'İŞ KAZALARINDA YAŞANAN DA SAMSUN'DA YAŞANAN DA AYNI'
Vicdan Nöbeti'nin 8. haftasında basın açıklamasını Van Bayram Otel'de yaşamını yitiren gazeteci Cem Emir'in kardeşi Tuncel Emir okudu. Samsun'un Canik İlçesi'nde 12 kişinin kar hırsı ve denetimsizlik nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Emir, “Kamu kurumlarının varoluş nedeni olan ve bilimin sağladığı olanaklarla öngörülebilir nitelikte bulunan hiçbir sonuç 'kaza da kader de' değildir. İş kazalarında yaşanan da Samsun'da yaşanan da aynıdır” dedi.
AİLELERDEN DESTEK VERMEYEN SENDİKA, MESLEK ÖRGÜTLERİNE TEPKİ
Emir, eylemlerine destek vermeyen sendika, meslek örgütü, emekçi dostu siyasal/sosyal organizasyon ve milletvekillerine seslendi: “Nedir sizin derdiniz? Hangi halinizden anlaşılır emekçi-işçi dostu olmanız? İşçinin yaşam hakkına kayıtsız kalanların, ücret artışı mücadelesinin inandırıcılığı olur mu? Hakikati öyle olmadığı halde kendini öyle sunanların gerçek yüzü de pratiği de açığa çıkacaktır. 8 haftadır ziyaret etmeyen, gelmeyen, merak etmeyenler gibi... Acımızı kalbinde hissetmeyen hiçbir sendikanın da, partinin de, organizasyonun da, meslek odasının da, derneğin de işçi dostu olduğuna inanmıyoruz.”
Bu hafta yaşanan iş cinayetlerine değinen Emir, Edirne'nin Keşan İlçesi'nde TOKİ konutlarında, taşeron firmada çalışan Cengiz Demirel'in kanalizasyon borusu döşerken kayma nedeniyle toprak altında kaldığını, bilinçsiz kurtarma çalışması sonucu başı kepçenin başını koparması sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Emir bu hafta 11 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini, iki işçinin de ağır yaralandığını söyledi.
Emir, “İşte bugün bizi bir araya getiren, neredeyse bile bile gelen işçi ölümlerine karşı duyduğumuz öfkemizdir. Kaybettiğimiz canlarımız ve geride kalanlar için 'bir daha olmasın' diyerek sürdürdüğümüz adalet mücadelemizdir” şeklinde konuştu.
İş kazalarında sorumluluğu olanların ortaya çıkarılmasını isteyen Emir, “Adalet için mücadelemizde, basının ve kamuoyunun desteğini yanımızda görmek, davalarımızın bu ülkede yaşayan herkesin davası olduğunu haykırmak istiyoruz” dedi.
Önümüzdeki hafta yine aynı yerde saat 13.00'da Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne devam edeceklerini söyleyen Emir, taleplerini sıraladı.
ESENYURT'TA 11 İŞÇİ DİRİ DİRİ YAKILDI
Vicdan Nöbeti'nde konuşan Esenyurt'taki inşaatta yaşamını yitiren Seyfettin Topal'ın abisi İdris Topal, Kayı İnşaat'a ait şantiyede kardeşinin Kaldem taşeron şirketine bağlı olarak çalıştığını söyledi. Şantiyede daha önce de işçilerin barındığı çadırın yandığını hatırlatan Topal, hiçbir önlem alınmamasına tepki gösterdi.
BAŞINIZ SAĞOLSUN DEMEDİLER KAN PARASI ÖNERDİLER
Olayın ardından Kayı ve Kaldem şirketi yetkilerinin kendilerini arayıp “Başınız sağolsun” bile demediğini söyleyen Topal, şirket yetkililerinin olaydan 15 gün sonra kendilerini çağırarak 'kan parası' teklif ettiklerini söyledi. Bu teklifi kabul etmediklerini söyleyen Topal, tepki göstererek, “Kardeşim geri gelecek mi. Dünya kadar para versen geri gelmeyecek” diye konuştu.
'ASLA PEŞLERİNİ BIRAKMAYACAĞIZ'
Yaşadıkları acının çok büyük olduğunu vurgulayan Seyfettin Topal'ın abisi İdris Topal, “Biz her gün ölüyoruz. Gece gündüz aklımdan çıkmıyor. Hayat devam ediyor ama çok zor” dedi. Topal son olarak adalet talebini dile getirdi, “Adalet yerini bulsun. Asla peşini bırakmayacağız” dedi.
Samsun'da 12 kişinin TOKİ konutlarında yaşamını yitirdiğini hatırlatan Topal, burada da insanların ihmalden öldüğünü söyledi.
OLAYIN TANIĞI İŞÇİ, İŞ CİNAYETİNİ ANLATTI
Olay yaşandığında orada bulunduğunu ve 11 günlük işçi olduğunu söyleyen Metin Karayiğit, çalışma ve barınma koşullarının olumsuzluğuna dikkat çekti. Oğlu doğduktan 4 gün sonra memleketi Ordu'dan çalışmak için İstanbul'a gelmek zorunda kaldığını anlatan Karayiğit, Kayı İnşaat şantiyesinde iş güvenliği olmadığını söyledi. “Yatakhane, yemekhane koşulları kötü” diyen Karayiğit, “Yatakhaneler su alıyordu, elektrik kaçağı vardı. Bunları söyledik. Siz işçisinin istemiyorsanız gidin dediler” diye konuştu.
Olayın ardından şirket yetkililerinin kendilerini şantiyeden kaçırdığını anlatan Karayiğit, “Olayın gerçek tanığı biziz. Ama ne savcı bizi aradı ne de başka bir yetkili” dedi.
Yaşadıkları nedeniyle uyumakta zorlandığını söyleyen Metin Karayiğit, “Hep hayalimde, gözümün önünde, gece rüyalarıma giriyor” diye konuştu.
ESENYURT DAVASI 13 TEMMUZ GÜNÜ
Dava sürecine ilişkin bilgi veren Hukuki Danışman Erbay Yucak, dava sürecine ilişkin bilgi verdiği. Davanın ilk duruşmasının 13 Temmuz günü saat 11.00'da Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüleceğini söyleyen Yucak, ailelerin saat 10.00'da adliye önünde eylem yapacaklarını kaydetti.
Dava kapsamında 5'i tutuklu 13 kişinin yargılandığını belirten Yucak, bunlar arasında olayda sorumluluğu bulunan 5 şirketinde yetkili olduğunu ifade etti. Bütün sorumluların yargılanmasının esas olduğunu kaydeden Yucak, davanın “bilinçli taksirle adam öldürme” kapsamında açıldığını hatırlatarak, kendilerinin “olası kastla adam öldürme” kapsamında açılmasını isteyeceklerini söyledi.
Daha sonra eyleme katılan Van'da Bayram Otel'de yaşamını yitiren Önal Erol'un kızı Hale Erol, set emekçisi Selin Erdem'in annesi Hacer Erdem ve Davutpaşa'daki iş cinayetinde yaşamını yitiren Gülhan Çabuk'un eşi İdris Çabuk konuşarak, adalet taleplerini dile getirdi.
İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Yakınları ve Yaralananlar Vicdan Nöbeti'nin 8. haftasında yine Galatasaray Lisesi önündeydi. Adalet talepli Vicdan Nöbeti'nde bu hafta, 11 Mart 2012 tarihinde Kayı İnşaat'a ait, Kaldem taşeron şirketinde çalışan 11 işçinin barındıkları çadırda diri diri yanmaları konu edildi. Eyleme katılan olaydan sağ kurtulan işçilerden Metin Karayiğit, olayın ardından işten çıkartıldıklarını söyledi. Karayiğit, olayın tanığı olmasına rağmen ne savcının ne de başka bir yetkilinin bugüne kadar kendisine olayla ilgili hiçbir sormadığına dikkat çekti. Eylemde davanın ilk duruşmasının 13 Temmuz günü saat 11.00'da Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüleceğinin bilgisi verilirken, Karayiğit, tanık olarak duruşmaya katılacağını söyledi.