‘Ortak mücadele hattını örelim’

İSTANBUL- Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Zeytinburnu İlçe Örgütü, “Güvencesiz işçiler sorunlarını tartışıyor” konulu panel düzenledi.

Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele konuşmacı olarak Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi, Tekstil-Sen Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, Belediye-İş 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Gülüm katıldı.

Panel, Türkiye ve dünyada iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin anısına yapılan saygı duruşu il başladı. Ardından ise işçilerin mücadele deneyimleri ve güvencesiz çalışmalarını anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

Panele, işçilerin yanı sıra ESP Bağcılar ve Esenler ilçe başkanları, HDK ve BDP yöneticileri katıldı.

’15-16 HAZİRAN’IN İZİNDEN YENİ TEKEL’LER YARATILACAK’

Belediye-İş 2 nolu Şube Başkanı Hasan Gülüm, Türkiye’de güvencesiz çalıştırmanın yaygın olduğunu söyledi. Gülüm, “Güvenceli çalışmak örgütlülükse, bu örgütlülüğü rakamlarla ifade etmek gerekirse işçilerin yüzde 94′ü güvencesiz çalıştırılıyor” dedi.

Bulundukları tüm alanlarda güvencesiz çalıştırmayla karşı karşıya geldiklerini belirten Gülüm, Kasım ayında 82 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlattı. AKP’nin çıkardığı yasalarla güvencesizliğin önünü açtığını vurgulayan Gülüm, AKP’nin tüm işçileri örgütsüz hale getirmeyi hedeflediğini söyledi.

Gülüm, şunları söyledi: ” Güvencesizlik ve örgütsüzlüğün en temel nedenlerinden bir tanesi ise işçilerin, emekçilerin sendikalardan ve demokratik kitle örgütlerinden uzak durmalarıdır. İşçilerin emekçilerin örgütlenmesi ve politik anlamda bilenmesi, bir görev olarak önümüzde duruyor. Türkiye’de, işçi hareketinin önümüzdeki süreçlerde hızlıca güçlenerek 15-16 Haziran direnişinin izinden giderek bir TEKEL yaratması çok yakındır. Bu ülkede sermayeye karşı ‘işçileri birliği halkların kardeşliği kazanacak.”

‘SÜREÇ BİZE KOLLEKTİF HAREKETİ DAYATIYOR’

Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi, kapitalizm tarafından yaratılan krizin tüm dünyayı sardığını söyledi.

“Bu kriz aslında yokluktan değil, tersine kapitalistler arasında yaşanan rekabetten kaynaklanıyor” diyen Servi, krizin faturasının da işçi ve emekçiler çıkarıldığını söyledi. Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde krizin daha vahim sonuçlara neden olduğunu belirten Servi, bir çok ülkede gelişen işçi hareketlerin yol gösterici olduğuna işaret etti.

Yunanistan, İtalya ve İspanya başta olmak üzere işçilerin neoliberal politikalara karşı sokaklara çıktığını hatırlatan Servi, “İşçiler ortak hareket ederse sermayenin ve hükümetin pervasız saldırılarını püskürtebilir. Süreç bizlere kolektif hareketi dayatıyor. Sınıf mücadelesini yükselterek, tüm emekçilerle birlikte ezilenlerin cephesini örgütleyerek bu saldırıları püskürtürüz”

TAŞKIRAN: EZİLENLERİN CEPHESİNİ ÖRGÜTLÜYELİM

Servi’nin ardından Tekstil- Sen Genel Sekreteri Beycan Taşkıran söz aldı.

Ortak sorunlara karşı birlikte mücadelenin önemine vurgu yapan Taşkıran “22 milyon işçiden 10 milyonunun kayıt dışı çalıştığı bir ülkedeyiz. Bu ülkede 10 yılda 10 bin işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi” dedi. Sendikalı olmanın, güvenceli olmak anlamına geldiğini kaydeden Taşkıran, ‘sağlıkta dönüşüm’ adı altında uygulanan politikalar nedeniyle Doktor Melike Erdem’in intihar ettiğini hatırlattı, “sağlık ölüm saçıyor”dedi.

Taşkıran, şunları söyledi: “AKP, önceki hükumetlere oranla tek parti olmasının da avantajıyla, işçilere emekçilere karşı sermayedarların onayını da alarak çok hızlı bir şekilde sermayedarlar için yasalar çıkartıyor. Başbakan ülkenin Çinleşmesini istiyor. Bunu da sendikaları, işçilerin örgütlenme hakkını ortadan kaldırarak yapıyor.”

İşçilerin bu politikalara karşı kararlılıkla mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Taşkıran, en büyük eksikliğin işçilerin parçalı olarak mücadele etmesi olduğunu söyledi. Taşkıran, şöyle devam etti: “İşverenler ve onların bağlı bulundukları örgütler biz işçi ve emekçilere karşı örgütlü bir tutum alırken, biz onların karşısında kaybettiklerimizle uğraşan bir hareket gibi görünüyoruz.”

Tekstil-Sen olarak, 2003 yılından beri tekstil iş kolunda örgütlendiklerini, işçilerle birlikte mücadeleyi sürdürdüklerini vurgulayan Taşkıran, “Hangi iş kolunda olursa olsun biz işçi ve emekçilerin çıkarı ortak, mücadelesi de ortak olmalı. Güvencesizliğe karşı fiili meşru mücadele hattını iyi kullanmamız gerekiyor. Yasal haklarımız, işçi kanlarıyla verilen mücadele sonucu kazanılan haklar” dedi.

Birlikte mücadelenin önemine vurgu yapan Taşkıran, “Bu ülkede işçileri emekçileri, ezilen bütün kesimleri bir araya getiren bir örnek var, Halkların Demokratik Kongresi. Ezilenlerin, emekçilerin cephesini örgütlemeliyiz” dedi.