Bizi Acımızla Baş Başa Bıraktılar

Serhat Alkurt, İhlas Holding’e bağlı Türkiye Gazetesi’nde uzun yıllar WEB Üretim işçisi olarak çalıştı.

Görev tanımında depo çalışanı olmak; nakliye, indirme-bindirme işlerinde bayrakçılık ve gözetleyicilik yapmak yoktu. Görevi olmayan bir işe amiri tarafından görevlendirilerek gitti.

Tarih 29 Eylül 2016 idi. O gece her akşam kağıt ve artık gazeteleri almak için binaya gelen kamyonun çarpması sonucu yaşamını kaybetti. İş verenleri “kaza” dedi. Şoför bir gece gözaltı sonrası serbest bırakıldı.

Alkurt Ailesi üç yıldır adalet arıyor.

“Avukat İhlas’ın eski avukatıymış”

Cinayet sonrasında Alkurt Ailesi akrabalarının da desteği ile bir avukata yönlendirildi.

Avukat aileye kamyon şoförünün suçlu olduğunu İhlas’ın kazada bir sorumluluğu olmadığı bilgisini paylaştı.

Aile henüz yas sürecini atlamadan avukat önlerine bir anlaşma koydu. Anlaşmaya göre aile İhlas’tan şikâyetçi olmayacak karşılığında da bir miktar para alacaklardı.

“Şoför kaza gecesi serbest bırakılmış”
Avukatın yönlendirmesiyle aile anlaşmayı imzaladı. Serhat’ın annesi Rukiye Alkurt o günleri şöyle anlattı:

“Biz zaten acı içindeydik. Akrabaların da önerdiği bu avukata güvendik. Bize tüm suçu şoför dedi. Zaten o da aynı gece serbest bırakılmış. Biz bilmeden anlaşmayı imzaladık. Farkında değildik.

"Avukat bizi kandırdı. Sonradan avukatın İhlas’ın eski avukatlarından olduğunu öğrendik. Acımız varken düşünemedik. Çocuğumun ölümüne neden olanların yargılanması için mahkemeye her gittiğimde karşıma bu anlaşma ile çıkıyorlar. Oysa biz kandırıldık.”

“Oğlum web görevlisi olarak alındı ama başka işler yaptırıldı”
Serhat’ın ölümü sonrası Türkiye Gazetesi’nin cenaze işlemlerinde kendilerine yardımcı olduğunu ancak sonrasında kendilerini hiç ziyaret etmediğini anlatan anne, şöyle dedi:

"Biz hayatımızda ilk kez böyle durum yaşıyorduk. Bizi kandıracaklarını hiç düşünmedik. Oğlumu web görevlisi olarak almışlardı oysa iki işi yapıyormuş. Çocuğumun orada olduğunu bilmemesi imkânsız şoförün. Çünkü her akşam oraya kâğıtları almaya geliyor. Biz video görüntüsünü izledik. Ama sonra o görüntüler kayboldu. Nasıl oluyor bu anlamadık.

‘Bizim derdimiz tazminat değil’
“Bizim ikinci bulduğumuz avukat da bize hiç yardımcı olmadı. Davalara bile gitmeye üşeniyordu. Davalara bizim zorlamamızla gidiyordu. Ona göre de tazminatı alıp bu işi kapatmalıydık. Biz bunu yapmak istemedik. Biz o avukatın da bizi kandırdığını anladık ve ondan vazgeçtik. Biz sadece tazminat isteseydik ilk baştan beri aynı avukatla devam ederdik. Bizim derdimiz çocuğumuzun ölümüne neden olanların cezasını çekmesi. Bakın şoför bile elini kolunu sallayarak geziyor. Yani bir genç öldü, öldürüldü hiç kimse bundan sorumlu tutulmuyor.”

"Ailerlerden güç alıyoruz"
“Biz acımızla baş başa kaldık” diyen anne, Bir Umut Derneği ile tanıştıktan sonra kendileri gibi mücadele eden başka aileler olduğunu görünce güç aldığını söyledi, şöyle dedi:

“İş cinayetinde yaşamını kaybeden sadece bizim çocuğumuz sanıyordum oysa yüzlerce böyle aile varmış. Onların davalarına da bizim davamıza da derneğin avukatları bakıyor şimdi. Mahkemede hâkimler bize çok kötü davranıyor. Bizi hiç dinlemiyorlar. Sanki biz suçluymuşuz gibi davranıyorlar.

"Derneğin avukatları sayesinde bu duruma katlanabiliyoruz. Sonuç ne olursa olsun bu davanın peşini bırakmayacağız. Davanın sonuna kadar gideceğim.

" Çocuğumun ölümüne neden olanların yargılanmasını istiyorum. Kandırılarak imzaladığımız anlaşma geçersiz sayılsın.”

Avukat Küçük: İhlas Holding Yönetim Kurulu üyeleri tanık olarak dinlenmeli
Serhat Alkurt'un ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede şoför Zihni Arıkan ve Türkiye Gazetesi baskı yöneticisi Rüçhan Gülgeç, "ölüme sebebiyet verme" suçunu işledikleri iddiası ile yargılanıyor.

Davanın 9'uncu duruşmasında, soruşturma sürecinde isimleri geçen iş güvenliği uzmanlarının "kazanın" oluşumunda emir ve talimat verme yükümlülüğünün olup olmadığının belirlenmesini; imza yetkilisi yönetim kurulu üyelerinin huzurda dinlenmesi istenildi.

Mahkeme dosyanın geldiği aşamaya binaen, esasa yönelik bir katkı sağlamayacağı gerekçesiyle bu talebi reddetti.

Dosyaya sunulan yeni belgelere yönelik itirazların değerlendirilmesi hususunda ek rapor hazırlanması için dosya bilirkişiye yollandı.

Bir sonraki duruşma 17 Haziran 2020 Çarşamba günü görülecek.

Alkurt'un ailesinin avukatı Bir Umut Derneği'nden Gökhan Küçük, davaya ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Bu davalarda biz iddianamenin kapsamı dışındaki kişilerin de sorumluluğu olabileceğini düşünüp onların da yargılanmasını istiyoruz.

"Bu şirket yöneticileri ve iş güvenliği uzmanları vs olabiliyor. Bu davada da bu kişilerin tespit edilebilmesi için İhlas Holding Yönetim Kurulu üyeleri tanık olarak dinlenmesi gerektiğini düşünüyoruz."

Evrim Kepenek / Bianet