İşçi ölür bakan kan parasına barıştırır...

AKP iş cinayetlerini “kader” olarak değerlendirmeye devam ediyor. Önceki gün Eskişehir Oto Tamirciler Sitesi’ndeki bir imalathanede 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamayla ilgili olarak konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “Müfettişleri gönderdik, araştırdılar. İlk bulgulara göre, makine imali için açılan bir iş yeri, patlayıcı imal ediyor. Resmiyette bildiriyor, diyor ki ‘Ben burada makine imal edeceğim’ ama ürettiği şeye bakıyorsunuz patlayıcılar” dedi.

İşvereni kurtarmaya gitti

Bakan Çelik, Mustafakemalpaşa ilçesinde kurulan Maden Şehitleri Aileleri Dayanışma Derneği’nin açılışında yaptığı konuşmada, çok anlamlı bir günde bir araya geldiklerini söyledi. Direkt insan yaşamını ilgilendiren iş sağlığı ve güvenliğinin çalışma hayatında en önemli konu başlıklarından olduğunu söyleyen Çelik, “Ufak bir ihmal olursa ocaklar sönüyor. Efendim ‘1 kişi öldü, 1 kişi öldü’ demek kolay da 1 kişi ölmekle kalmıyor ki evde çocukları, hanımı, annesi, akrabaları ölüyor. Çok kişi geleceğe dair umutlarını kaybediyor” diye konuştu.

Hep araştırmakla kalınıyor

Çelik, Eskişehir’de patlama olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Müfettişleri gönderdik, araştırdılar. Araştırmada ilk bulgulara göre, makine imali için açılan bir iş yeri, patlayıcı imal ediyor. Resmiyette bildiriyor, diyor ki ‘Ben burada makine imal edeceğim’ ama ürettiği şeye bakıyorsunuz patlayıcılar ve neticede 4 arkadaşımız dün hayatını kaybetti. 4 kişi ölmedi dün Eskişehir’de, onlarca ailenin geleceğe dönük ümitleri yok oldu.”

Ekmeğini taştan çıkar ve öl

Bazı mesleklerde emeğin karşılığını maddi olarak vermenin mümkün olmadığını ifade eden Çelik, bunların başında madencilik sektörünün geldiğine dikkati çekti. Madenciliğin ekmeğini taştan çıkarma mesleği olduğunu söyleyen Çelik, “Madenci kardeşlerimizin yüzlerinin kara olması ekmek parasından kaynaklanıyor. Bunun için onlara büyük saygımız var, sevgimiz var. Binbir çileyle hayatlarını ve ekmeklerini kazanmaktadırlar” dedi. Çelik, Türkiye’deki iş cinayetlerinin durumuna da değinerek, şunları kaydetti: “Türkiye’de iş kazalarında hâlâ yüksek düzeydeyiz. 1990’dan bugüne çok ciddi düşüşler olmaya başladı. Mesela 1990’da 547 madencimiz hayatını kaybederken 2010’da 131 kardeşimiz hayatını kaybetti. Düşüyor ama bir kişinin bile hayatını kaybetmesi büyük bir olay. Bir kişi bile çok büyük sarsıntı meydana getiriyor. Hedefimiz bir kişinin bile hayatını kaybetmemesidir.”
 
(Fotoğrafta Bakan Faruk Çelik, 2009 yılında meydana gelen grizu patlamasında yaşamını yitiren 19 işçinin ailelerinin tazminat davası açtığı kömür ocağı sahibi Nurullah Ercan (solda) ile uzlaşma sağlandığını ilçede düzenlediği toplantıyla duyurmuştu. Ercan, 5 yıl hapis cezası almıştı.)

 
Bakan Çelik ve Bükköy Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Ercan ile Bükköy’de 2009’daki grizu patlamasında hayatını kaybeden 19 madencinin aileleri ve yakınları, Etibank Sosyal Tesisleri’nde bir araya geldi. Köylülerin şirket sahibinden para aldığı da iddia ediliyor.

Olay gazetesinin haberine göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Mustafakemalpaşa’ya bağlı Bükköy’de 2009’da meydana gelen, 19 madencinin ölümüyle sonuçlanan grizu patlamasıyla ilgili olarak, ’El birliği içinde, iyi niyetle, insani olarak, bakan, hükümet, işveren olarak üzerimize düşen neyse her zaman yapmak zorundayız’ dedi.

Bakan Çelik ve Bükköy Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Ercan ile Bükköy’de 2009’daki grizu patlamasında hayatını kaybeden 19 madencinin aileleri ve yakınları, Etibank Sosyal Tesisleri’nde bir araya geldi.

Çelik, burada yaptığı konuşmada, olayın meydana geldiği günden bu yana Nurullah Ercan’la Ankara’da birkaç kez bir araya geldiğini belirtti.

Ercan’ın orada da bu olay nedeniyle gözyaşı döktüğüne şahit olduğunu ifade eden Bakan Çelik, ’Şimdi madenci yakınlarıyla işverenin bir araya geldiği bu tablo son derece önemli’ diye konuştu.

Çelik, Ercan’ın olayda kendisinin bir suçu varsa bunu kabul ettiğini söylediğini belirterek, şöyle devam etti:

’Bunu kendisi söyledi. Devletin, işverenin, herkesin suçu olabilir ancak bu tablodan sizler adına duyduğu üzüntüyü dile getirmesi ve telafi istemesi son derece önemli. Bu duruma ilgisiz de kalabilirdi. Bir işverenin ’ailelerin acısını nasıl hafifletebilirim, bu konuda elimden ne gelebilir, çocukların istikbaline yönelik neler yapabilirim’ diye sizinle bir araya gelmesi son derece önemli. Allah’ın böyle kazaları vermesini kimse istemez. Çeşitli nedenlerden dolayı bu tablo oluştu. El birliği içinde, iyi niyetle, insani olarak, bakan, hükümet, işveren olarak üzerimize düşen neyse her zaman yapmak zorundayız.’

Böyle iyi niyetli yaklaşımların mutlu yuvaların sayısını artıracağına inandığını ifade eden Çelik, ’İnşallah böyle olaylar bir daha yaşanmaz. Devlet, bakanlık olarak her zaman sizlerin, yavrularımızın yanındayız. Hepinize tekrar sabır diliyorum’ dedi.

'Geride kalan herkes benim ailem'
Bükköy Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Ercan ise 50 yıldır madencilik sektörünün her seviyesinde görev yaptığını, iş hayatında böyle büyük bir acı yaşamadığını söyledi.

Yapacakları hiçbir şeyin, atacakları hiçbir adımın kaybettikleri madencileri geri getirmeyeceğini belirten Ercan, şöyle konuştu:

’Ama onlardan geriye kalanların acısını hafifletmek, geleceğe umutla bakabilmelerini sağlamak bile büyük önem taşıyor. Geride kalan herkes benim ailem. Daha önce de ilan ettiğim gibi çocuklarımızın tüm eğitim masraflarını karşılamayı ve çalışabilecek yaşa geldikleri zaman arzu ettikleri takdirde kendi şirketlerimizin birinde yeteneklerine uygun bir işte görev almalarını sağlamayı taahhüt ediyorum.’

Bakan Çelik, daha sonra, Ercan ve işçilerin yakınlarıyla yemek yedi. Bu sırada maden sahibine tepki gösteren, adının ’Hatice’ olduğu öğrenilen işçi yakını, kazada hayatını kaybeden işçilerin yakınları tarafından sakinleştirerek dışarı
çıkarıldı.

Madencilerin ailelerinin, bugünkü yemekten önce Nurullah Ercan ile görüştükleri ve Ercan'ın köylülere para verdiği de iddia ediliyor.

Mustafakemalaşa’ya bağlı Bükköy’de 2009’da meydana gelen grizu patlamasında 19 kişi hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan açılan davada, Bükköy Madencilik Turizm Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Ercan, yönetim kurulu üyeleri Kasım Karataş ve Orhan Latif Ercan’a 5’er yıl, maden ocağının şefi Bayram Erdoğan, teknik nezaretçi Hayrettin Çelik ve taşeron firmanın sahibi Fahrettin Şolpan’a 6 yıl 8’er ay hapis cezası verilmişti. Mahkeme heyeti, madende işçi olarak çalışan ve taşeron firmaya işçi temin ettiği bildirilen Ahmet Yalvaçın’ın beraatine hükmetmişti.

Sol