"Devlet öldürmeye devam ediyor"

  Ailelerin başlattığı Vicdan Nöbeti'nin ilk haftasında, Davutpaşa'da hayatını kaybedenlerin ailelerinden Hakkı Güleç ilk olarak söz aldı. 4-5 yıldır, başka canlar yanmasın diye iş cinayetlerine karşı basın açıklamaları yaptıklarını söyleyen Güleç, "Sorumlular sorumluluklarını yerine getirselerdi iş cinayetleri yaşanmazdı. AKP ve devlet adeta "siz ölmesin diyorsunuz ama biz öldürmeye devam ediyoruz" diyor." dedi.


Ailelerden, Van Bayram Otelde depremde ölen 40 kişiden birisi olan ağbisini kaybeden Sinem Demir'de konuşarak, 40 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan otelin, ilk depremden sonra yıkılması gerektiğini ama gerekli denetimlerin yapılmadığını ifade etti.

Davutpaşa'lı ailelerden olan Adnan Saray ise konuşmasında, güçlü olmak için birlik olmak gerektiğini yoksa patronların daha çok işçi canı alacağını ifade etti.
 
"Taşeronlar öldürüyor"

 Vicdan Nöbeti'nin ilk haftasında 2 yıl önce elektrik çarpmasından kaynaklı iş cinayetine kurban giden BEDAŞ işçisi Erkan Keleş'in kayınçosu da söz alarak konuştu. Keleş'in akrabası taşeron işçisi olan Erkan Keleş'in ölümünün üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen dava açılmadığını ve sorumluların yargılanmadığını söylerken taşeronlarıın öldürdüğünü belirtti. 

Kan parası değil, adalet...

 1 saat süren Vicdan Nöbeti'nde Avukat Erbay Yücel de söz alarak konuştu. Erbay Yücel, ailelerin mücadelelerinde yalnız olmadıklarını belirterek kendisiyle beraber hukukçu arkadaşının ailelerin yanında olduğunu ifade etti. Giresun'da HES inşaatının yapımı sırasında meydana gelen heyelanda hayatını kaybeden 4 işçinin, 30 dakika toprak altında kaldıkları için boğulduklarını ve öldüklerini söyleyen Yücel, arama- kurtarma ekibi olsaydı işçilerin ölmeyeceklerini ve bundan devletin sorumlu olduğunu ifade etti. Ailelerin para değil adalet istediğini de sözlerine ekleyen Yücel, herkesi bu mücadeleye destek vermeye çağırdı.


Basın açıklamasını aileler adına Sinem Demir okudu. Açıklamada şunlar söylendi;
Her gün 5 ile 8 arasında işçi hayatını kaybediyor. Nedeni bizlerce de yetkililerce de açık. Işverenlerin kar hırsı nedeniyle işçi hayatını önemsememesi. Ve işçi güvenliğine dair önlemler almaması. Yetkililerin ise yasal mevzuat hükümleri açık ve ortada iken denetim görevlerini yerine getirmemesi. Işte bu nedenledir ki iş kazası değil ısrarla cinayet diyoruz.
.........
Denetlemiyorlar ölüyoruz, sorumlu oldukları tespit edildiği halde yargılatamıyoruz. Bu koşullarda işçi ölümlerinin durması mümkün mü? Kim ne yaparsa yanına kar kaldığı, adeta çalışıyorsan ölebilirsin anlamına gelen bir olağanlığa dönüştüğü hayat koşullarında işçi ölümleri durabilir mi?
...........
Biz de söz bitti diyoruz artık. Bu haftadan itibaren "iş cinayetlerine dur diyebilmek için vicdan nöbetine" başlıyoruz.
İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin aileleri her hafta Pazar günü Galatasaray Meydanı'nda saat 13.00'de 1 saatlik Vicdan Nöbeti tutmaya devam edecek.
 
Alınteri 
" /> İşçi Aileleri Taksim'deydi: Kaza değil cinayet! - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

İşçi Aileleri Taksim'deydi: Kaza değil cinayet!

Davutpaşa, Ostim, Van Bayram Otel, Bedaş, Esenyurt, Sultanbeyli, Marmaray, Bursa, Erzurum ve Karadon'da iş cinayetiyle hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınları, Taksim'de yaptıkları eylemle tekrardan seslerini duyurmak ve iş cinayetlerine dur demek için bir araya geldiler. "Sorumlular belli hesap sorulsun, Susma sustukça sıra sana gelecek, İş kazası değil bu bir cinayet, Katiller belli hesap sorulsun!" sloganlarının atıldığı eylemde, aileler siyah pankartlar, dövizler ve yakınlarının fotoğraflarını taşıdılar...