Bu duruşmada 3. Bilirkişi raporunun akıbetini ve neticelerini dinleyeceğiz, alacağız… Gerçek sorumluların belirlenmesi hedefine ne kadar yaklaştığımızı adalet adına göreceğiz. Ostim patlamalarında sorumlu olanların ortaya çıkarılması önemli ve de bizim payımıza düşen insani bir görev olduğunu düşünüyoruz. Memleketimiz insanının bütün bu sorumsuzluğa ve sonuçlarına layık olmadığına inanıyoruz. Adalet için mücadelemizde,basının ve kamuoyunun desteğini yanımızda görmek; davamızın bu ülkede yaşayan herkesin davası olduğunu haykırmak istiyoruz!
Bir daha Ostimler-İvedikler Olmasın!

İstanbul’da bizlerle benzer acıyı yaşayan ailelerle başlatmış olduğumuz, ‘iş cinayetlerinin durması’ için VİCDAN ve ADALET nöbetini destekliyoruz. 17 Haziran 2012′de saat 13:00′te Galatasaray Meydanı’nda olacağız. Ve o nöbette OSTİM-İVEDİK patlamaları davasını anlatacağız. Duyarlılık gösterecek vicdan sahibi, adalet duygusundan nasibini almış bütün yurttaşlarımızı bekliyoruz”.
Avukat Kemal Gündüz de dava süreci hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı.
Daha sonra davanın görüleceği 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geçildi. Aileler, mahkeme sürecinin çok ağır işlediğini ve henüz istenilen aşamada bir yol katedilmediğini söyleyerek tepkilerini dile getirdiler.
Ostim-İvedik katliamının 7. duruşması görüldü. Duruşmaya Ostim-İvedik işçi katliamında yaşamını yitiren ailelerin yanı sıra Ostim İşçi Sağlığı Meclisinden galvaniz işçileri de katıldı. Duruşma 19 Temmuz 2012 tarihine ertelendi.
Duruşmada ailelerin avukatları tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep ettiler. Sanık avukatları ise İTÜ’den çıkacak 3. bilirkişi raporunun gelmesinin uzun süreceğini, yeterli delillerin toplandığını belirterek tutuklu sanıkların tahliyesini talep ettiler. Tutuksuz yargılanan Özkanlar şirketinin sahibi Aydın Özkan’ın avukatı da müvekkilin patlamada yaralandığını, raporların bugün dava dosyasına konulduğunu belirterek müvekilinin davaya mağdur-sanık olarak dahil edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti bu talebi reddetti. Mahkeme heyeti, yeterli delillerin toplanmadığı ve 3. bilirkişi raporunun gelmediği gerekçesi ile tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar vererek duruşmayı 19 temmuz 2012 tarihine erteledi.
Duruşma sonrası aileler katliamda sorumluluğu olan kurum ve kuruluşların dava sürecine dahil edilmemeleri üzerine, konuyla ilgilenen savcı ile görüşmeye gittiler. Aileler savcıya patlamaların meydana geldiği Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgelerinde denetim yapmakla görevli olan Çalışma Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, OSB yönetimlerinin ve belediyelerin görevlerinin yerine getirmediklerini, bu kurum ve kuruluşların davaya dahil edilip edilmeme sürecinin hangi noktada olduğu konusunda bilgi almaya geldiklerini belirttiler. Savcı ailelere yaptığı açıklamada bahsedilen kurum ve kuruluşlara yazı yazıldığını ve bu kurumlardan gelen cevaplarda ise sorumlulukların olmadığının belirtildiğini söyledi. Savcı, kendisinin de bu kanaatte olduğunu belirterek kamu kuruluşlarına denetim ve sorumluluk bakımından soruşturma açılmasına gerek olmadığını söyledi. Söz konusu kurum ve kuruluşların denetim yapma zorunluluğunun olmadığını belirten savcı denetimin sadece çalışan işçilerin şikayet ve ihbarda bulunması sonucunda yapılabileceğini ifade etti. Savcının bu sözleri üzerine Ostim İşçi Sağlığı Meclisinden bir işçi savcıya asitten tahriş olan kollarını gösterek “Her gün ölümle burun buruna çalışıyoruz. Çalıştığımız atölyelerde patronlar işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri almıyor. Denetimle sorumlu olan kurumlar görevlerini yerine getirmiyor. Patlamalardan sonra göstermelik denetimler yapıldı. Şikayetlerimiz de sonuçsuz kalıyor” dedi. Aileler bu duruma “Kurumlarınız batsın, kurumlarınıza lanet olsun” diyerek tepki gösterdiler.
OSTİM-İVEDİK davasının 7. duruşması bugün görülüyor. Duruşma öncesi Ankara Adliyesi önünde bir araya gelen aileler basın açıklması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını Met-San‘da çalışan ve patlamada hayatını kaybeden makina mühendisi Dilek Gürer‘in ablası Demet Gürer okudu.Demet Gürer yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi...