Bu hafta, TBMM’den “İş sağlığı ve güvenliği” yasası geçti.
Derdimize derman mı? Değil, diyoruz.
Adı iş kazası olarak konuşulan, haber yapılan, ancak bizlerin ısrarla iş cinayeti olarak nitelediğimiz hadiselerde yakınlarını kaybetmiş aileleriz. Kimimiz ablasını-abisini-kardeşini, kimimiz anasını-babasını, kimimiz çocuğunu-torununu, kimimiz dayısını-halasını-teyzesini-amcasını, kimimiz dostunu-arkadaşını yitirdi.
Ve ülkemizde her gün 5 ila 8 işçi hayatını kaybetmeye devam etmekte... Nedeni bizlerce de, yetkililerce de yeterince açık… Nitekim yargılama süreçleri de, bilirkişi raporları da aynısını söylemekte.
İşverenlerin kâr hırsı nedeniyle işçi güvenliğine dair önlemleri almaması. Yetkililerin ise yasal mevzuat hükümleri açık ve ortada iken denetim görevlerini yerine getirmemesi. Ve çıkarılan yasanın bu gerçekleri görmediğini düşünüyoruz.
İşte bu nedenledir ki, iş kazası değil... Israrla cinayet demeye devam ediyoruz...
ARTIK YETER!..
"Söz bitti" diyoruz artık. Vicdanlı, adalet duygusunu yitirmemiş herkes “bu vahşeti” anlayarak davranmalı diyor ve iş cinayetlerine dur diyebilmek için başladığımız VİCDAN ve ADALET NÖBETİMİZE çağırıyoruz.
Ve biz en çok canı yananlar, başka canlar yanmasın diye;
Taksim/Galatasaray Meydanı’nda 24 Haziran Pazar günü saat 13.00’te, bir saatlik VİCDAN ve ADALET NÖBETİMİZİN 6. haftasındayız...
Bu haftanın konusu Şubat 2008’de Davutpaşa’da meydana gelen patlamada hayatlarını kaybeden 20 kişi, onların ailelerini ve avukatlarını dinliyoruz.
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Yakınları ve Yaralananlar: