anlatan işçiler, yaşadıkları meslek hastalıkları ve iş kazalarından sonra nasıl iş bulacaklarını soruyor. Madende çalışırken karpal tünel sendromu ve pnömokonyoz hastası olduğunu anlatan Fatih Arslan, "Devlet her şeyi pazarlıkla yapıyor. Madem öyle tazminat, kıdem, iş hiçbir şey istemiyorum ama bana sağlığımı versinler. Bakalım benim sağlığımı geri verebilecekler mi?" diyor.

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde Yeni Anadolu (Yeni Çeltek) Madencilik A.Ş. adlı firmaya bağlı taşeron firma Havza Maden'de çalışan 135 işçi, yeraltı faaliyetinin durdurulmasının ardından işten atılmalarına karşı direnişe devam ediyor. Bir haftadır madenin önünde eylem yapan işçilerin en önemli talebi, kendilerine söz verildiği gibi üst şirketin diğer işyerlerinde işe alınmak. Üye oldukları Türk-İş'e bağlı T. Maden-İş Sendikası ile şirket arasında süren görüşmelerde patronun "işçileri mağdur etmeyeceğiz" demesine rağmen hâlâ somut olarak atılmış bir adım yok. Sorgun'da istihdam olanaklarının kısıtlı olması, krizle birlikte tırmanan işsizlik, çoğu 30 yaş üzerinde ve meslek hastası olan işçileri yeniden iş bulamayacakları konusunda kaygılandırıyor.

İş kazaları ve meslek hastalıkları diğer madenlerde olduğu gibi Sorgun'da da yaygın. Geçirdiği iş kazasını anlatan Hayati Karakuş, 12 yıl önce madende işe başladığında 28 yaşındaymış. Bir gün madende yaşanan göçük nedeniyle kafatasının kırıldığını anlatan Karakuş, "12 saat ameliyat geçirdim. Koku ve tat alma duyurularım zayıfladı. Sadece ben değil, birçok arkadaşım iş kazası geçirdi. Şimdi başka yere gittiğimde kim alır beni işe? Benim evimde 5 kişi ferdi nüfusum var" dedi.

"YER ALTINDA HASTA OLDUM, ONU BİLE ELİMİZDEN ALDILAR"
Fatih Arslan 2012'de karpal tünel sendromu, 2014'de pnömokonyoz (uzun süreli toz veya kimyasal maddelerin solunmasından kaynaklanan akciğer hastalığı) hastalığına yakalandığını söyledi. Yetkililere seslenen Arslan, "Devlet her şeyi pazarlıkla yapıyor. Madem öyle tazminat, kıdem, iş hiçbir şey istemiyorum ama bana sağlığımı versinler. Bakalım benim sağlığımı geri verebilecekler mi? Ben başka bir işte nasıl çalışacağım? Madem burada çalışmamıza izin vermiyorlar; gelsinler buradaki işçilerin başka işte çalışmasını sağlasınlar. Biz madenciyiz, evimize bir lokma ekmek götürebilmek için yerin 7 kat altına girmeye razı olduğumuz halde onu da elimizden aldılar. Ben evimde hastalanmadım, yerin altında hastalandım. Yer altını da elimden aldınız ne yapacağım ben? Karpal tünel sendromu yüzünden elinde güç kaybı olduğunu anlatan Arslan, "15 yaşında çocuk bilek güreşinde beni yıkabiliyor. Çocuklarım hasta oldu hastaneye götürdük. Onları eve getirdikten sonra buraya geldim, arkadaşlarımın yanında olacağım dedim" diye konuştu.

SADECE SEÇİMDE Mİ GELECEKLER?
Madencilerden Osman Aktaş da siyasilere kızgın olduklarını dile getirdi. Direnişe başladıktan bugüne bir Yozgat milletvekilinin bile yanlarına gelmediğini söyleyen Aktaş, "Sadece seçim zamanı mı bizim yanımıza gelecekler" diye sordu. Kendi oylarıyla seçilen milletvekillerinin koltuk sevdasına düşüp gelmediğini ifade eden Aktaş, "O koltuklara nasıl geldilerse, nasıl gideceklerini de hesap etsinler" dedi.

ESNAF DESTEK VERİYOR
Grev ve direnişleri ayakta tutan en önemli faktörlerden biri de dayanışma. İlçe merkezinde yaklaşık 50 bin nüfusu bulunan Sorgun'un küçük bir yer olması, esnafın da madencilere olan desteğini sağlamış. Çok yaygın ve örgütlü bir destek olmasa da gün içerisinde esnaf yiyecek göndererek veya ziyaret ederek madencilere destek veriyor. Mobilyacı dükkanı olduğunu söyleyen Ahmet Gezici ile konuştuğumuzda madendeki arkadaşlarına destek için geldiğini söyledi. Madenin önemli bir geçim kaynağı olduğunu söyleyen Gezici, maden işçileri olmasa kendi işlerinin de duracağını ve bu yüzden birbirlerine destek olmaları gerektiğini dile getirdi.

Birkan Bulut / Evrensel